Araf 7:186
Cüz: 9 | Sayfa: 173
مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Men yudlilillahu fe la hadiye leh, ve yezeruhum fi tugyanihim ya'mehun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur, o onları bırakır, tuğyanları içinde kör körüne yuvarlanır giderler
Diyanet İşleri
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Mehmet Okuyan
Allah'ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez.[1] (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır.[2]
Dipnot 1
Yüce Allah'ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:23, 36; Mü'min 40:33; Câsiye 45:23.
Dipnot 2
Benzer mesaj: Bakara 2:15, En‘âm 6:110; Yûnus 10:11; Hicr 15:72; Mü'minûn 23:75; Neml 27:4.
Suat Yıldırım
Allah kimi şaşırtırsa onu doğru yola getirecek yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları bırakır taşkınlıkları içinde, körü körüne yuvarlanıp giderler.
Muhammed Esed
Allahın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah, onları körcesine sağa sola sendeleyip dururken o kurumlu azgınlıkları içinde bırakacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurgunlukları içinde bocalayıp dursunlar.
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın sapık saydığını yola getirecek kimse yoktur[1]. Allah onları taşkınlıkları içinde bırakır, bocalar dururlar.
Dipnot 1
Onlar yola gelmeden Allah onları yola gelmiş saymaz (Kasas 28/56).
Süleyman Ateş
Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.