Enfal 8:49
Cüz: 10 | Sayfa: 182
اِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ غَرَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ د۪ينُهُمْۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ
İz yekulul munafikune vellezine fi kulubihim maradun garrehaulai dinuhum, ve men yetevekkel alallahi fe innallahe azizun hakim.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
O zaman ikiyüzlüler ve kalbinde hastalık olanlar diyorlardı ki: "Bu adamlara dinleri yanlış yaptırıyor!" Oysa, Allah'a güvenen herkes şunu bilmeli: her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet eden yalnız Allah'tır.
Elmalılı Hamdi Yazır
O sıra münafıklar ve kalblerinde bir maraz bulunanlar şöyle diyorlardı: "şunları dinleri aldattı" halbuki her kim Allaha tevekkül ederse şüphe yok ki Allah bir aziz, hakimdir.
Diyanet İşleri
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, (Bedir'e giden müslümanlar için) "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı.[1] (Oysa) kim Allah'a güvenirse,[2] şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Dipnot 1
Yüce Allah müslümanlar sayıca ve mühimmat bakımından kendilerinden çok daha fazla ve güçlü olan Mekkeli müşriklere karşı savaşa çıktıkları için çevrelerinde bulunan münafıkların ve kalplerinde hastalık bulunanların sözlerine yer vermekte ve onlara göre dinlerinin yani Hz. Muhammed'in risalet öğretilerinin Bedir'de savaşa giden müslümanları aldattığını söylediklerini hatırlatmaktadır.
Dipnot 2
[Tevekkül], elden gelen fedakârlıkların ve sorumluluklarının gereğini yerine getirdikten sonra Yüce Allah'a güveni esas almak demektir. Müminlerden istenen de böyle bir güveni hayatlarında kurmalarıdır. [Tevekkül] sadece Yüce Allah'a yönelik gerçekleştirilmelidir; çünkü [vekîl] yani "güven kaynağı" olarak Allah yeter; her şeye [vekîl] olan O'dur; O en güzel vekildir.
Suat Yıldırım
O zaman münafıklar ve kalplerinde şüphe bulunanlar diyorlardı ki: "Bu Müslümanları dinleri aldatmış, (çünkü kendilerinden çok üstün bir ordu ile savaşa girişiyorlar.)" Halbuki kim Allah'a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Şüphe yok ki Allah azizdir, hakimdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O sırada münafıklar ve kalplerinde bir hastalık bulunanlar: "Şunları dinleri aldattı." diyorlardı. Oysa, her kim Allah'a dayanırsa, bilsin ki, Allah, üstündür, hikmet sahibidir.
Muhammed Esed
Bu arada, ikiyüzlüler ve kalplerinde eğrilik bulunanlar: "Bu adamları dinleri yanlış yola götürüyor!" diyorlardı. Ama Allaha güvenip dayanan kişiye gelince, (o bilir ki), Allah mutlaka doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen en yüce iktidar sahibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
İkiyüzlülerle kalplerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları, dinleri aldatmış." Oysa Allah'a güvenip dayanan bilir ki, Allah Aziz ve Hakim'dir.
Süleymaniye Vakfı
Hani (Mekke ordusuna katılan) münafıklar[1] ile kalplerinde hastalık olanlar[2] da "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a güvenip dayanırsa (bilsin ki) Allah daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.
Dipnot 1
Bunlar, Mekke'den gelen ordunun içinde yer alan münafıklardır. Müslümanları öldürmek için fırsat kollayan bu münafıklara karşı gösterilmesi gereken davranışlar Nisa 4/88-91. ayetlerde açıklanmıştır. Bkz. Taberi, Enfal 49. ayetin tefsiri.
Dipnot 2
Bunlar Mekkeli kafirlerdir. Her kafir müşrik olduğu (Al-i İmran 3/151) için Mekkeli müşrikler de denebilir. Bunların kalplerinde kafirliklerinden dolayı bir hastalık vardır. Münafık, müslüman gözüken kafir olduğu için onlarda bir yalancılık hastalığı oluşur (Bakara 2/10). Bunlar kafirlik ve yalancılıklarının cezasını, asıl ahirette çekeceklerdir (Tevbe 9/101).
Süleyman Ateş
Münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar (sizin için): "Bunları dinleri aldatmış, (baksana başa çıkamayacakları bir kuvvetle savaşmağa kalkıyorlar)." diyorlardı. Oysa, kim Allah'a dayanırsa şüphesiz Allah, daima galib, hüküm ve hikmet sahibidir.