Tevbe 9:31
Cüz: 10 | Sayfa: 190
اِتَّخَذُٓوا اَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ اَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَالْمَس۪يحَ ابْنَ مَرْيَمَۚ وَمَٓا اُمِرُٓوا اِلَّا لِيَعْبُدُٓوا اِلٰهاً وَاحِداًۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ
İttehazu ahbarehum ve ruhbanehum erbaben min dunillahi vel mesihabne meryem, ve ma umiru illa li ya'budu ilahen vahida ,la ilahe illa huve, subhanehu amma yuşrikun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın peşi sıra, hahamlarını ve rahiplerini -tabi ki Meryem oğlu Mesih'i de- rabler edindiler. Oysa ki tek bir ilahtan başkasına asla kulluk etmemekle emr olunmuşlardı; (O ki), O'ndan başka ilah yok; ve O onların putlaştırdıkları her şeyden beri ve yücedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ahbarlarını, rühbanlarını Allahdan başka rablar edindiler, Meryemin oğlu Mesihi de, halbuki hepsi ancak bir ilaha ıbadet ile emrolunmuşlardır ki başka ilah yok ancak o, tenzih o sübhana onların koştukları şirkten
Diyanet İşleri
(Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.
Mehmet Okuyan
(Yahudiler) hahamlarını (bilginlerini), (hristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i (İsa'yı) Allah'ın peşi sıra rabler edinmişlerdi.[1] (Oysa) onlara ancak tek bir ilaha kulluk etmeleri emrolunmuştu. O'ndan başka ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından yücedir.
Dipnot 1
Bu ayetin, Yüce Allah'ın buyrukları dışında insanların helal ve haram kılmalarını din kabul edenlerin onları [rabb] edinmesi anlamında olduğu anlaşılmaktadır. Rivayet olunduğuna göre, Adiyy b. Hâtim, henüz hristiyanken (boynunda bir haç varken) bir gün Hz. Muhammed'e gelmişti. Hz. Muhammed o esnada Berâe (tevbe) suresini okuyordu. Bu ayete yani Tevbe 9:31. ayete gelince Adiyy ‘Ben Peygamber'e ‘Biz, onlara tapmıyoruz ki?' dedim.' Bunun üzerine Hz. Muhammed şöyle buyurdu: ‘Onlar, Yüce Allah'ın helal kıldığını haram kılmıyorlar mı; bundan dolayı siz de onları haram kabul etmiyor musunuz? Yine o [ruhban] ve [ahbâr] (yani din adamları) Allah'ın haram kıldığı şeyleri helal saymıyorlar mı; böylece de siz onları helal kabul etmiyor musunuz?' Ben de ‘Evet' cevabını verince Hz. Muhammed ‘İşte bu, onlara ibadet etmek demektir' buyurdu' demiştir" (Mukâtil b. Süleyman, [Tefsîr], II, 165).
Suat Yıldırım
Yahudiler hahamlarını, Hıristiyanlar rahiplerini ve Meryem'in oğlu Mesih'i Allah'tan başka Rab edindiler. Halbuki onlara bir tek İlaha ibadet etmeleri emr olunmuştu. Ondan başka İlah yoktur. O, onların ortak koştukları şirkten münezzehtir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Oysa ki, hepsi ancak bir ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı ki, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; O, onların ortak koştukları herşeyden münezzehtir.
Muhammed Esed
Hahamlarını, rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesihi, Allahla beraber rableri olarak gördüler; Oysa, Tek Tanrıdan başkasına kulluk etmekle emrolunmuş değillerdi; (o Tek Tanrı ki,) Ondan başka tanrı yoktur, (O Tek Tanrı ki,) sınırsız kudret ve izzetiyle, (böylelerinin) Onun tanrılığında bir pay yakıştırdıkları her şeyden bütünüyle uzaktır, yücedir!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah'tan başkasına ibadet/kulluk etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah'tan başka. Onların ortak koştuklarından arınmıştır O.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, ilim adamlarını ve din adamlarını[1] Allah ile aralarına koyup Rab edindiler;[2] Meryem oğlu Mesih'i de (Rab edindiler). Oysa onlara sadece, tek olan ilaha kul olmaları emredilmişti.[3] Ondan başka ilah yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.
Dipnot 1
Ahbar (احبار), kelimesi "Hibr"in çoğuludur. Hibr (حبر), "kendisiyle yazı yazılan şey", "mürekkep" ve "Müslüman veya gayrımüslim alim" yani "ilim adamı" demektir (Lisanu'l-Arab, Müfredat). Ruhban, "korkmak", "çekinmek" anlamlarına gelen (رهب) kökünden türemiş bir kelimedir. "Allah'tan korkan", "O'ndan çekinen" anlamında "Rahib" kelimesinin çoğuludur. Buna göre Ruhban; "Allah'tan korkan ve uzlet halinde ibadet eden kimseler" anlamına gelmektedir (Müfredat). Bu kişiler çoğunlukla manastırda uzlete çekilen din adamlarıdır.
Dipnot 2
Kölenin efendisine Arapçada Rab denir. Allah ile aralarına koyup rab saymaları, bu insanların sözlerini Allah'ın ayetlerine tercih etmelerinden dolayıdır. Adiyy b. Hatim diyor ki: "Nebimiz aleyhisselama geldim, boynumda altın haç vardı. 'Adiyy, at o putu!' dedi. Ondan yukarıdaki ayeti dinledim. Dedi ki: 'Onlar bunlara ibadet etmediler, ama bir şeyi helal sayarlarsa helal saydılar, haram sayarlarsa haram saydılar. Onları rab edinmeleri böyle oldu.' (Tirmizi, Tefsiru'l-Kur'an, 10)" Ayrıca, Allah'ın kitabını açıkladıklarını iddia ederek onun hükümleri yerine hüküm veren din adamlarına ya da ilim adamlarına uymak, onları Rab edinmek olur.
Dipnot 3
Al-i İmran 3/64, Beyyine 98/5. Bu emir, Tevrat ve İncil'de de açıkça geçmektedir: "Benden başka ilahın olmayacak. Kendine yukarıda gökyüzünde, aşağıda yeryüzünde ya da yer altındaki sularda yaşayan herhangi bir canlıya benzer put yapmayacaksın. Putların önünde eğilmeyecek, onlara ibadet etmeyeceksin" (Tevrat - Tesniye 5:7-8). "İsa ona şu karşılığı verdi: '(Allah'a) Rabbe ibadet edecek ve yalnız ona kul olacaksın' diye yazılmıştır" (İncil - Luka 4:8).
Süleyman Ateş
Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan ayrı rabler edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de öyle. Oysa kendilerine yalnız tek Tanrı olan Allah'a ibadet etmeleri emredilmişti. O'ndan başka tanrı yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.