SQ SemanticQuran

Tevbe 9:127

Cüz: 11 | Sayfa: 206
وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍۜ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُواۜ صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ
Ve iza ma unzilet suretun nazara ba'duhum ila ba'd, hel yerakum min ehadin summensarafu, sarafallahu kulubehum bi ennehum kavmun la yefkahun.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Bir de, ne zaman bir sure indirilse; "Sizi görecek biri mi var ki?!" (der gibi) birbirlerine bakıyorlar, peşinden de dönüp gidiyorlar. Allah onların kalplerini (haktan) döndürmüştür; çünkü onlar anlayışsız bir topluluktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir sure indirildimi "sizi birisi görüyormu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra sivişir giderler, Allah kalblerini burkmuştur, çünkü bunlar fıkhı istemez kimselerdir.
Diyanet İşleri
Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
Mehmet Okuyan
Bir sure indirildiği zaman "(Çevreden) sizi birisi görüyor mu?" diye (sorar gibi) birbirlerine bakar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir topluluk oldukları için Allah da onların kalplerini (gerçeklerden) uzaklaştırmıştır.[1]
Dipnot 1
Burada anlamayan bir topluluk olmak "sebep", kalplerinin gerçeklerden uzaklaştırılması ise "sonuç"tur. Yani bu kişilere herhangi bir haksızlık yapılmış değildir.
Suat Yıldırım
Aleyhlerinde bir sure indirilince göz kırpıp alay ederek birbirlerine bakar,sonra "Acaba bizi gören biri var mı?" diye endişe ile bakınır, gören biri yoksa hemen sıvışır giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından, (onlar nasıl iman ve Kur'an meclisinden uzaklaşıp gidiyorlarsa),Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir sure indirilince "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah kalplerini burkmuştur. Çünkü bunlar anlamak istemez kimselerdir.
Muhammed Esed
(Öyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, "Kalplerinizde olanı bilebilecek biri mi var?" (der gibi) birbirlerine bakıyor, sonra da dönüp gidiyorlar. (Oysa) Allah döndürmüştür onların kalplerini (haktan), çünkü onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir sure indirildi mi "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışıp giderler. Allah, kalplerini yamultmuştur. Çünkü gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar.
Süleymaniye Vakfı
Bir sure indirilince birbirlerine bakar: "Sizi biri görüyor mu?[1]" der, sonra dönüp giderler. Allah da onların kalplerini döndürür; çünkü onlar kavrayışsız bir topluluktur.
Dipnot 1
Müminler ve münafıklar bir aradayken bir sure indiğinde, müminler huşu içinde, sessiz ve dikkatle sureyi dinlerlerdi. Bu sırada, münafıklar, vahiyle alay etme ve inkar hallerini ortaya çıkaracak şeylerle rezil olmamak için meclisten gizlice sıvışmaya çalışırlardı. Bu esnada "Sureyi dinlemekten hoşlanmadığımız için ayrıldığımızda bizi nebi veya müminlerden kimse gördü mü?" anlamında birbirleriyle konuşur veya işaretleşirlerdi.
Süleyman Ateş
Bir sure indirildiği zaman: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirine bakar, sonra sıvışırlar. Anlamaz bir topluluk oldukları için Allah onların kalblerini çevirmiştir.