SQ SemanticQuran

Bakara 2:137

Cüz: 1 | Sayfa: 20
فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜ
Fe in amenu bi misli ma amentum bihi fe kadihtedev ve in tevellev fe innema hum fi şikak fe se yekfike humullah, ve huves semiul alim.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Eğer onlar sizin inandığınız gibi inanırlarsa, işte asıl o zaman doğru yola girmiş olurlar. Yok eğer bundan kaçınırlarsa, o zaman ayrımcılık çıkarıp sapan onlar olmuş olur. Onlara karşı, (tam zamanında) Allah sana yetecektir: zira O'dur içinizden geçen dilekleri işiten, niyetlerinizi ayrıntısıyla bilen.
Elmalılı Hamdi Yazır
eğer böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular, yok yüz çevirirlerse onlar sırf bir şikak içindedirler, Allah da sana onların haklarından geliverecektir, ve o, o işiden, o bilendir
Diyanet İşleri
Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
Onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar.[1] Dönerlerse, yalnızca anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter.[2] O, duyandır, bilendir.
Dipnot 1
Yüce Allah Bakara 2:104. ayetinden itibaren ele aldığı konular bağlamında Medine ve civarındaki kitap ehlinin kendi yanlış inanışları ve müslümanlara karşı olumsuz tutumlarını ele aldıktan sonra, kurtuluşun onların dediği ve inandığı gibi değil de müslümanlarınki gibi olması gerektiğini işte bu ayette hükme bağlamaktadır. Onların inançlarında dönüştürdükleri türden milli veya ırkî bir kabulün değil, evrensel anlamda bütün peygamberlerin tebliğ ettiği ilahi öğretilere inanmanın gerekliliği ortaya konulmakta, son peygamber Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği esasları benimsemenin kurtuluş için vazgeçilmez olduğu özellikle ifade edilmektedir.
Dipnot 2
Benzer mesaj: Hicr 15:95.
Suat Yıldırım
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, doğru yolu bulmuş olurlar. Yok yüz çevirirlerse, mutlaka size karşı bir ayrılık ve düşmanlık içindedirler. Bu takdirde ise onların hakkından gelmek için Allah sana yeter. O hakkıyla işitir ve bilir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eğer onlar da böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse muhakkak doğru yolu buldular. Yok, yüz çevirirlerse, onlar sadece bir ihtilaf ve çekişme içindedirler. Allah da senden yana onların haklarından geliverecektir. O, herşeyi işiten ve bilendir.
Muhammed Esed
Eğer (ötekiler de) sizin inandığınız gibi inanırlarsa şüphesiz doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse de derin bir çıkmaza saplanmış olurlar, ama Allah seni bundan korumaktadır. Zira yalnız O'dur her şeyi işiten, her şeyi bilen.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, hiç kuşkusuz iyiyi ve güzeli bulmuş olurlar; eğer sırt dönerlerse artık onlar şıkak içindedirler/parçalanmış olurlar. Onlara karşı sana Allah yeter. En iyi işiten, en güzel bilendir O.
Süleymaniye Vakfı
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yola girmiş olurlar. Ama yüz çevirirlerse kesinlikle ayrı yoldadırlar.[1] Onlara karşı Allah sana yetecektir.[2] O, daima dinleyen ve her şeyi bilendir.
Dipnot 1
Şikak (شقاق) kelimesi, bir şeyde oluşan yarık ve bir şeyi yarma anlamındaki şakk (شَقّ) kökünden türemiştir; kişinin, arkadaşının durduğu taraftan farklı bir tarafta durmasını ifade eder (Mekayis, Müfredat, Lisan'ul Arab). Bu kökten türeyen kelimeler Kur'an'da, daha çok, inanç farklılığı (Bakara 2/137, Hud 11/89), haktan uzaklaşma (Bakara 2/176, Hac 22/53, Sad 38/2, Fussilet 41/52) ve Allah'ın gösterdiği yoldan başka bir yola girme anlamında kullanılmıştır (Nisa 4/115; Enfal 8/13).
Dipnot 2
Hicr 15/95, Zümer 39/36.
Süleyman Ateş
Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; ama dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşerler. Onlara karşı Allah sana yeter. O, işitendir, bilendir.