SQ SemanticQuran

Hud 11:105

Cüz: 12 | Sayfa: 232
يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِـاِذْنِه۪ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَع۪يدٌ
Yevme ye'ti la tekellemu nefsun illa bi iznih, fe minhum şakıyyun ve said.
Ahiret (3/5)
#cehennem #cennet

Mealler

Mustafa İslamoğlu
O gün geldiğinde, hiçbir kimse O'nun izni olmadan savunma yapamaz: sonuçta onlardan kimileri bedbaht, kimileri de bahtiyar olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
O geleceği gün hiç bir nefis, tekellüm edemez, ancak onun iznile başka, artık kimi bedbaht kimi mes'ud
Diyanet İşleri
O gün geldiği zaman Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse konuşamaz. Onlardan mutsuz (cehennemlik) olanlar da vardır, mutlu (cennetlik) olanlar da.
Mehmet Okuyan
O geldiği gün O'nun (Allah'ın) izni olmadan kimse konuşamaz. Onlardan kimi azgındır, kimi mutlu.
Suat Yıldırım
O gün gelince, Allah'ın izni olmaksızın hiç kimse konuşamaz. Artık onlardan kimi bedbaht, kimi mutludur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onun geleceği günde hiçbir kimse, Allah'ın izni olmadan konuşamayacaktır. Artık onlardan kimi mutsuz, kimi mutludur.
Muhammed Esed
O Gün gelince, O'nun izni olmadıkça kimse konuşamayacak; ve (bir araya getirilenlerden) kimileri bedbaht, kimileri de bahtiyar olacak.
Yaşar Nuri Öztürk
O geldiği gün hiçbir benlik, O'nun izni olmadan söz söyleyemez. Onların bir kısmı bahtsız, bir kısmı mutludur.
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın izni olmadan kimsenin konuşamayacağı gün[1] geldiğinde kimileri mutsuz, kimileri de mutlu olacaktır[2].
Dipnot 1
Taha 20/108, Nebe 78/38.
Dipnot 2
Al-i İmran 3/106, Şura 42/7.
Süleyman Ateş
O geldiği gün, hiç kimse O'nun izni olmadan konuşamaz. O(raya toplana)nlardan kimi şaki (bahtsız), kimi sa'id(mutlu)dur.

Benzer Ayetler

Haşr 59:20
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
لَا يَسْتَـو۪ٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِۜ اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْـفَٓائِزُونَ
Ateşe layık olanlarla cennete layık olanlar, asla bir tutulamazlar: cennete layık olanlar var ya, işte onlardır kurtuluşa erenler.
Mümtehine 60:3
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
لَنْ تَنْفَعَكُمْ اَرْحَامُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْۚۛ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚۛ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ
Size ne yakınlarınızın ne de çoluk çocuğunuzun Kıyamet Günü hiçbir yararı olmaz; Allah aranızda (iyi-kötü) ayrımını gerçekleştirir: zira Allah yaptıklarınızı ayrıntısıyla görmektedir.
Müddessir 74:40
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
ف۪ي جَنَّاتٍۜۛ يَتَسَٓاءَلُونَۙ
(Onlar) cennetlerde, hep bir ağızdan soracaklar
Müddessir 74:41
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ
günahı hayat tarzı edinenlere:
Müddessir 74:42
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
مَا سَلَـكَكُمْ ف۪ي سَقَرَ
"Sizi, içinizi yansıtan bu ateşe ne soktu?"
Araf 7:48
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
وَنَادٰٓى اَصْحَابُ الْاَعْرَافِ رِجَالاً يَعْرِفُونَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْ قَالُوا مَٓا اَغْنٰى عَنْكُمْ جَمْعُكُمْ وَمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ
Ve (sözkonusu) ayırdetme yeteneğine sahip olanlar, belirtilerinden kim olduklarını çıkardıkları kimselere seslenecekler: "Sahi, ne sağladı size taraftarlarınız / mal-mülkünüz ve böbürlendiğiniz o nesneler?"
Mutaffifin 83:35
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
عَلَى الْاَرَٓائِكِۙ يَنْظُرُونَۜ
Ebedi huzur ve saadet makamında (rahatlarına) bakacaklar.
Hud 11:2
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
اَلَّا تَعْبُدُٓوا اِلَّا اللّٰهَۜ اِنَّن۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ وَبَش۪يرٌۙ
ki, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz. (Ey Peygamber! De ki): "Hiç şüphesiz ben de O'nun katından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeciyim!
Furkan 25:15
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ كَانَتْ لَهُمْ جَزَٓاءً وَمَص۪يراً
De ki: "Ee, şimdi bu mu hayırlı, yoksa takva sahiplerine vaad edilen ebedi cennet mi? Ki o bir ödül ve bir son duraktır.
Bakara 2:38
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,cennet
قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعاًۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Emrettik: Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır. Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygi geçmişe dair hüzün duymayacaklar.