Yusuf 12:10
Cüz: 12 | Sayfa: 235
قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَاَلْقُوهُ ف۪ي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ
Kale kailun minhum la taktulu yusufe ve elkuhu fi gayabetil cubbi yel-tekithu ba'dus seyyareti in kuntum failin.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Bir diğeri ileri atılarak "Yusuf'u öldürmeyin!" dedi ve ekledi: "İlle de bir şey yapacaksanız, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın; nasıl olsa bir kervan gelip ona el koyacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
İçlerinden bir söz sahibi, Yusüfü, dedi öldürmeyin de bir kuyu dibinde bırakın ki kafilenin biri onu lekit olarak alsın, eğer yapacaksanız böyle yapın
Diyanet İşleri
Onlardan bir sözcü, "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi.
Mehmet Okuyan
İçlerinden biri "Yusuf'u öldürmeyin; (mutlaka bir şey) yapacaksanız onu o kuyunun görünmeyen yerine bırakın da kervanlardan biri onu alsın." demişti.[1]
Dipnot 1
Buradaki [el-cübb] ifadesi, kuyunun bilinen yani kervanların uğradığı bir kuyu olduğunu göstermektedir. [Ğayâbeh] kelimesi ise kuyunun dibi değil, dışarıdan bakıldığında görünmeyen yeri demektir.
Suat Yıldırım
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin de bir kuyu dibine bırakın. Yolcu kafilelerinden biri onu yitik olarak alıp götürsün. Eğer yapacaksanız böyle yapın!" dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin de bir kuyu dibinde bırakın ki, onu geçen bir kervan bulup alsın; eğer yapacaksanız böyle yapın!" dedi.
Muhammed Esed
Bir diğeri: "Hayır, Yusuf'u öldürmeyin!" diye söze karıştı, "Eğer mutlaka bir şey yapmanız gerekiyorsa, o'nu bir kuyunun dibine atın; (nasıl olsa) o'nu (orada) bir kervan bulup yanına alır."
Yaşar Nuri Öztürk
İçlerinden söz alan biri şöyle konuştu: "Yusuf'u öldürmeyin. Onu bir kuyunun dibine bırakın; gelip geçen kafilelerden biri onu bulup alır. Yapacaksanız böyle yapın!"
Süleymaniye Vakfı
İçlerinden sözü dinlenen biri[1] de şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin! Onu kuyunun[2] dışarıdan gözükmeyen bir yerine[3] bırakın ki kafilelerden biri onu bulup alsın. Bir şey yapacaksanız böyle yapın.
Dipnot 1
Tevrat/Yaratılış 37:22 pasajına göre bu kardeş, en büyük çocuk olan Ruben (Reuven)'dir ve bunu söylerken amacı, kardeşleri gittikten sonra kuyunun başına geri dönüp Yusuf'u kurtarmaktır.
Dipnot 2
Kuyuya "bi'r (البئر)" denir (Hac 22/45). Ayette geçen "cüb (الجب)" kelimesi ise sadece suyu olan kuyu için kullanılır.
Dipnot 3
Gayabet (غَيَابَةِ), "gözükmeyen yer" anlamındadır. İçinde su olan kuyunun dışarıdan bakınca gözükmeyen yeri, su seviyesinin üstünde, bir insanın rahatlıkla içinde durabileceği bir oyuktur.
Süleyman Ateş
İçlerinden bir sözcü: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın, kervanlardan biri onu (görüp) alsın; eğer yapacaksanız (böyle yapın)," dedi.