Rad 13:9
Cüz: 13 | Sayfa: 249
عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْكَب۪يرُ الْمُتَعَالِ
Alimul gaybi veş şehadetil kebirul muteal.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
O, bilinmeyen ve bilinebilen her şeyi, mutlak büyük ve mutlak aşkın olarak bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
gayb-ü şehadeti bilen kebiri müteal.
Diyanet İşleri
O, gaybı da görülen alemi de bilendir, çok büyüktür, çok yücedir.
Mehmet Okuyan
Görünmeyeni de görüneni de bilendir, büyüktür, çok yücedir.
Suat Yıldırım
Gayb ve şehadet alemini de, görünmeyen ve görünen alemi de bilen, büyük ve yüce olan O'dur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Görünmeyeni ve görüneni bilendir; büyüktür, herşeyden yücedir.
Muhammed Esed
O, yaratılmışların duyu ve tasavvurlarının ötesinde olanları da, onların görüp gözleyebildikleri şeyleri de tam olarak bilmektedir. Büyük olan O'dur; var olan veya olması mümkün her şeyin/herkesin üstünde ve ötesinde olan O.
Yaşar Nuri Öztürk
Gaybı da görünen alemi de bilendir/Alim'dir O... Kebir, sınırsızca büyük O'dur; Müteal, sonsuzca yüce O'dur.
Süleymaniye Vakfı
O, gaybı /algılanamayanı da şehadeti /algılanabileni de bilendir; büyüktür, her şeyden yücedir[1].
Dipnot 1
En'am 6/73, Secde 32/6, Haşr 59/22, Teğabun 64/18.
Süleyman Ateş
(O), gizliyi ve aşikareyi bilendir, büyüktür, yücedir.