SQ SemanticQuran

Nahl 16:69

Cüz: 14 | Sayfa: 273
ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلاًۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Summe kuli min kullis semerati fesluki subule rabbiki zulula, yahrucu min butuniha şarabun muhtelifun elvanuhu fihi şifaun lin nas, inne fi zalike le ayeten li kavmin yetefekkerun.
#doğa #rab
Sure Audio
Dauer: 1690 Sekunden

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Sonra her türlü üründen ye ve ardından Rabbinin sana amade kıldığı yollarına koyul!" (Bütün bunların sonunda) onların karınlarından, içerisinde insanlar için şifa barındıran farklı renkler/tatlardan oluşan bir sıvı çıkar. Hiç şüphesiz, bütün bunlarda da düşünen bir toplum için mutlaka alınacak bir ders vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra meyvaların hepsinden ye de rabbının müyesser kıldığı yollara koy, içlerinden renkleri muhtelif bir içecek peyda olur ki onda insanlara bir şifa vardır, her halde bunda tefekkür edecek bir kavm için elbet bir ayet var
Diyanet İşleri
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.
Mehmet Okuyan
Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarına gir!" Karınlarından renkleri çeşitli bir içecek (bal) çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için bir delil vardır.[1]
Dipnot 1
Bu ayetlerdeki hitapların dişi kalıpta getirilmesi, bal yapımında dişi arıların etkinliğine dikkat çeken, buna işaret eden mucizevî bir bilgidir.
Suat Yıldırım
(68-69) Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine göz göz ev (kovan) edin. Sonra da her türlü meyveden ye de Rabbinin sana yayılman için belirlediği yolları tut." Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir şerbet çıkar ki onda insanlara şifa vardır. Elbette düşünen kimseler için bunda alacak ibret vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra bütün meyvelerden ye ve Rabbinin kolay kıldığı yollara koy." İçlerinden çeşitli renklerde bir içecek çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki, bunda düşünen bir topluluk için büyük bir ibret vardır.
Muhammed Esed
ve (ona) "sonra her türlü üründen ye; ve Rabbinin senin için öngördüğü yolları mutlak bir boyun eğmişlikle izle" (diye buyurduğunu düşünün!) (İşte bunun içindir ki,) onların karınlarından, içinde insan sağlığına yarayışlı unsurlar bulunan değişik renklerde/tadlarda bir sıvı çıkar. Şüphesiz bunda da, düşünen kimseler için mutlaka bir ders vardır!
Yaşar Nuri Öztürk
"Sonra, meyvaların her türünden ye de boyun bükerek Rabbinin yollarına koyul." Onun karıncıklarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, insanlar için onda şifa vardır. Derin derin düşünen bir topluluk için, bunda kesin bir mucize var.
Süleymaniye Vakfı
Sonra ürünlerin hepsinden ye ve ardından Rabbinin senin için kolay kıldığı yollara gir!" Arıların karnından farklı renklerde bir sıvı / bal çıkar ki onda insanlar için şifa vardır.[1] İşte bunda da düşünen bir topluluk için kesin bir ayet / belge vardır.[2]
Dipnot 1
Bir kovanda bir adet ana arı, yüzlerce erkek arı ve binlerce işçi arı bulunur. Ana arı ve işçi arılar dişi arılardır. Ana arının yumurtlama, erkek arının da ana arıyı dölleme dışında görevi yoktur. Kovanın bakımı, temizliği, havalandırılması, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı savunulması, 5km çapındaki arazinin taranarak nektar, polen ve su kaynaklarının tespit edilip diğer arılara bildirilmesi, petek gözlerinin yapımı, yavruların ve ana arının beslenmesi, bal yapımı için gerekli olan nektarın toplanması, arı sütü yapımı ve yavrular için gerekli olan polenin toplanması, suyun bulunması ve kovana taşınması, midelerinde oluşturdukları balın petek gözlerinde depolanması dişi olan işçi arıların görevidir. Ana arının yakın korumalığı, temizliği hatta yorulduğunda kendisine bir tür masaj yapılması bile işçi arıların görevidir. İşçi arılar görevlerine doğar doğmaz başlarlar ve 35-40 günlük ömürlerinin her döneminde farklı bir görev üstlenirler. Erkek arılar çiftleşme dışında bir işe yaramadıklarından iğneleri dahi yoktur. Hatta kışın mevcut bal stoğuna ortak olmamaları için çoğunlukla işçi arılar tarafından öldürülür veya kovana alınmayarak ölüme terk edilirler. Hem meali verilen bu ayette hem de bir sonraki ayette (Nahl 16/69) kovan inşa eden, çiçeklerden bal özü toplayan ve bal yapan arıların dişi oldukları onlara hitap edilen emirlerin "müennes" yani dişil kalıpta olmasından net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ana arının dişi olduğu bilim dünyasında ancak 1609 yılında, işçi bal arılarının dişi olduğu ise 1670 yılında tespit edilebilmiştir. Kur'an'ın indiği dönemde bu bilgilerin bilim dünyasınca henüz tespit edilmemiş olmasına rağmen Allah tarafından haber verilmesi, Kur'an'ın bir insan kelamı olmadığının delillerinden biridir.
Dipnot 2
Şuara 26/7-8.
Süleyman Ateş
"Sonra her çeşit meyvalardan ye de Rabbinin yollarında boyun eğerek yürü!" Onun karınlarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki onda insanlara şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir millet için ibret vardır.

Benzer Ayetler

Kehf 18:109
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
قُلْ لَوْ كَانَ الْبَحْرُ مِدَاداً لِكَلِمَاتِ رَبّ۪ي لَنَفِدَ الْبَحْرُ قَبْلَ اَنْ تَنْفَدَ كَلِمَاتُ رَبّ۪ي وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِه۪ مَدَداً
De ki: "Eğer Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa, hatta onun bir mislini de üzerine ilave etmiş olsak, yine de Rabbimin kelimeleri tükenmeden denizler tükenirdi."
Taha 20:53
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ مَهْداً وَسَلَكَ لَكُمْ ف۪يهَا سُبُلاً وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۜ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْ نَبَاتٍ شَتّٰى
O, sizin için yeryüzünü bir beşik yaptı; ve orada sizin için yolları O açtı; yine gökten yağmuru O indirdi. İşte bu sayede onunla envai çeşit bitkilerden çift çift ürünler çıkarmışızdır;
Bakara 2:22
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
اَلَّذ۪ي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَٓاءَ بِنَٓاءًۖ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ فَلَا تَجْعَلُوا لِلّٰهِ اَنْدَاداً وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
O'dur size yeryüzünü döşek kılan, gökyüzünü bina eden, gökten suyu indirerek ikram eden ve onunla sizin için türlü meyveler çıkaran. O halde (bütün bunları yapanın tek O olduğunu) bile bile Allah'a eşdeğer rakip güçler tasarlamayınız!
Enam 6:64
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
قُلِ اللّٰهُ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْهَا وَمِنْ كُلِّ كَرْبٍ ثُمَّ اَنْتُمْ تُشْرِكُونَ
De ki: "Sizi ondan ve diğer tüm sıkıntılardan kurtaracak olan yalnızca Allah'tır; ama hala Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmayı sürdürüyorsunuz.
Rad 13:4
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
وَفِي الْاَرْضِ قِطَعٌ مُتَجَاوِرَاتٌ وَجَنَّاتٌ مِنْ اَعْنَابٍ وَزَرْعٌ وَنَخ۪يلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقٰى بِمَٓاءٍ وَاحِدٍ۠ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلٰى بَعْضٍ فِي الْاُكُلِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
Ve (aynı) dünyada birbirine komşu (fakat bitki örtüsü ve doğal zenginlik açısından birbirinden farklı) kara parçaları, asma bahçeleri, ekinler, aynı kökten (çıktığı halde) çatal çatal ya da çatal kökten (çıktığı halde) tek gövde üzerinde yükselen hurma ağaçları... (Hepsi de) aynı suyla sulanırlar; fakat biz onların her birine farklı bir lezzet vermişizdir. Elbet bütün bunlarda, (olaylar ve eşya arasında) bağ kuracak akla sahip bir topluluk için bitmez tükenmez mesajlar vardır.
Nahl 16:68
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 100%
وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ
Yine Rabbinin arıya vahyetti(ğini de düşün): "Dağlardan, ağaçlardan ve imal edilmiş kovanlardan kendine yuva edin!
İsra 17:37
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحاًۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولاً
Ve yeryüzünde çalım satarak dolaşma! Unutma ki sen ne yeri yarabilir, ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.
İsra 17:38
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 100%
كُلُّ ذٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُ عِنْدَ رَبِّكَ مَكْرُوهاً
Bütün bunların asıl kötülüğü, Rabbinin katında hoş karşılanmamış olmalarıdır:
Kehf 18:60
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِفَتٰيهُ لَٓا اَبْرَحُ حَتّٰٓى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِيَ حُقُباً
Bir zaman da Musa yardımcısına demişti ki: "İki denizin birleştiği yere varıncaya dek durmayacağım; isterse (oraya varmam) yıllarımı alsın."
Kehf 18:62
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَباً
Ve bir miktar uzaklaştıklarında, (Musa) yardımcısına "Azığımızı çıkar" dedi, "doğrusu bu yolculuk bizi hayli yormuştur."