SQ SemanticQuran

İsra 17:48

Cüz: 15 | Sayfa: 285
اُنْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْاَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ سَب۪يلاً
Unzur keyfe darabu lekel emsale fe dallu fe la yestetiune sebila.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Şunların seni neye benzettiklerine bir bak hele! Ve sonuçta öyle bir sapıtıyorlar ki, bir daha doğru yolu bulacak (muhakeme) gücünü asla kendilerinde bulamıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bak seni nelere kıyas ettiler de nasıl dalalete düştüler, onun için bir yol bulmağa tab-ü tüvanları yok
Diyanet İşleri
Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
Mehmet Okuyan
Baksana; senin için ne türlü benzetmeler yapıp saptılar; (doğru) yolu bulamazlar.
Suat Yıldırım
Bak Resulüm, seni nelere kıyas ettiler (gah şair, gah büyücü, gah kahin, gah mecnun dediler) de nasıl dalalete düştüler? Hem öyle sersemleştiler ki artık yol bulacak halleri kalmadı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok.
Muhammed Esed
Seni benzettikleri şeye bak (ey Peygamber!) Bir kere yoldan çıkmış bunlar ve bu yüzden (hakka çıkan) bir yol da bulacak durumda değiller artık!
Yaşar Nuri Öztürk
Bak nasıl örnekler verdiler sana, nasıl sapıttılar. Artık hiçbir yola varamazlar.
Süleymaniye Vakfı
Baksana, seninle ilgili nasıl benzetmeler yapıyorlar![1] Onlar bu şekilde saptılar, artık yola gelemezler.
Dipnot 1
Hicr 15/6, Enbiya 21/5, Furkan 25/8-9, Tur 52/30.
Süleyman Ateş
Bak, nasıl misaller verdiler (seni şa'ire, büyücüye, kahine ve mecnuna benzettiler) de şaştılar. Artık bir daha yolu bulamazlar.