Kehf 18:44
Cüz: 15 | Sayfa: 297
هُنَالِكَ الْوَلَايَةُ لِلّٰهِ الْحَقِّۜ هُوَ خَيْرٌ ثَوَاباً وَخَيْرٌ عُقْباً۟
Hunalikel velayetu lillahil hakk, huve hayrun sevaben ve hayrun ukba.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
İşte orada -o anda dahi,- gerçek anlamda yar ve yardımcı olma gücü, sadece mutlak gerçeğin ta kendisi olan Allah'a aittir: O, hem hak edilen karşılığı vermede hem de nihai akıbeti belirlemede rakipsizdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte burada velayet elhak, Allahındır, o sevabca da hayır, ukbaca da hayırdır
Diyanet İşleri
İşte bu durumda velayet (himaye ve koruyuculuk) yalnızca hak olan Allah'a mahsustur. O'nun mükafatı da daha hayırlıdır, vereceği sonuç da daha hayırlıdır.
Mehmet Okuyan
İşte burada yardım ve dostluk gerçek olan[1] Allah'a aittir. O sevap bakımından hayırlı olandır; son bakımından da hayırlı olandır.
Dipnot 1
Benzer mesajlar: En‘âm 6:62; Yûnus 10:30, 32; Hacc 22:6, 62; Mü'minûn 23:116; Nûr 24:25; Lokmân 31:30.
Suat Yıldırım
Öyle bir yerde himaye ve yardım, sadece hak ve hakikatin ta kendisi olan Allah'a mahsustur. En iyi mükafatı da, en güzel akıbeti de veren O'dur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte burada hakimiyet gerçekten Allah'ındır. O sevapça da daha hayırlıdır, sonuçça da daha hayırlıdır.
Muhammed Esed
İşte bunun içindir ki, koruyucu, kayırıcı güç bütünüyle, tek ve gerçek Tanrı olan Allah'a aittir. Hak edilen karşılığı vermekte de, sonucun ne olacağını belirlemekte de en iyi olan O'dur.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyle bir durumda, dostluk ve koruma, hak olan Allah'tandır. O, karşılık verme bakımından da hayırlıdır, iş sonuçlandırma bakımından da hayırlıdır.
Süleymaniye Vakfı
İşte böyle bir durumda koruyup kollamak, bütünüyle gerçek olan Allah'a özgüdür.[1] O, en hayırlı karşılığı veren ve işlerin sonunu hayırlı kılandır.
Dipnot 1
Ra'd 13/11, Şura 42/8-9.
Süleyman Ateş
İşte o durumda velilik (koruyuculuk) yalnız hak olan Allah'a mahsustur. O'nun vereceği sevap da daha hayırlıdır, sonuç da daha hayırlıdır.