SQ SemanticQuran

Bakara 2:222

Cüz: 2 | Sayfa: 34
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْمَح۪يضِۜ قُلْ هُوَ اَذًىۙ فَاعْتَزِلُوا النِّسَٓاءَ فِي الْمَح۪يضِۙ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتّٰى يَطْهُرْنَۚ فَاِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ اَمَرَكُمُ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ
Ve yes'eluneke anil mahid, kul huve ezen, fa'tezilun nisae fil mahidi, ve la takrabuhunne hatta yathurn fe iza tetahherne fe'tuhunne min haysu emerekumullah innallahe yuhıbbut tevvabine ve yuhibbul mutetahhirin.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Sana kadınların ay hali hakkında soruyorlar. De ki: "O sıkıntı verici bir rahatsızlıktır: Ay hali sırasında kadınları (rahat) bırakın ve onlar temizleninceye kadar (cinsel) ilişkiye girmeyin! Temizlendikleri zaman, Allah'ın size emrettiği gibi yaklaşın!" Hiç kuşkusuz Allah özden tevbe edenleri sever, özden teminlenenleri de sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana hayızdan da soruyorlar, deki o bir ezadır, onun için hayız zamanı kadınlardan çekilin ve temizlenene kadar onlara yanaşmayın, iyi temizlendiler mi o vakit Allahın emrettiği yerden onlara varın, her halde Allah çok tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever
Diyanet İşleri
Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever."
Mehmet Okuyan
Sana kadınların âdet hâlini soruyorlar. De ki: "O, bir sıkıntıdır. (Bu sebeple) adet hâlinde kadınlardan (cinsel olarak) uzak durun! Temizleninceye kadar onlara (cinsel olarak) yaklaşmayın![1] Temizlendiklerinde (kan akışı durunca) Allah'ın size emrettiği yerden onlara varın (yaklaşın)! Şüphesiz ki Allah tevbe edenleri de temizlenenleri de sever."
Dipnot 1
Bu ayet regl (aybaşı) dönemlerindeki kadınlar için tek yasağın cinsel ilişki olduğunun, yasağın da kadınlara değil erkeklere hitaben belirlendiğinin delilidir.
Suat Yıldırım
Bir de sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: Bu, bir rahatsızlıktır, Onun için, adet sırasında kadınlardan geri durun ve onlar temizleninceye kadar, kendilerine cinsel yaklaşmada bulunmayın! Temizlendikten sonra, Allah'ın izin verdiği şekilde onlara yaklaşın! Allah tövbe ile kendisine dönenleri sever, temizlenenleri de sever.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sana kadınların aybaşı adetlerinden soruyorlar. De ki: "O, bir eziyettir. Onun için adet günlerinde kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlarla cinsel ilişkide bulunmayın. İyice temizlendikleri vakit, Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah, çok tevbe edenleri de sever çok temizlenenleri de sever.
Muhammed Esed
Sana (kadınların) ay halleri hakkında soruyorlar. De ki: "O bir zayıflık halidir. Bu yüzden, ay hali sırasında kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın; temizlendiklerinde ise Allah'ın emrettiği şekilde onlara yaklaşın." Doğrusu, Allah pişmanlıkla kendisine yönelenleri ve özlerini temiz tutanları sever.
Yaşar Nuri Öztürk
Sana adet halini de sorarlar. De ki: "O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar temizleninceye kadar kendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah'ın emrettiği yerden onlara gidin." Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.
Süleymaniye Vakfı
Sana adet ve lohusalık hallerini[1] soruyorlar. De ki: "O haller bir sıkıntıdır,[2] adet ve lohusalık süresince karılarınızı rahat bırakın. (Kandan) arınıncaya kadar (cinsel ilişki için) onlara yaklaşmayın. İyice arındıklarında onlara Allah'ın emrettiği yerden yaklaşabilirsiniz.[3] Allah tövbe edenleri /dönüş yapanları sever, iyice temizlenenleri de sever."
Dipnot 1
Arap dilinde doğum yapmış kadına da hayızlı dendiği için (Mekayis) "el-mahid (المحيض)" kelimesi, hem adet hem lohusalık anlamına gelir. Bir rivayette Ümmü Seleme validemiz, Muhammed aleyhisselam ile birlikte ince bir örtünün altında yattığından söz ederken şu ifadeleri kullanmıştır: "(O anda) Birden hayız olduğumu fark ettim. Hemen yataktan sıyrılıp hayız elbisemi aldım ve giyindim. Resulullah (s.a.v.) 'Nifas mı oldun? (أنَفِسْتِ)' dedi. Ben de 'Evet!' dedim. Beni çağırdı ve (tekrar) örtünün altında beraber yattık." (Buhari, Hayz, 4) Rivayette de görüldüğü gibi adet anlamına gelen hayız ile lohusalık anlamına gelen nifas kelimeleri birbirlerinin yerine kullanılmaktadır.
Dipnot 2
Burada, adetli kadın ile ilgili olarak kullanılan eza (أذى) /sıkıntı kelimesi, Nisa 4/102. ayette, yağmurdan doğan sıkıntı anlamında kullanılmış, öyle bir sıkıntı yolculukta, düşman saldırısı tehlikesi altında dahi yaşansa namazın kısaltılmasına müsaade edilmiş ama kazaya bırakılmasına dahi izin verilmemiştir (Nisa 4/102-103).
Dipnot 3
Bu ayet, adetli veya lohusa olan kadının namaz kılamayacağının delili sayılır. Halbuki buradaki yasak, sadece evli kadınların kocalarına konan cinsel ilişki yasağıdır. Dolayısı ile bu ayet, adetli veya lohusa olan kadının namaz kılamayacağının delili olamaz. Abdesti bozan şey, tuvalette yapılanlar olduğu için (Maide 5/6) adet ve lohusalık kanı abdesti de bozmaz. Elbiseye veya namaz kılınan yere bulaşan kanın namaza mani olacağının bir delili olmadığından böyle bir kadın, o kanın bulaştığı yeri temizlemeden namazını kılabilir.
Süleyman Ateş
Sana adet görmeden soruyorlar. De ki: "O eziyettir." Adet halinde kadınlardan çekilin, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman Allah'ın emrettiği yerden onlara varın. Allah tevbe edenleri sever, temizlenenleri sever.