SQ SemanticQuran

Taha 20:19

Cüz: 16 | Sayfa: 312
قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى
Kale elkıha ya musa.
Tarih / Kıssalar (2/5)
#musa

Mealler

Mustafa İslamoğlu
(O ses) "Onu yere bırak ey Musa!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Buyurdu ki bırak onu ya Musa!
Diyanet İşleri
Allah, "Onu yere at ey Musa!" dedi.
Mehmet Okuyan
(Allah) "Onu (yere) at ey Musa!" demişti.
Suat Yıldırım
"Bırak onu Musa!" buyurdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
"Bırak onu, ey Musa!" diye buyurdu.
Muhammed Esed
"Şimdi onu yere at, ey Musa!" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Buyurdu: "Yere at onu ey Musa!"
Süleymaniye Vakfı
Allah, "Onu yere at, Musa!" dedi.
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu; "(Yere) at onu ey Musa!"

Benzer Ayetler

Araf 7:97
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتاً وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ
Şu halde bu ülkelerin insanları, azabımızın gece vakti onlar uykudayken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?
Kasas 28:20
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَد۪ينَةِ يَسْعٰىۘ قَالَ يَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ يَأْتَمِرُونَ بِكَ لِيَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّ۪ي لَكَ مِنَ النَّاصِح۪ينَ
İşte bu sırada kentin öteki ucundan bir adam koşarak geldi ve "Ey Musa!" dedi, "Soylular seni öldürmek için hakkında görüşme yapıyorlar, derhal (burayı) terk et! Ve şunu da unutma ki, ben senin iyiliğini isteyen biriyim."
Kasas 28:22
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبّ۪ٓي اَنْ يَهْدِيَن۪ي سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ
Ve Medyen'e doğru yola koyulurken: "Umarım Rabbim beni doğru yola yönlendirir" dedi.
Araf 7:35
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Ey Ademoğulları! Size aranızdan benim mesajlarımı ileten elçiler geldiğinde, her kim sorumluluk bilinciyle hareket eder ve kendini düzeltirse, onlar gelecek kaygısı taşımayacak ve geçmişte yaptıkları için üzüntü duymayacaklar.
Hud 11:87
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
قَالُوا يَا شُعَيْبُ اَصَلٰوتُكَ تَأْمُرُكَ اَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَٓا اَوْ اَنْ نَفْعَلَ ف۪ٓي اَمْوَالِنَا مَا نَشٰٓؤُ۬اۜ اِنَّكَ لَاَنْتَ الْحَل۪يمُ الرَّش۪يدُ
"Ey Şuayb!" dediler, "Atalarımızn taptıklarını, ya da mallarımız üzerinde keyfimizce tasarrufta bulunmayı terk etmemizi, senin salat'ın mı emretmektedir? Oysa ki (bizce) sen oldukça uyumlu ve akıllı bir adamsın!"
Kasas 28:28
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
قَالَ ذٰلِكَ بَيْن۪ي وَبَيْنَكَۜ اَيَّمَا الْاَجَلَيْنِ قَضَيْتُ فَلَا عُدْوَانَ عَلَيَّۜ وَاللّٰهُ عَلٰى مَا نَقُولُ وَك۪يلٌ۟
(Musa): "Bu seninle benim aramda kalsın!" dedi, "İki süreden hangisini doldurursam doldurayım, artık bana karşı bir husumet olmasın; ve Allah bu söylediklerimize tanık olsun!"
Kehf 18:41
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَوْ يُصْبِحَ مَٓاؤُ۬هَا غَوْراً فَلَنْ تَسْتَط۪يعَ لَهُ طَلَباً
ya da bir daha asla ulaşıp elde edemeyeceğin bir biçimde onun suyunu çeker."
Kasas 28:29
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
فَلَمَّا قَضٰى مُوسَى الْاَجَلَ وَسَارَ بِاَهْلِه۪ٓ اٰنَسَ مِنْ جَانِبِ الطُّورِ نَاراًۚ قَالَ لِاَهْلِهِ امْكُثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ نَاراً لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ اَوْ جَذْوَةٍ مِنَ النَّارِ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ
Nihayet Musa belirlenen süreyi tamamlayıp da yakınlarıyla birlikte yola koyulunca, gözüne (Sina) Dağı'nın yamacından (şavkıyan) ateş türü cazip bir şey ilişti. Ailesine dedi ki: "Siz bekleyin, gözüme ateş türü cezbedici bir şey ilişti; belki size ondan bir haber ya da ateşten bir köz getiririm de, bu sayede ısınırsınız!"
Kasas 28:30
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
فَلَمَّٓا اَتٰيهَا نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الْاَيْمَنِ فِي الْبُقْعَةِ الْمُبَارَكَةِ مِنَ الشَّجَرَةِ اَنْ يَا مُوسٰٓى اِنّ۪ٓي اَنَا اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۙ
Fakat oraya varınca, o bereketli mevkide, vadinin sağ yamacındaki ağaç (yönü)nden kendisine "Ey Musa! Benim... Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah!" diye seslenildi.
Enfal 8:38
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ
İnkarda ısrar edenlere, eğer (inada) bir son verirlerse geçmişte yaptıklarının bağışlanacağını söyle; yok eğer bildiklerini okumaya devam ederlerse, geçmişteki benzerlerinin başına gelenleri sakın (unutmasınlar)!