SQ SemanticQuran

Enbiya 21:68

Cüz: 17 | Sayfa: 326
قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ
Kalu harrikuhu vansuru alihetekum in kuntum faılin.
Tarih / Kıssalar (2/5)
#rahmet #ibrahim

Mealler

Mustafa İslamoğlu
"Onu yakın!" diye bağrıştılar; "İlle de bir şey yapacaksanız (böyle yapın) ki, ilahlarınızı desteklemiş olasınız!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz bunu, dediler: yakın da ilahlarınızın öcünü alın, bir iş yapacaksınız
Diyanet İşleri
(İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.
Mehmet Okuyan
(Bir kısmı) "(Bir iş) yapacaksanız, onu (İbrahim'i) yakın da ilahlarınıza yardım edin!" demişti.
Suat Yıldırım
"Eğer yapacağınız bir şey varsa, dediler, o da bunu yakmaktır. Böyle yapın da tanrılarınıza sahip çıkın!"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Onlar): "Siz bunu yakın da tanrılarınızın öcünü alın, eğer birşey yapacaksanız!" dediler.
Muhammed Esed
"Eğer (bir şey) yapacaksanız" dediler, "bari o'nu yakın da, böylece tanrılarınıza arka çıkmış olun!"
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Yakın bunu! Eğer birşey yapacak kişilerseniz, ilahlarınıza yardım edin."
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki: "Bir şey yapacaksanız, yakın şunu da ilahlarınıza destek verin!"
Süleyman Ateş
Dediler: "Onu yakın, tanrılarınıza yardım edin, eğer bir iş yapacaksanız."

Benzer Ayetler

Zuhruf 43:26
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ٓ اِنَّن۪ي بَرَٓاءٌ مِمَّا تَعْبُدُونَۙ
Hani İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Bakın, sizin taptıklarınıza tapmak benden fersah fersah uzak olsun;
Zuhruf 43:27
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اِلَّا الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي فَاِنَّهُ سَيَهْد۪ينِ
Yalnız beni Yaratan hariç: zaten bana kılavuzluk edecek olan da O'dur."
Zuhruf 43:28
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَجَعَلَهَا كَلِمَةً بَاقِيَةً ف۪ي عَقِبِه۪ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Bunu, ardından gelenler arasındaki baki kalacak bir söz olarak söyledi; belki (bu hak söze) dönerler diye.
Zuhruf 43:29
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ
Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikat) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.
Zariyat 51:24
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَ الْمُكْرَم۪ينَۢ
İbrahim'in, ilahi ikrama mazhar olmuş konukları hakkındaki kıssa sana ulaştı mı?
Zariyat 51:25
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ
Hani, (elçiler) İbrahim'in huzuruna girmişler ve "(Sana) selam olsun!" demişlerdi de, o da, "(Size de) selam olsun!" demiş ve (içinden) "Bunlar tanımadık kimseler" diye geçirmişti.
Enbiya 21:66
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالَ اَفَتَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكُمْ شَيْـٔاً وَلَا يَضُرُّكُمْۜ
(İbrahim) "Ne yani" dedi, "şimdi siz Allah'ı bırakıp da, size hiçbir yarar sağlayamayan ve hiç bir zarardan (da sizi koruyamayan) nesnelere mi kulluk ediyorsunuz?
Zariyat 51:28
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَاَوْجَسَ مِنْهُمْ خ۪يفَةًۜ قَالُوا لَا تَخَفْۜ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ
Derken, onlardan yana içini bir korku ve endişe kapladı. "Endişeye mahal yok!" dediler ve ona sıra dışı bir bilgi ile donatılmış bir oğlan çocuğu müjdelediler.
Zariyat 51:29
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ
Bunun üzerine karısı ileri atıldı ve yüzüne vurarak "Kısır bir kocakarıdan ha!" deyip feryadı bastı.
Zariyat 51:31
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ
(İbrahim): "Peki ey Elçiler!" dedi, "Nedir bu olağandışı ziyaretinizin (gerçek) sebebi?"