Ali İmran 3:14
Cüz: 3 | Sayfa: 50
زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ
Zuyyine lin nasi hubbuş şehevati minen nisai vel benine vel kanatiril mukantarati minez zehebi vel fıddati vel haylil musevvemeti vel en'ami vel hars, zalike metaul hayatid dunya, vallahu indehu HUSNUL MEAB.
#doğa
Sure Audio
Dauer: 3528 Sekunden
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Kadınlara, oğullara, altın ve gümü cinsinden yığılmış servetlere, gözde nişan vurulmuş atlara, sürülere ve ekinlere tutkulu bir sevgi duymak insanoğluna cazip kılındı. Bütün bunlar dünya hayatının geçici zevkleridir, fakat en güzel gelecek Allah katındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanlara: Kadınlar, oğullar, yüklerle altun ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden şehevat sevgisi bezendi; fakat bunlar Dünya hayatın geçici meta'ı, halbuki Allah, akıbet güzelliği onun yanındadır.
Diyanet İşleri
Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah'ın katındadır.
Mehmet Okuyan
Kadınlara, çocuklara, yığınla altın ve gümüşe, nişanlı atlara, (sağılabilen) hayvanlara ve ekinlere karşı aşırı düşkünlük o insanlara[1] çekici görünür. Bu(nlar), dünya hayatının geçimlikleridir. (Oysa) varılacak güzel yer, yalnızca Allah'ın katındadır.
Dipnot 1
Ayetteki [li'n-nâsi] (insanlara) ifadesi kadın ve erkekleri kapsadığına göre, "kadınların insanlara çekici görünmesi" konusunda kısa bir açıklama yapma ihtiyacı hissediyoruz. [li'n-nâsi] (insanlara) ifadesinde belirteç edatı olan [el] bulunduğundan, ayette geçen "çekici görünme"nin bütün insanlar için değil, belirli bir grup insan için olduğu anlaşılmaktadır. Konunun başladığı 10. ayetten itibaren kâfirler için mallarının ve çocuklarının yarar sağlamayacağı, günahları sebebiyle yakalandıkları ve cehenneme sürülecekleri ifade edildikten sonra 13. ayette "Biri Allah yolunda savaşan, diğeri ise kâfir olan iki grup"tan bahsedilmektedir. İşte 14. ayette geçen "insanlara çekici görünen" ifadesindeki "insanlar"ın, 13. ayetteki kâfir gruba mensup olan o insanlar olduğu kanaatindeyiz. Gerçeği Rabbimiz bilir.
Suat Yıldırım
Kadınlar, oğullar, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüş, güzel cins atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin hoşuna giden şeyler insanlara cazip gelmektedir. Bunlar dünya hayatının geçici bir metaından ibarettir. Asıl varılacak güzel yer ise, Allah'ın katındadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsanlara, kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, cins atlar, davarlar, ekinler gibi zevklerin sevgisi, çekici hale getirildi. Fakat bunlar, dünya hayatının geçici nimetleridir. Oysa Allah, akibet güzelliği, O'nun yanındadır.
Muhammed Esed
Kadınlara, çocuklara, altın ve gümüş (cinsin)den birikmiş hazinelere, soylu atlara, sığırlara ve arazilere yönelik dünyevi zevkler insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bu zevkler bu dünya hayatında tadılabilir, ama hedeflerin en güzeli Allah katında olanıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kadınlara, oğullara, altın ve gümüşten oluşturulmuş yığınlara, salma atlara, davarlara ve ekinlere tutkunlukların sevgisi, insanlar için süslenip püslenmiştir. Tüm bunlar geçici-iğreti hayatın nimetidir. Allah'a gelince, varılacak yerin en güzeli onun yanındadır.
Süleymaniye Vakfı
Kadınlar,[1] çocuklar,[2] yığınla altın ve gümüş, cins atlar, en'am[3] ve toprak ürünlerinden ibaret olan çekici şeylerin tutkusu insanlara hoş gösterilmiştir. Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Oysa varılıp kalınacak yerin güzeli Allah katındadır.[4]
Dipnot 1
Kadınlar, kadın erkek her insana hoş gösterilmiştir. Nitekim bir kadının diğer kadınların beğenisini kazanma isteğinin erkeğin beğenisini kazanma isteğinden fazla olduğu gözlemlenebilir.
Dipnot 2
Çocuklar diye anlam verdiğimiz kelimenin kök anlamı "bir şeyden doğan şey" olan ibn (إبن)'in çoğulu olan benin (بنين)'dir (Mekayis). Daha çok erkek evlat anlamında kullanılsa da burada uygun olan, erkek ve kız evlatlar olmasıdır; çünkü kadın - erkek ayrımı olmaksızın bütün insanlar Adem'in çocukları (beni Adem)dir (A'raf 7/26, İsra 17/70). Bu sebeple oğullar yerine "çocuklar" kelimesi tercih edilmiştir.
Dipnot 3
En'am; koyun, keçi, sığır ve devenin dişisine ve erkeğine denir (En'am 6/143-144).
Dipnot 4
Kehf 18/46, Sebe 34/37.
Süleyman Ateş
Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşten, salma atlardan, davarlardan ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlara süslü (cazip) gösterildi. Bunlar, sadece dünya hayatının geçimidir. Asıl varılacak güzel yer, Allah'ın yanındadır.
Benzer Ayetler
Bakara
2:205
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاِذَا تَوَلّٰى سَعٰى فِي الْاَرْضِ لِيُفْسِدَ ف۪يهَا وَيُهْلِكَ الْحَرْثَ وَالنَّسْلَۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ
Eline yetki geçtiği zaman da yeryüzünde fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini yok etmeye çalışır: Ama Allah fesadı sevmez.
Araf
7:74
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَـفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّاَكُمْ فِي الْاَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِنْ سُهُولِهَا قُصُوراً وَتَنْحِتُونَ الْجِبَالَ بُيُوتاًۚ فَاذْكُـرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ
Hem hatırlayın Ad'ın ardından O'nun sizi nasıl (uygarlığa) varis kıldığını ve şu malum yerde sizi yerleştirdiğini! (Siz ki) buranın düzlüklerinde köşkler inşa edip, dağlarındaki (kayalardan) evler yontarsınız. Artık hatırlayın Allah'ın nimetlerini de, kötülüğü yaygınlaştırarak ahlaki çürümeye meydan vermeyin!"
Yusuf
12:48
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ سَبْعٌ شِدَادٌ يَأْكُلْنَ مَا قَدَّمْتُمْ لَهُنَّ اِلَّا قَل۪يلاً مِمَّا تُحْصِنُونَ
Ondan sonra, bunların ardından yedi yıllık bir kıtlık dönemi gelecek ve sizin zor zamanlar için ayırdığınız her şeyi, muhafaza ettiğiniz az bir miktarın dışında silip süpürecek.
Yusuf
12:49
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
ثُمَّ يَأْت۪ي مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَامٌ ف۪يهِ يُغَاثُ النَّاسُ وَف۪يهِ يَعْصِرُونَ۟
Daha sonra, bunun da ardından insanların darlıktan kurtulup bolluğa kavuştuğu bir devir gelecek; o zaman insanlar (şıralı ve yağlı bitkileri tekrar) sıkabilecekler.
İbrahim
14:33
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ
yine sizin yararlanmanız için (bir yörüngede) devinip duran güneşi ve ayı (yasalara) tabi kılan; yine sizin için geceyi ve gündüzü (yasalarına) amade kılan;
Hicr
15:22
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِـحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَيْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِن۪ينَ
Yine, aşılayıcı rüzgarları Biz sevk etmişiz; bunun sonucunda gökten suyu indirmiş ve onunla sizi suya kandımışız; yoksa onun kaynağına hükmeden siz değilsiniz.
Nahl
16:10
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لَكُمْ مِنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ ف۪يهِ تُس۪يمُونَ
O'dur gökten suyu indiren; ondan hem siz içersiniz, hem de hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler;
Nahl
16:11
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
onunla sizin için ekin(ler), zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve daha nice ürünler bitirir O. Unutmayın ki bütün bunlarda, düşünen bir toplum için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır.
Nahl
16:14
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْماً طَرِياًّ وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Yemeniz için taze et ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O'nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tabi kılan da yine O'dur.
İsra
17:68
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
اَفَاَمِنْتُمْ اَنْ يَخْسِفَ بِكُمْ جَانِبَ الْبَرِّ اَوْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباً ثُمَّ لَا تَجِدُوا لَكُمْ وَك۪يلاًۙ
Şimdi, O'nun sizi (bulunduğunuz) kara parçasının bir kısmıyla birlikte yerin dibine geçirmesine, yahut, taşı toprağı üzerinize uçuran bir kasırga göndermesine dair kesin bir güvenceniz mi var? Sonunda, (bu halinizle) kendinize hiçbir koruyucu otorite bulamayacaksınız.