Şuara 26:202
Cüz: 19 | Sayfa: 374
فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَۙ
Fe ye'tiyehum bagteten ve hum la yeş'urun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
nihayet bu azap kendileri farkında değilken ansızın onları bulacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki geliversin de kendilerine ansızın, hiç farkında değillerken
Diyanet İşleri
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
Mehmet Okuyan
(201, 202) Hiç farkına varmadan kendilerine ansızın[1] gelecek acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.[2]
Dipnot 1
Benzer mesajlar: En‘âm 6:31, 47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.
Dipnot 2
Benzer mesajlar: En‘âm 6:7, 25, 109, 111; A‘râf 7:146; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Sebe' 34:31.
Suat Yıldırım
İşte bu azap, kendilerine ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
o azap kendilerine ansızın hiç farkında olmadıkları bir anda gelecektir,
Muhammed Esed
O azap ki, sonunda, onların hiç beklemedikleri bir anda ansızın gelip çatacaktır;
Yaşar Nuri Öztürk
O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.
Süleymaniye Vakfı
O azap onlara ansızın[1] gelir de farkına bile varamazlar.
Dipnot 1
Ölüm ve yeniden diriliş ile kabirde geçen süre fark edilmez bir şekilde, ansızın gelecektir. (En'am 6/31, Araf 7/187)
Süleyman Ateş
Azab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.