SQ SemanticQuran

Ali İmran 3:89

Cüz: 3 | Sayfa: 60
اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
İllellezine tabu min ba'di zalike ve aslehu fe innallahe gafurun rahim.
Allah (3/5) Dua / yöneliş (3/5)
#rahmet #tevbe #inkar #bağışlama
Sure Audio
Dauer: 3528 Sekunden

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Ama tevbe edenler ve durumlarını düzeltenler hariç; çünkü Allah'ın bağışı da, merhameti de tariflere sığmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak, onun arkasından tevbe edib salaha girenler başka. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir
Diyanet İşleri
Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir.[1] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Dipnot 1
Yüce Allah imandan sonra küfre girenlere kapının tamamen kapanmadığını bildirmekte ve eğer tevbe edip durumlarını ıslah ederlerse onları bağışlayabileceğini müjdelemektedir. Bu bağlamda söz konusu kişilerin öncelikle [tâbû] yani "tevbe etmeleri, inkârdan vazgeçmeleri, kötülüklerin ve inkârın tersine yönelmeleri, yani iman etmeleri" gerektiği ifade edilmektedir. Tevbe, caiz olmayan şeyleri terk etmek ve gereken her şeyi yapmakla gerçekleşir. Tevbe "bir yanlıştan vazgeçip tersini yapmaya yönelmek" anlamına geldiği için, ayette ikinci sırada [aslehû] yani "ıslah etmek" ifadesi kullanılmaktadır. Yüce Allah'ın ifadesine göre imandan sonra küfre düşenler eğer inkârdan gerçek anlamda vazgeçerlerse, samimiyetle imana yönelirlerse onları da bağışlayabileceğini haber vermektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:159-161; Nisâ 4:16-17, 146; Mâide 5:39; Nûr 24:5; Furkân 25:70-71; Neml 27:11.
Suat Yıldırım
Ancak daha sonra tövbe edip nefislerini ıslah edenler, bu hükmün dışındadır. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak onun arkasından tevbe edip gidişatlarını düzeltenler başka; çünkü Allah, bağışlayan ve çok esirgeyendir.
Muhammed Esed
Ama daha sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır: Zira Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ondan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. Hiç şüphesiz, Allah, çok affedici, çok merhametlidir.
Süleymaniye Vakfı
Ancak bundan (kafirliklerinden) sonra tövbe edip /dönüş yapıp kendini düzeltenler bunun dışındadır. Çünkü Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.[1]
Dipnot 1
Yaptığı yanlışlardan vaz geçerek tövbe eden ve iyi işler yapmaya başlayan kişilerin işledikleri günah ne olursa olsun Allah onları bağışlar (Zümer 39/53). Bağışlamakla da kalmaz ayrıca onlara iyilik ve ikramda bulunur (Furkan 25/70-71). Burada sözü edilen günah, bütün delilleri görüp iman ettikten sonra kafir olma yani dinden dönme günahıdır. Bu ayetler (Al-i İmran 3/86-89) dinden dönen birine dünyevi ceza uygulanmayacağını gösterir. Dinden dönme eylemini, örgütlü bir hareket olarak yapanlara da dünyevi bir ceza uygulanmaz (Al-i İmran 3/72). Ayetler, bu kadar açık olmasına rağmen "Kim dinini değiştirirse onu öldürün." (Buhari, Cihad 149) şeklinde uydurulan bir rivayete dayanılarak dinden dönene ölüm cezasının verilmesi, mezhepler tarafından kabul edilmiş ve yaygın bir uygulama haline gelmiştir. Halbuki ayetler, böyle birinin, ömür boyu tövbe etme hakkına sahip olduğunu bildirmektedir. İşte Kur'an'ın tanıdığı din hürriyeti budur (Bakara 2/256, Nisa 4/51, Maide 5/13, Yunus 10/99).
Süleyman Ateş
Ancak ondan sonra, tevbe edip uslananlar başka. Çünkü Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Benzer Ayetler

Bakara 2:160
Skor: 35
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 75%
اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَاُو۬لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَيْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
Fakat tevbe edenler, kendini onaranlar ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.
Bakara 2:199
Skor: 35
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 75%
ثُمَّ اَف۪يضُوا مِنْ حَيْثُ اَفَاضَ النَّاسُ وَاسْتَغْفِرُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ardından insanların çağlayıp geldikleri yerden siz de çağlayıp gelin ve Allah'tan günahlarınıza mağfiret dileyin! Doğrusu Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
Bakara 2:37
Skor: 32
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 43%
فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
Fakat Adem Rabbinden aldığı birtakım kelimelere sarıldı, (Allah) da onun tevbesini kabul etti: çünkü O, evet O'ydu tevbeleri kabul etme makamında olan, her işinde merhamet sahibi olan.
Bakara 2:54
Skor: 32
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 43%
وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
Hani Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! İyi bilin ki siz buzağıyı peydahlamakla kendi kendinize kötülük ettiniz. Sizi yoktan eşsiz-örneksiz vareden Yaratıcınıza yönelerek af dileyin ve böylece içinizdeki kötülükleri öldürün! Böyle yapmanız, eşsiz yaratıcınız katında sizin için daha hayırlıdır." İşte sizin tevbenizi (bir kez daha) böyle kabul etmişti: çünkü yalnız O'dur tevbeleri kabul eden, merhamet eden.
Bakara 2:128
Skor: 32
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 43%
رَبَّنَا وَاجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِنْ ذُرِّيَّتِنَٓا اُمَّةً مُسْلِمَةً لَكَۖ وَاَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
"Rabbimiz" Bizi kayıtsız şartsız sana teslim olan kimselerden eyle! Soyumuzdan da sürekli sana teslim olacak önder topluluklar var et! Bize nasıl kulluk yapacağımızı göster ve bizi affet! Hiç şüphe yok ki sen tevbeleri çokça kabul edensin, rahmetle muamele edensin!
Bakara 2:178
Skor: 29
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 25%
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Siz ey iman edenler! Cinayete kurban gidenler hakkında size adil karşılık farz kılındı: Hüre karşılık hür, köleye karşılık köle, kadına karşılık kadın. Bunun üzerine her kim kardeşi tarafından bir şekilde bağışlanırsa, bu bağış makul bir biçimde uygulanmalı, tazminatı da ona güzellikle ödenmeli: İşte bu, Rabbiniz katından bir kolaylaştırma ve rahmettir. Kim ki bundan sonra haddi aşarsa, onun için şiddetli bir azap vardır.
Bakara 2:126
Skor: 24
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 3 | Tag overlap: 30%
وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَداً اٰمِناً وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلاً ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ
Hani İbrahim de şöyle dua etmişti: "Rabbim! Burasını emin bir bölge kıl! Onun sakinlerinden Allah'a ve ahiret gününe inananları türlü ürünlerle rızıklandır!" Allah karşılık verdi: "Onlardan küfredenleri de, geçici zevkleri tattırdıktan sonra yakıcı bir azaba mahkum ederim ki, orası pek fena bir duraktır."
Bakara 2:175
Skor: 24
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 2 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 25%
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدٰى وَالْعَذَابَ بِالْمَغْفِرَةِۚ فَمَٓا اَصْبَرَهُمْ عَلَى النَّارِ
İşte onlar hidayet karşılığında sapıklığı, mağfiret karşılığında azabı satın aldılar. Meğerse ateşe ne kadar da dayanıklıymışlar!?
Bakara 2:187
Skor: 24
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 2 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 33%
اُحِلَّ لَكُمْ لَيْلَةَ الصِّيَامِ الرَّفَثُ اِلٰى نِسَٓائِكُمْۜ هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَاَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّۜ عَلِمَ اللّٰهُ اَنَّكُمْ كُنْتُمْ تَخْتَانُونَ اَنْفُسَكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ وَعَفَا عَنْكُمْۚ فَالْـٰٔنَ بَاشِرُوهُنَّ وَابْتَغُوا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْۖ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتّٰى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الْاَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الْاَسْوَدِ مِنَ الْفَجْرِۖ ثُمَّ اَتِمُّوا الصِّيَامَ اِلَى الَّيْلِۚ وَلَا تُبَاشِرُوهُنَّ وَاَنْتُمْ عَاكِفُونَۙ فِي الْمَسَاجِدِۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَقْرَبُوهَاۜ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Oruç günlerinizin gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helaldir: Onlar sizin elbiseleriniz, siz de onların elbiselerisiniz. Sizin kendinizi zor duruma düşüreceğinizi Allah gördü; işte bu yüzden size affıyla muamele etti ve zorluğu üzerinizden kaldırdı: Şimdi artık onlara yaklaşın ve Allah'ın size meşru kıldığından yararlanın! Fecir vakti, gecenin karanlığından tan yerinin aydınlığı sizin için belirgin hale gelinceye kadar yiyin için! Sonra orucu geceye kadar tamamlayın! Mescidlerde itikafa girdiğinizde de hanımlarınıza yaklaşmayın! İşte bunlar Allah'ın cizdiği sınırlardır, sakın bunlara yaklaşmayın! Allah ayetlerini insanlığa böylece açıklıyor ki, sorumluluk bilincini kuşanabilsinler.
Bakara 2:225
Skor: 24
Ortak kategori: 1 | Ortak tag: 2 | Güçlü tag: tevbe | Tag overlap: 33%
لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللّٰهُ بِاللَّغْوِ ف۪ٓي اَيْمَانِكُمْ وَلٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ حَل۪يمٌ
Allah, düşünmeden yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin aldığı tavırdan sorumlu tutacaktır; ama Allah tarifsiz bağışlayandır, cezalandırmadan önce fırsat tanıyandır.