SQ SemanticQuran

Saffat 37:92

Cüz: 23 | Sayfa: 448
مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ
Ma lekum la tentıkun.
Tarih / Kıssalar (2/5)
#rahmet #ibrahim

Mealler

Mustafa İslamoğlu
"Size ne oldu böyle, yoksa konuşamıyor musunuz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Neyiniz var söylemiyorsunuz
Diyanet İşleri
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
Mehmet Okuyan
(91, 92) (İbrahim) yavaşça putlarının yanına varmış, (yemekleri görünce) "Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz?" demişti.
Suat Yıldırım
(91-92) O da çaktırmadan putların yanına sokuldu. Onlara takdim edilmiş öylece duran yemekleri görünce: "Buyursanıza, neden yemiyorsunuz?" "Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?" dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(92-93) "Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" diyerek yaklaşıp onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Muhammed Esed
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
"Neniz var ki, konuşmuyorsunuz!"
Süleymaniye Vakfı
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?"
Süleyman Ateş
"Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?"

Benzer Ayetler

Enbiya 21:62
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالُٓوا ءَاَنْتَ فَعَلْتَ هٰذَا بِاٰلِهَتِنَا يَٓا اِبْرٰه۪يمُۜ
(Getirerek) "İlahlarımıza bunu sen mi yaptın ey İbrahim?" diye sorguladılar.
Meryem 19:47
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَۚ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّ۪يۜ اِنَّهُ كَانَ ب۪ي حَفِياًّ
(İbrahim): "Sen sağlıcakla kal!" dedi, "Seni bağışlaması için Rabbime yalvaracağım; çünkü O, bana karşı oldukça lütufkardır!
Nahl 16:120
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ كَانَ اُمَّةً قَانِتاً لِلّٰهِ حَن۪يفاًۜ وَلَمْ يَكُ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۙ
Hiç şüphe yok ki İbrahim tüm güzellikleri kendinde toplamış başlı başına örnek bir önder, her türlü kötülükten yüz çevirip bütün varlığıyla Allah'a adanmış biriydi; fakat o, asla başkalarına ilahlık yakıştıran bir müşrik olmadı.
Nisa 4:125
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَمَنْ اَحْسَنُ د۪يناً مِمَّنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ وَاتَّبَعَ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفاًۜ وَاتَّخَذَ اللّٰهُ اِبْرٰه۪يمَ خَل۪يلاً
Bütün varlığıyla Allah'a adanan, sürekli iyilik yapan ve bir muvahhid olarak İbrahim'in iman ailesine -ki Allah İbrahim'ten hoşnut ve razı olmuştu- tabi olan kimseden daha güzel dinli biri olabilir mi?
Hud 11:71
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَامْرَاَتُهُ قَٓائِمَةٌ فَضَحِكَتْ فَبَشَّرْنَاهَا بِاِسْحٰقَۙ وَمِنْ وَرَٓاءِ اِسْحٰقَ يَعْقُوبَ
Karısı ise ayakta duruyordu; derken hayız alameti hissetti. İşte bu şekilde Biz o kadına İshak'ı müjdeledik; üstelik İshak'ın ardından da (onun oğlu) Yakub'u (müjdeledik).
Enbiya 21:70
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَاَرَادُوا بِه۪ كَيْداً فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَخْسَر۪ينَۚ
İşte onlar (İbrahim'e) karşı bir düzen kurmak istediler; fakat Biz onların (düzenini) boşa çıkardık.
Bakara 2:130
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَمَنْ يَرْغَبُ عَنْ مِلَّةِ اِبْرٰه۪يمَ اِلَّا مَنْ سَفِهَ نَفْسَهُۜ وَلَقَدِ اصْطَفَيْنَاهُ فِي الدُّنْيَاۚ وَاِنَّهُ فِي الْاٰخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِح۪ينَ
Kişiliksiz tipler hariç, kim İbrahim'in inanç sisteminden yüz çevirebilir ki? Biz onu dünyada seçkin kılmıştık, ahirette ise o kesinlikle erdemliler arasında yer alacak.
Enbiya 21:57
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَتَاللّٰهِ لَاَك۪يدَنَّ اَصْنَامَكُمْ بَعْدَ اَنْ تُوَلُّوا مُدْبِر۪ينَ
Derken, (İbrahim kendi içinden şu kararı aldı): "Allah'a yemin olsun ki, siz dönüp gittikten sonra, putlarınız için tasarladığım şeyi mutlaka gerçekleştireceğim!"
Bakara 2:140
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اَمْ تَقُولُونَ اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطَ كَانُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰىۜ قُلْ ءَاَنْتُمْ اَعْلَمُ اَمِ اللّٰهُۜ وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَتَمَ شَهَادَةً عِنْدَهُ مِنَ اللّٰهِۜ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ
Yoksa siz "İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve onların neslinden gelenler Yahudi ya da Hıristiyan'dılar mı demek istiyorsunuz? Söyle onlara: Siz Allah'tan daha mı iyi biliyorsunuz? Kendisine Allah'tan gelen bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Ama Allah yaptıklarınızdan gafil değildir."
Enbiya 21:56
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالَ بَلْ رَبُّكُمْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ الَّذ۪ي فَطَرَهُنَّۘ وَاَنَا۬ عَلٰى ذٰلِكُمْ مِنَ الشَّاهِد۪ينَ
(İbrahim): "Asla!" dedi, "Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir ki, onları O yaratmıştır; ve ben de bu gerçeğe tanıklık etmek için (size gönderilen) biriyim.