Zümer 39:28
Cüz: 23 | Sayfa: 460
قُرْاٰناً عَرَبِياًّ غَيْرَ ذ۪ي عِوَجٍ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Kur'anen arabiyyen gayre zi ivecin leallehum yettekun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
(ve onu) hiçbir çarpıklığa meydan bırakmadan Arapça bir hitap olarak (indirdik): belki sorumluluklarını idrak ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir Kur'an ki pürüzsüz bir arabi, gerek ki korunsunlar
Diyanet İşleri
Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Mehmet Okuyan
Takvâlı (duyarlı) olsunlar diye, pürüzsüz[1] Arapça bir Kur'an[2] olarak (indirdik).
Dipnot 1
Benzer mesaj: Kehf 18:1.
Dipnot 2
Kur'an'da 11 kez geçen [‘arabiyy] kelimesi Kur'an'ın "Arapça lisana sahip" ilâhî bir mesaj olduğunu, ayrıca "açık ve anlaşılır" bir yapıya sahip kılındığını ifade etmektedir. Ayetler için bkz. Yûsuf 12:2; Ra‘d 13:37; Nahl 16:103; Tâhâ 20:113; Şu‘arâ 26:195; Zümer 39:28; Fussilet 41:3, 44; Şûrâ 42:7; Zuhruf 43:3; Ahkâf 46:12.
Suat Yıldırım
Fenalıkların bütün nevilerinden sakınmaları ümidiyle her türlü tenakuz ve çelişkiden uzak, dosdoğru ve Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Pürüzsüz Arapça bir Kur'an olarak gerek ki korunsunlar.
Muhammed Esed
ve onu bütün çapraşıklık ve eğriliklerden uzak Arapça bir hitabe olarak (vahyettik ki,) Allah'a karşı sorumluluklarının bilincine varsınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunu, eğri büğrüsü olmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki, korunup sakınabilsinler.
Süleymaniye Vakfı
(Örnekleri), içinde bir eğrilik[1] olmayan Arapça kur'anlar /ayet kümeleri[2] halinde verdik, belki yanlışlardan sakınırlar.
Dipnot 1
Eğrilik anlamı verdiğimiz İvec (عوج), çok dikkat edilmedikçe anlaşılamayacak olan eğriliktir (Müfredat). Doğruya çok yakın görünecek şekilde anlamda yapılan çarpıtmalar, böyle eğriliklerdir. Kur'an'da herhangi bir ivec yoktur (Kehf 18/1); ancak insanlar Kur'an'a uymak yerine Kur'an'ı kendilerine uydurmak için anlamı çarpıtabilir yani ivec yapabilirler.
Dipnot 2
Kur'an, karae (قرأ) fiilinin mastarı olan kur (القُرْء) veya kar (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir.
Süleyman Ateş
Korunanlar için bunu, pürüzsüz Arapça bir Kur'an olarak (indirdik).