Zariyat 51:19
Cüz: 26 | Sayfa: 520
وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ
Ve fi emvalihim hakkun lis saili vel mahrumi.
#yetim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
servetlerinde, isteyebilen ve isteyemeyen muhtaçların da bir payı vardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve mallarında sail ve mahrum için bir hak vardı
Diyanet İşleri
Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.
Mehmet Okuyan
Mallarında açıktan isteyen ve açıktan isteyemeyen kişiler için hak vardır.[1]
Dipnot 1
Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın "kâr"dan değil, "mal"dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:141; Tevbe 9:103; İsrâ 17:26; Rûm 30:38; Me‘âric 70:24.
Suat Yıldırım
Mallarında isteyenlerin ve yoksulların hakkını ayırırlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Mallarında dilenen ve yoksul için bir hak vardı.
Muhammed Esed
ve sahip oldukları her şeyden, (yardım) isteyenlere ve sıkıntı içinde bulunanlara bir pay (ayırırlardı).
Yaşar Nuri Öztürk
İhtiyaç sahibi için, yoksul için bir hak vardı mallarında onların.
Süleymaniye Vakfı
Onların mallarında, isteyen ve isteyemeyenin hakkı vardı[1].
Dipnot 1
Mearic 70/24-25.
Süleyman Ateş
Mallarında dilenci ve yoksul için hak vardı.
Benzer Ayetler
Hac
22:36
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِـعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Malum kurbana gelince: Biz onu sizin için içerisinde nice hayırlar barındıran Allah'ın simgelerinden biri olarak (ibadet) kıldık: o halde, (ön ayaklarından biri bağlanıp) sıra sıra diz çöktürülen hayvanları kurban ederken Allah'ın ismini anın; nihayet onların yanı yere gelince artık ondan siz de yiyin, ihtiyacını belli eden ya da etmeyen herkese de yedirin: Bu böyledir; zira Biz onları sizin yararınıza amade kılmışızdır; umulur ki şükredersiniz.
Nur
24:32
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَـرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Ve içinizden bekar olanları, erkek ve kadın esirlerinizden (evliliğe) elverişli olanları evlendirin! Yoksul da olsalar, Allah onları lutfuyla destekleyecektir: zira Allah (lutfunda) sınırsızdır, (kime ne kadar vereceğini) çok iyi bilir.
Kalem
68:23
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
Derken yola koyuldular... Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Kalem
68:24
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ
"Bugün hiçbir yoksulun yanınıza sokulmaması gerekiyor!"
Kalem
68:25
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ
Sabah erkenden, güçleri her şeye yetermiş havasıyla yola koyuldular.
Hâkka
69:34
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Yoksulu doyurmak için hiçbir çaba harcamadı.
Mearic
70:25
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ
Hassaten yardım isteyenlerin ve (isteyemediği için) mahrum kalanların...
Müddessir
74:44
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ
hem de yoksulları doyurmazdık;
İnsan
76:8
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪يناً وَيَت۪يماً وَاَس۪يراً
ve kendi istek ve arzularına rağmen muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirirler;
Fecr
89:18
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ
yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,