Ali İmran 3:183
Cüz: 4 | Sayfa: 73
اَلَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ عَهِدَ اِلَيْنَٓا اَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتّٰى يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ النَّارُۜ قُلْ قَدْ جَٓاءَكُمْ رُسُلٌ مِنْ قَبْل۪ي بِالْبَيِّنَاتِ وَبِالَّذ۪ي قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Ellezine kalu innallahe ahide ileyna ella nu'mine li resulin hatta ye'tiyena bi kurbanin te'kuluhun nar, kul kad caekum rusulun min kabli bil beyyinati ve billezi kultum fe lime kateltumuhum in kuntum sadıkin.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
"Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamızı emretmişti" diyenlere gelince: De ki: "Benden önce de size peygamberler gelmiş, hem hakikatin apaçık belgelerini hem de sözünü ettiğiniz şeyi getirmişlerdi. Peki, madem doğru söylüyordunuz da niçin onları öldürdünüz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki "Allah dediler: bize şöyle and verdi: bize ateşin yiyeceği bir kurban getirinceye kadar hiç bir Resule iman etmiyeceğiz" de ki size benden evvel bir takım Resuller beyyinelerle gelmiş ve o dediğinizi de getirmiş idi ya onları niçin katlettiniz doğru iseniz?
Diyanet İşleri
Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"
Mehmet Okuyan
(Yahudiler) "Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir Elçi'ye inanmamamızı emretti." demişlerdi.[1] De ki: "Size, benden önce apaçık deliller, (özellikle) dediğiniz (konu) ve elçiler elbette gelmişti. Doğruysanız peki onları niçin öldürdünüz?"
Dipnot 1
Ayette yer alan "ateşin yediği kurban" ifadesi ile kastedilenin ne olduğu konusunda çeşitli ifadeler ileri sürülebilir. Bu çerçevede "ateşin yediği kurban" ifadesi, "yakılarak sunulan bir kurban" olabileceği gibi "ateşin bitirdiği bir kurban" anlamına da gelebilir. "Buna göre yanık kurbanları kutsal ayinlerin temel bir unsuru kılan Hz. Musa şeriatına uymayan bir risalet söylemi onlar tarafından reddedilme sebebi olarak kabul edilmekteydi. Hz. Musa şeriatının bu yönü Kudüs'teki İkinci Mabed'in yıkılmasından beri uygulanamaz durumda olduğundan, Talmud sonrası yahudileri kendilerine vadedilen Mesih'in Musevi ayinlerini eski bütünlüğü içerisinde yeniden hayata geçireceğine inanıyorlardı. İşte ayette onların söylemek istedikleri buydu" (Muhammed Esed, [Kur'an Mesajı,] s. 128'de 141. not). Onların bu konudaki söylemleri ve kanaatleri Kitab-ı Mukaddes'te Yaratılış 15:17, Levililer 1:7, tesniye 13:16, Birinci Kırallar 18:38'deki bilgilerle ilişkilidir. Demek ki onların ileri sürdüğü şart, risalet noktasında Musa şeriatının bütün ilkelerine uygunluğu içermekteydi. Ancak Tevrat tahrifata uğradığı için bu bilginin ilahi mesajlarda ne kadar yer aldığı veya ne kadarının doğru olduğu noktasında elimizde sağlam bir delil bulunmamaktadır.
Suat Yıldırım
Onlar dediler ki: "Allah, ateşin yakıp kor haline getireceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti." Onlara cevaben de ki: "Benden önce birçok peygamber açık delillerin (mucizelerin) yanında, sizin öne sürdüğünüz kurbanı da getirdiler. Peki sözünüzde tutarlı iseniz, onları niçin öldürdünüz?"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere iman etmememizi emretti. diyenlere de ki: "Size benden önce de bir takım peygamberler apaçık delilleri ve o dediğinizi getirmişti. O halde, eğer doğru söylüyorsanız, onları niçin öldürdünüz?"
Muhammed Esed
"Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe, hiçbir elçiye inanmamamızı bize emretmiştir" iddiasında bulunanlara gelince, (Ey Peygamber, onlara) de ki: "Benden önce de peygamberler size hakikatin tüm kanıtlarını ve o hakkında konuştuğunuzu getirmişlerdi: Peki, söylediğinizde samimi idiyseniz neden onları katlettiniz?"
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar şöyle demişlerdi: "Allah bize ant verdi, kendisi bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir resule inanmayacağız." Söyle onlara: "Size benden önce o dediğinizle birlikte açık deliller getiren resuller gelmişti. Peki, madem doğru sözlülerdiniz neden onları katlettiniz?"
Süleymaniye Vakfı
"Allah, ateşin yiyip yutacağı bir kurban getirene kadar hiçbir elçiye iman etmememizi bize görev olarak yükledi" diyenlere de ki: "Benden önce birçok elçi hem açık belgeler hem de bu dediğiniz şeyi (kurbanı) getirmişti.[1] Doğru sözlü kimselerseniz (söyleyin bakalım) onları niçin öldürdünüz / itibarsızlaştırdınız?"[2]
Dipnot 1
Tevrat'a göre Allah, İsrailoğullarından kurban sunmalarını ister. O zaman Allah'ın yüceliğinin onlara görüneceğini vaat eder. Kurban sunulunca gökten bir ateş gelerek kurbanı küle çevirir. Böylece kurbanın kabul edildiğini görmüş olurlar (Levililer 9:22-24). Yine Tevrat'a göre İlyas aleyhisselam, Allah'ın elçisi olduğunu söylediğinde ona inanmayanlara karşı şunu teklif etmiştir: "Bize iki boğa getirin. Birini Baal'ın peygamberleri alıp kessinler, parçalayıp odunların üzerine koysunlar; ama odunları yakmasınlar. Öbür boğayı da ben kesip hazırlayacağım ve odunların üzerine koyacağım; ama odunları yakmayacağım. Sonra siz kendi ilahınızın adıyla çağırın, ben de RAB'bin adıyla çağırayım. Hangisi ateşle karşılık verirse, Tanrı odur." İlyas aleyhisselamın sunduğu kurbanı ateş yiyip bitirince halk onun Allah'ın elçisi olduğuna inanarak secdeye kapanmıştır (1. Krallar 18:16-40).
Dipnot 2
Al-i İmran 3/21. Ayet ve dipnotuna bkz.
Süleyman Ateş
Onlar: "Allah bize, and verdi ki, bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmayalım." dediler. De ki: "Size benden önce açık deliller ve bu dediğinizi de getiren elçiler gelmişti. Eğer doğru idiyseniz niçin onları öldürdünüz?"