Ali İmran 3:187
Cüz: 4 | Sayfa: 74
وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ م۪يثَاقَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ فَنَبَذُوهُ وَرَٓاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِه۪ ثَمَناً قَل۪يلاًۜ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ
Ve iz ehazallahu misakallezine utul kitabe le tubeyyinunnehu lin nasi ve la tektumuneh, fe nebezuhu verae zuhurihim veşterav bihi semenen kalila, fe bi'se ma yeşterun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Allah, (daha önceden) vahye muhatap olanlardan "Onu insanlara açıklayacaksınız ve kesinlikle gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar bunu kulak ardı ettiler ve değersiz bir menfaat karşılığı pazarladılar: ne kötü bir alışverişti bu!
Elmalılı Hamdi Yazır
Vaktile Allah kendilerine kitab verilen okur yazarların şöyle misakını aldı: celalim hakkı için onu nasa anlatacaksınız, ketmetmeyeceksiniz, derken onlar onu omuzlarının arkasına attılar da mukabilinde biraz para aldılar, bakın ne kötü alış veriş
Diyanet İşleri
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!
Mehmet Okuyan
Hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz"[1] diye söz almıştı. Onlar ise bunu sırtlarının arkasına atmışlar;[2] onu az bir değer karşılığında satmışlardı. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!
Dipnot 1
Gerçeklerin ilan edilmesi ve gizlenmemesi gerektiğiyle ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:140, 159-162, 174-175, 283.
Dipnot 2
Benzer mesaj: Bakara 2:101.
Suat Yıldırım
Vaktiyle Allah, Ehl-i kitaptan "Kitabı mutlaka insanlara açıklayıp anlatacaksınız, Onu asla gizlemeyeceksiniz!" diye teminat almıştı. Fakat onlar bu ahdi önemsemeyerek kulak ardı ettiler, onu az bir bahaya sattılar. Bakın ne kötü bir alış veriş!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Vaktiyle Allah, kitap verilen okur yazarlardan: "Andolsun ki, onu insanlara anlatacaksınız ve gizlemeyeceksiniz." diye söz almıştı. Derken onlar, onu arkalarına atıp az bir para karşılığında sattılar. Ne kötü bir alışverişti bu!
Muhammed Esed
Allah, geçmişte kendilerine vahiy verilenlere, "Bunu insanlara açıklayın ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyin!" (buyurduğunda, bunu yapacaklarına) dair onlardan güçlü bir taahhüt almıştı. Ama onlar bu taahhütlerini kulak arkasına attılar ve küçük bir kazançla değiştirdiler: Ne kötü bir alışverişti bu!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda misak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!
Süleymaniye Vakfı
Allah, kendilerine kitap verilenlerden "Bu kitabı insanlara kesinlikle açık açık anlatacak, asla gizlemeyeceksiniz!" diye söz aldı.[1] Fakat onlar verdikleri sözü göz ardı edip karşılığında geçici bir çıkar elde ettiler. Yaptıkları bu alış-veriş ne kötüdür!
Dipnot 1
Allah, gönderdiği bütün resullerine, kitabı açık açık anlatma görevi yüklemiştir (Maide 5/15, Nahl 16/43-44, 64). Bu ayet, aynı görevin, kendilerine kitap verilen müminlere de yüklendiğini bildirmektedir (Bakara 2/101,159-162, 174-175)
Süleyman Ateş
Allah, kendilerine Kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar.