Nisa 4:18
Cüz: 4 | Sayfa: 79
وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۚ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً
Ve leysetit tevbetu lillezine ya'melunes seyyiat, hatta iza hadara ehadehumul mevtu kale inni tubtul'ane ve lallezine yemutune ve hum kuffar. Ulaike a'tedna lehum azaben elima.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Oysa ne ölüm gelip çatıncaya kadar (ısrarla) günah işlemeyi sürdürerek son anda "İşte şimdi tevbe ediyorum!" diyen birinin tevbesi kabul görecektir, ne de inkarında direnerek ölenlerin tevbeleri... İşte onlar kendilerine acıklı bir azap hazırladığımız kimselerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa kabahatleri yapıb yapıb da ta her birine ölüm gelince işte ben şimdi tevbe ettim diyen kimselere tevbe yok, kafir oldukları halde ölenlere de yok, bunlar işte bunlara biz elim bir azab hazırlamışızdır.
Diyanet İşleri
Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.
Mehmet Okuyan
Kötülükleri (sürekli) yapıp da içlerinden birine ölüm gelip çatınca "Ben şimdi tevbe ettim." diyenler ile kâfir olarak ölmekte olanlar için (kabul edilecek) tevbe yoktur.[1] Onlar için acı bir azap hazırlamış (olacağ)ız.
Dipnot 1
Önceki ayette geçen [es-sû'] kelimesi yerine burada [es-seyyiât] sözcüğünün çoğul getirilmesi, bağışlanmayacak kötülüklerin hem sayısının fazla oluşunu göstermektedir hem de sıklıkla yapıldıkları için adeta alışkanlık haline getirildikleri anlaşılmaktadır. Kabul edilmeyen tevbelerle ilgili mesajlar için bkz. En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe' 34:52; Mü'min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.
Suat Yıldırım
Yoksa makbul tövbe, kötülükleri yapıp edip de sonra kendilerinden birine ölüm gelip çattığında: "İşte ben şimdi tövbe ettim." diyenlerin tövbesi değil. Kafir olarak ölen kimselerin tövbesi de değil. İşte öylesi kimselere, çok acı veren bir azap hazırladık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yoksa günahları yapıp yapıp da her birine ölüm gelince: "İşte ben, şimdi tevbe ettim." diyenlerin ve kafir olarak ölenlerin pişmanlığı fayda etmez. İşte onlara, elim bir azap hazırlamışızdır.
Muhammed Esed
Oysa ne ölüm anına kadar kötülük işleyip duran, ama o an gelip çattığında "Şimdi tevbe ediyorum!" diyenlerin tevbesi kabul edilecektir, ne de hakikat inkarcısı olarak ölenlerin; Biz, işte böylelerine şiddetli bir azap hazırlamışızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yoksa, kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde, "işte şimdi tövbe ettim" diyenler için tövbe yoktur. Küfre batmış olarak ölenlere de tövbe yoktur. Böylelerine biz korkunç bir azap hazırladık.
Süleymaniye Vakfı
Kötülükleri işlemeye devam eden, ölüm gelip çatınca da "Ben şimdi tövbe ettim!"[1] diyenler ile kafir olarak ölenlerin tövbesi, Allah'ın kabul edeceği tövbe değildir.[2] Biz onlar için acıklı bir azap hazırladık.
Dipnot 1
Yunus aleyhisselam ve kavmi, ölümle yüz yüze gelmeden tövbe ettikleri için Allah tövbelerini kabul etti (Yunus 10/98, Enbiya 21/87-88). Ama Musa aleyhisselamın doğru yolda olduğunu çok iyi bilen Firavun (Neml 27/14), tövbeyi, ölümle yüzyüze geldikten sonra yaptığı için kabul edilmedi (Yunus 10/90-92). Çünkü böyle bir tövbe kabul edilmez (Müminun 23/99-100, Secde 32/12-15). Günahkar müminler de ölüm gelip çatınca hayata dönüp iyi işler yapmak isterler ama artık iş işten geçmiş olur (Münafikun 63/9-11). Nebimiz şöyle demiştir: "Allah kulunun tövbesini, can boğaza gelinceye kadar kabul eder." (Tirmizi, Daavat 98; İbn Mace, Zühd 30; Ahmed b. Hanbel, 2/132, 153). Can boğaza gelince artık her şey bitmiş olur.
Dipnot 2
Al-i İmran 3/90.
Süleyman Ateş
Yoksa kötülükler yapıp yapıp da nihayet kendilerine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi tevbe ettim" diyenlere ve kafir olarak ölenlere tevbe (af) yoktur. Onlar için acı bir azab hazırlamışızdır!