SQ SemanticQuran

Nisa 4:34

Cüz: 5 | Sayfa: 83
اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ وَبِمَٓا اَنْفَقُوا مِنْ اَمْوَالِهِمْۜ فَالصَّالِحَاتُ قَانِتَاتٌ حَافِظَاتٌ لِلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ اللّٰهُۜ وَالّٰت۪ي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّۚ فَاِنْ اَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَب۪يلاًۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِياًّ كَب۪يراً
Er ricalu kavvamune alan nisai bi ma faddalallahu ba'dahum ala ba'dın ve bi ma enfeku min emvalihim. Fes salihatu kanitatun hafizatun lil gaybi bi ma hafizallah. Vellati tehafune nuşuzehunne fe ızuhunne vahcuruhunn fil medacıı vadrıbuhunne, fe in ata'nekum fe la tebgu aleyhinne sebila. İnnallahe kane aliyyen kebira.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Erkekler kadınların koruyup gözeticisidirler; çünkü Allah erkeklerle kadınları farklı alanlarda üstün yeteneklerle donatmıştır; bir de erkekler servetlerinden harcama yapmaktadırlar. Dürüst ve erdemli kadınlar hem (Allah'a) itaat eden, hem de Allah'ın koruduğu (iffetli eşlerin) yokluğunda da koruyan kadınlardır. Sadakatsizlik etmelerinden çekindiğiniz kadınlara gelince: onlara önce öğüt verin, sonra yataklarında yalnız bırakın, nihayet (geçici bir süre) ayırın! Daha sonra size itaat ederlerse, aşırı giderek onlar aleyhine bir yol benimsemeyin! Allah, gerçekten yücedir, büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Er olanlar kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kerre Allah birini diğerinden üstün yaratmış bir de erler mallarından infak etmektedirler, onun için iyi kadınlar itaatkardırlar, Allah kendilerini sakladığı cihetle kendileri de gaybı muhafaza ederler, serkeşliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince: evvela kendilerine nasıhat edin, sonra yattıkları yerde mehcur bırakın, yine dinlemezlerse döğün, dinledikleri halde incitmeye behane aramayın, çünkü Allah çok yüksek, çok büyük bulunuyor
Diyanet İşleri
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
Mehmet Okuyan
Allah'ın onlardan (insanlardan) bir kısmını diğerlerine (farklı oldukları noktalarda) üstün kılması ve (bir de) mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler, kadınların koruyucusudur. (Onun için) iyi kadınlar, (Allah'a) itaatkâr; Allah'ın (kendilerini) korumasına karşılık gizliyi (namuslarını) koruyanlardır. Geçimsizliğinden[1] endişe ettiğiniz kadınlara gelince, onlara öğüt verin; onları yataklarda yalnız bırakın ve kendilerini (kısa süreli yanınızdan) uzaklaştırın![2] Size gönülden bağlanırlarsa[3] artık onların aleyhine başka bir yol aramayın! Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.
Dipnot 1
Bu ifade, [nüşûz]undan yani başkasıyla evlenmek düşüncesiyle hareket ederek hanımların gözlerini, bakışlarını kaldırması, başka birisiyle evlilik arayışına girmesi demektir.
Dipnot 2
Buradaki [darb] fiili "dayak atmak", "dövmek" değil, "kısa süreli ayrılmak" demektir ki bu olayın nasıl uygulandığı noktasında Hz. Muhammed'in hayatında da iki örnek olayın yaşandığı rivayet edilmektedir. Bu konuda bir yaklaşımımızı daha hatırlatmakta yarar görmekteyiz. Ayette geçen [ıdribûhunne] ifadesi kelimenin anlamları içerisinde ilk belirttiğimiz anlam gereği boşanma öncesinde hanımlara "örnek verilmesi", yani evliliği sürdürmenin gerekliliği noktasında sunulacak örnek uygulamaları ve örnek hayatları hanımlara bildirmek gerektiği şeklinde de bir yorum getirilebilir ki bu yorum [darabe] fiilinin anlam alanında zaten var olan bir boyutun tercih edilmesidir. Zira Ra‘d 13:17 ve Zuhruf 43:58'de bu kelimenin herhangi bir takı olmadan "örnek vermek" anlamında kullanıldığı bilinmektedir. Gerçekte ayette kastedilen anlamın dövmek olmadığı gün gibi aşikârdır.
Dipnot 3
Burada sözü edilen "itaat", gönülden sağlanan bağlılık, yani aile birlikteliğini sağlayacak olan sevgi bağlılığıdır. Kastedilen zoraki ve baskıcı zorbalık içerikli bir boyun eğdirme değildir.
Suat Yıldırım
Kocalar eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah'ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenmeleri gibi mali yükümlülükleridir. O halde iyi kadınlar: itaatli olan ve Allah kendi haklarını nasıl korudu ise, kocalarının yokluğunda, onların hukuklarını koruyan kadınlardır. Dikbaşlılığından yıldığınız kadınlara gelince: Onlara evvela öğüt verin, vazgeçmezlerse yatakta yalnız bırakın ve bunlarla da yola gelmezlerse onları hafifçe dövün.Şayet size itaat ederlerse, onlara yüklenmek için bir sebep aramayın. Unutmayın ki üstünüzde çok yüce ve büyük olan Allah vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Erkekler, kadınlar üzerinde hakim dururlar, çünkü bir kere Allah birini diğerinden üstün yaratmış ve bir de erkekler mallarından harcamaktadırlar. Bunun için iyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın korumasını emrettiği şeyleri, kocalarının yokluğunda da korurlar. Serkeşlik etmelerinden endişe ettiğiniz kadınlara gelince; önce kendilerine nasihat edin, sonra yataklarında yalnız bırakın, yine dinlemezlerse dövün. İtaat ettikleri halde onları incitmek için bahane aramayın. Çünkü Allah, çok yüksek çok büyüktür.
Muhammed Esed
Erkekler, kadınları, Allahın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler. Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allahın koru(nmasını buyur)duğu mahremiyeti koruyan sadık ve itaatkar kadınlardır. Kötü niyetlerinden korktuğunuz kadınlara gelince, onlara (önce) nasihat edin; sonra yatakta yalnız bırakın; sonra dövün; ve bundan sonra itaat ederlerse onları incitmekten kaçının. Allah gerçekten yücedir, büyüktür.
Yaşar Nuri Öztürk
Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin, sonra onları yataklarında yalnız bırakın ve nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size saygılı davranırlarsa artık onlar aleyhine başka bir yol aramayın. Allah çok yücedir, sınırsızca büyüktür.
Süleymaniye Vakfı
Erkekler, kadınları koruyup kollamakla görevlidirler. Bunun sebebi, Allah'ın, onlardan her birini (bazı konularda) diğerinden üstün kılması[1] ve erkeklerin mallarından (eşleri için) harcama yapmalarıdır.[2] İyi kadınlar, Allah'a içten boyun eğen[3] ve Allah'ın korumasına karşılık kimse görmezken de kendilerini özenle koruyanlardır.[4] Ayrılmasından[5] korktuğunuz kadınlarınıza güzel öğütler verin, yatakta onlardan uzaklaşın[6] ve onları (evlerinde) bırakın.[7] Sizi gönülden kabul ederlerse[8] onlara karşı başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah pek yücedir, büyüktür.
Dipnot 1
Bazı konularda erkekler, bazı konularda da kadınlar üstün olduğu için (Nisa 4/32) biri diğerini tamamlar. Allah Teala, eşler arasına sevgi ve merhamet bağı koyarak iyi bir aile kurmalarının yolunu açmıştır (Rum 30/21).
Dipnot 2
Erkek, eşine mehir vermek ve onu geçindirmekle sorumludur (Bakara 2/233; Nisa 4/4, 24; Talak 65/6).
Dipnot 3
İyi kadınların özelliği olarak geçen "Allah'a içten boyun eğme" iyi erkeklerin de özelliğidir (Ahzab 33/35). Bunu görmek istemeyenler kelimeye, sadece bu ayette "kocalarına içten boyun eğme" anlamını verirken diğer ayetlerde "Allah'a içten boyun eğme" anlamını verirler (Bakara 2/116, Al-i İmran 3/17, Nahl 16/120, Rum 30/26, Zümer 39/9, Tahrim 66/12).
Dipnot 4
Allah, namuslu erkek için muhsin (محصن) /kendini koruyan, namuslu kadın için de muhsana (محصنة) /korunmuş olan ifadesini kullanır (Nisa 4/24-25, Maide 5/5). Kadını koruyan Allah'tır. Allah, namuslu bir kadının zina ettiğini iddia eden kişinin, kendisi dışında 4 şahit getirmesini şart koşmuştur. Dört şahit getirmeyeni iftiracı saymış ve ona, seksen kırbaç vurulmasını, tevbe edip kendini düzeltinceye kadar da şahitliğinin kabul edilmemesini emretmiştir (Nur 24/4-5). Kötü kadınlar, Allah'ın yaptığı bu korumayı fırsata çevirip, kimsenin göremeyeceği yerlerde ahlaksızlık yapabilirler. Ama Allah'a içten boyun eğen kadınlar böyle bir şey yapmazlar.
Dipnot 5
"Ayrılma" anlamı verdiğimiz kelime, oturduğu yerden hafifçe kalkma anlamına gelen "nüşuz (نُشُوزً )"dur (el-Ayn). Kendi hür iradesiyle nikah sözleşmesinin tarafı olan kadın ve erkekten her biri yine kendi hür iradesiyle ayrılmaya karar verebilir. Erkeğin kararına talak (Talak 65/1-7) kadınınkine iftida denir (Bakara 2/229, Mümtahine 60/10-11). Aradaki tek fark, kadının, son kararını vermesinden önce araya hakemlerin girmesinin zorunlu olmasıdır (Bakara 2/229, Nisa 4/35). Bu, kadını korumaya yönelik bir şarttır (Nisa 4/19-21). Eşlerden birinin, ayrılmaya karar vereceğini gösteren davranışlar, diğerini korkuttuğu için "nüşuzundan korkma" ifadesikullanılmıştır. Bu ayette erkeğin, eşinin nüşuzundan korkması halinde yapması gerekenler anlatılmaktadır. Kadın kararında ısrarlı ise, bir sonraki ayete göre hareket edilir. Eşinin nüşuzundan korkan taraf kadın ise yapılması gerekenler Nisa 4/128. ayette anlatılmıştır. Ayrılma gerçekleşirse Allah, kendi imkanlarıyla birini diğerine muhtaç olmaktan kurtaracağına söz vermiştir (Nisa 4/130).
Dipnot 6
Ayetteki bu emre göre kadının kararını kesinletirmesinden sonra her şey bitmiş olacağı için (Bakara 2/229, Mümtahine 60/10-11) onun nüşuzundan yani ayrılma isteğinin ortaya çıkmasından itibaren erkek, kadının yatağından ayrılmak zorundadır. Erkeğe yüklenen bu görev, hem kadının kararını gözden geçirmesini sağlar hem de ayrılmak istediği kocadan hamile kalmasını önler. Erkek eşini boşadığında da kadın, erkeğin yatağından ayrılır (Talak 65/1). Erkeğin yataktan ayrılmasının iftidandan önce, kadının yataktan ayrılmasının da talaktan sonra olması, iftida ile talak arasındaki farktan kaynaklanır (Bakara 2/228).
Dipnot 7
"Bırakma" anlamı verdiğimiz darb (ضرب ) kelimesinin kök anlamı, bir şeyi bir şeyin üstüne bırakmadır (Müfredat). Hemen her iş için kullanılan bu fiilin anlamı, bırakılan şeye göre değişir (el-Ayn). Allah Teala, Kur'an'a koyduğu örnekler için daima darb (ضرب ) kelimesini kullanır (Bakara 2/26, İbrahim 14/24, Nahl 16/75-76, 113 …). Çünkü o örnekler, hep Kur'an'da kalır ve hiçbir zaman önemini kaybetmez. Bu ayete göre eşinin ayrılacağından korkan erkeğin, kadının kararı kesinleşinceye kadar onu evden çıkarmaması gerekir. Erkeğin boşamasından sonra da belki araları düzelir diye iddet müddeti boyunca kadının evde kalması gerekir. Çünkü bu açıdan kadın ve erkek arasındaki hak ve görev eşitliği vardır (Bakara 2/228, Talak 65/1). Ama erkeğin boşamasında hakemlerin devreye girme zorunluluğunun olmaması, aradaki bir derecelik farktan kaynaklanır. Ayrıca erkek boşadığında kadın iddet bekler ama kadın boşandığında iddet beklemez.
Dipnot 8
"Gönülden kabul etme" ayette geçen itaatın anlamıdır. Zıddı ikrahtır (Müfredat). Ayetteki bu ifade, darb (ضرب ) kelimesine "dayak" anlamı vermeyi imkansızlaştırır. Çünkü bir işi dayak sonucu yapmak ikrah yani baskı altında yapmak olur. Halbuki dinimizde, ikrahın hiçbir çeşidine yer yoktur (Bakara 2/256).
Süleyman Ateş
Allah, insanları birbirinden üstün kıldığı ve mallarından harca(yıp kadınların geçmini sağla)dıkları için erkekler, kadınlar üzerinde yöneticidirler. Bundan dolayı iyi kadınlar ita'atkar olup, Allah'ın kendilerini korumasına karşılık (Allah'ın verdiği başarı ile) gizliyi korurlar (kocalarına asla ihanet etmezler). Hırçınlık, etmelerinden korktuğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarda onlara sokulmayın, onları dövün. Eğer size ita'at ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Çünkü Allah yücedir, büyüktür.