Fecr 89:17
Cüz: 30 | Sayfa: 593
كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ
Kella bel la tukrimunel yetim.
#yetim
#imtihan
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Asla! Bilakis siz yetime izzet ikram göstermiyorsunuz,
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır hayır doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz
Diyanet İşleri
Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.
Mehmet Okuyan
Hayır! Doğrusu, siz yetime ikram etmiyorsunuz.[1]
Dipnot 1
[el-Yetîm] kelimesi, öncelikle ana veya babası ya da hem anası hem de babası olmayan çocuklar için kullanılan özel bir sıfattır. Kelimeyi "muhtaç olunan şeyden yoksunluk" diye anlarsak, anlamı daha geniş bir çerçeveye oturtmuş oluruz. İnsan, sahip olması gereken herhangi bir şeyden yoksun ise, o şeyin yetimidir. Sağlık, bilgi, ilgi, sevgi, şefkat, itibar, çevre, para, mal, destek gibi değerlerden yoksun olanların, bunların yetimi olduğu unutulmamalıdır.
Suat Yıldırım
Hayır! (Siz Allah'tan hep ikramı devam ettirmesini istersiniz ama,) yetime değer vermezsiniz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hayır, hayır, doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.
Muhammed Esed
Ama hayır, hayır, (ey insanlar, bütün yaptıklarınızı ve yapmadıklarınızı bir düşünün:) siz yetime karşı cömert değilsiniz,
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.
Süleymaniye Vakfı
Hayır, hayır! Aslında (imtihanı kaybediyorsunuz çünkü) siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.[1]
Dipnot 1
Birçok ayette yetimlere iyi davranmak ve ikramda bulunmak emredilmiş, bu emri yerine getiren kullar övülmüştür (Bakara 2/83, 177, 215, 220; Nisa 4/8, 36; İnsan 76/8; Beled 90/15).
Süleyman Ateş
Hayır, doğrusu siz (Allah'tan ikram bekliyorsunuz ama kendiniz) yetime ikram etmiyorsunuz.
Benzer Ayetler
Nisa
4:62
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 50%
فَكَيْفَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْد۪يهِمْ ثُمَّ جَٓاؤُ۫كَ يَحْلِفُونَ بِاللّٰهِ اِنْ اَرَدْنَٓا اِلَّٓا اِحْسَاناً وَتَوْف۪يقاً
Fakat, önceden yaptıkları yüzünden başlarına öngöremedikleri bir musibet gelirse ne olacak halleri? Sonra sana gelecekler, Allah adına yeminle "bizim amacımız sadece iyilik yapmak ve uyumu sağlamaktı" (diyecekler).
Araf
7:94
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 50%
وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ
Biz hiçbir ülkeye bir peygamber göndermemişisizdir ki, (zamanında) oranın halkını belki (Allah'a) boyun eğerler diye şiddetli zorluk ve darlıkla sınamamış olalım.
Bakara
2:124
Skor: 16
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 33%
وَاِذِ ابْتَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ رَبُّهُ بِكَلِمَاتٍ فَاَتَمَّهُنَّۜ قَالَ اِنّ۪ي جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ اِمَاماًۜ قَالَ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۜ قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِي الظَّالِم۪ينَ
Hani Rabbi İbrahim'i insanı şiddetle sarsan ağır imtihanlara tabi tutmuş ve o da bu (imtihanı) hakkıyla verdiği zaman demişti ki: "Ben seni insanlığa önder yapacağım". İbrahim: "Neslimden de!?" demişti. Allah buyurmuştu: "Sözüm (senin neslinden de olsa) zalimler için asla geçerli değildir."