Beled 90:14
Cüz: 30 | Sayfa: 594
اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ
Ev ıt'amun fi yevmin zi mesgabeh.
#yetim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
veya açlık gününde (muhtaçları) doyurmaktır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Veya salgın bir açlık gününde yemek yedirmek
Diyanet İşleri
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
Mehmet Okuyan
(14, 15, 16) Veya açlık gün(ün)de yakın(ı) olan bir yetimi veya (karnı) toprağa yapışmış (hiçbir şeyi olmayan) yoksulu doyurmaktır.
Suat Yıldırım
Kıtlık zamanında yemek yedirmektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ya da salgın bir açlık gününde yemek yedirmektir.
Muhammed Esed
yahut (kendi) aç iken (başkasını) doyurmaktır,
Yaşar Nuri Öztürk
Yahut da açlık ve perişanlık gününde doyurmaktır o,
Süleymaniye Vakfı
Veya kıtlık gününde yedirmektir,
Süleyman Ateş
Yahut açlık gününde doyurmaktır:
Benzer Ayetler
Hac
22:36
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِـعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Malum kurbana gelince: Biz onu sizin için içerisinde nice hayırlar barındıran Allah'ın simgelerinden biri olarak (ibadet) kıldık: o halde, (ön ayaklarından biri bağlanıp) sıra sıra diz çöktürülen hayvanları kurban ederken Allah'ın ismini anın; nihayet onların yanı yere gelince artık ondan siz de yiyin, ihtiyacını belli eden ya da etmeyen herkese de yedirin: Bu böyledir; zira Biz onları sizin yararınıza amade kılmışızdır; umulur ki şükredersiniz.
Nur
24:32
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَـرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Ve içinizden bekar olanları, erkek ve kadın esirlerinizden (evliliğe) elverişli olanları evlendirin! Yoksul da olsalar, Allah onları lutfuyla destekleyecektir: zira Allah (lutfunda) sınırsızdır, (kime ne kadar vereceğini) çok iyi bilir.
Zariyat
51:19
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ
servetlerinde, isteyebilen ve isteyemeyen muhtaçların da bir payı vardı.
Kalem
68:23
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
Derken yola koyuldular... Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Kalem
68:24
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ
"Bugün hiçbir yoksulun yanınıza sokulmaması gerekiyor!"
Kalem
68:25
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ
Sabah erkenden, güçleri her şeye yetermiş havasıyla yola koyuldular.
Hâkka
69:34
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Yoksulu doyurmak için hiçbir çaba harcamadı.
Mearic
70:25
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ
Hassaten yardım isteyenlerin ve (isteyemediği için) mahrum kalanların...
Müddessir
74:44
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ
hem de yoksulları doyurmazdık;
İnsan
76:8
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪يناً وَيَت۪يماً وَاَس۪يراً
ve kendi istek ve arzularına rağmen muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirirler;