SemanticQuran

Şems 91:2

Cüz: 30 | Sayfa: 594
وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ
Vel kameri iza telaha.
#emanet
Sure Audio
Dauer: 73 Sekunden

Mealler

Mustafa İslamoğlu
güneşi izleyen ay şahit olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve aya: uyduğu zaman ona
Diyanet İşleri
Onu izlediğinde Ay'a andolsun,
Mehmet Okuyan
Onu izlediğinde aya,[1]
Dipnot 1
Ayette geçen [telâ/tilavet] fiili "takip etmek" anlamındadır. Kur'an'ı tilavet etmek de onun ilkelerini takip etmektir. Ay ışığını güneşten aldığı gibi bizim de Kur'an'dan ışık almamız ve vahyin yörüngesinde yaşamamız gerekmektedir.
Suat Yıldırım
Onu izlediği zaman ay hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ona uyduğunda aya,
Muhammed Esed
ve güneşi(n ışığını) yansıtan ayı!
Yaşar Nuri Öztürk
Onu izlediğinde Ay'a,
Süleymaniye Vakfı
Onu takip ettiğinde Ay'a,[1]
Dipnot 1
"Onu takip ettiğinde (إِذَا تَلَاهَا)" sözündeki "(ها) onu" zamiri, Güneşi de duhayı da gösterebilir özelliktedir. Kutup bölgeleri dışında Ay'ın Güneşi takip ettiği, Güneş'in düzenli olarak doğup batmadığı kutup bölgelerinde ise duhasını yani Güneşin yaydığı dalgalı ışınları takip ettiği gözlemlenebilir. Kameri takvimde yeni Ay'ın göstergesi, gündüzün bitiminden sonra gözüken hilaldir. Kutup bölgesinde ise Güneşin yeterince veya hiç gözükmediği kış günleri ile yeterince veya hiç batmadığı yaz günlerinde yeni ayın göstergesi olan hilal, duhanın kaybolmaya başlamasından sonra gözükür. Duhanın kaybolduğu, havanın durgunlaşmasıyla anlaşılır. Ay'a yemin edilen ayetler için bkz. Müddessir 74/32, İnşikak 84/18.
Süleyman Ateş
Onu izleyen aya andolsun,

Benzer Ayetler

Bakara 2:23
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِمَّا نَزَّلْنَا عَلٰى عَبْدِنَا فَأْتُوا بِسُورَةٍ مِنْ مِثْلِه۪ۖ وَادْعُوا شُهَدَٓاءَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
Eğer siz kulumuza indirdiklerimize dair bir kuşku taşıyorsanız, haydi, hemen onun benzeri bir sure getiriniz; ve eğer sözünüze sadıksanız, Allah dışındakı tanıklarınızı da yardıma çağırınız!
Maide 5:113
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
قَالُوا نُر۪يدُ اَنْ نَأْكُلَ مِنْهَا وَتَطْمَئِنَّ قُلُوبُنَا وَنَعْلَمَ اَنْ قَدْ صَدَقْتَنَا وَنَكُونَ عَلَيْهَا مِنَ الشَّاهِد۪ينَ
Onlar, "Biz ondan yemek, kalplerimizi tatmin etmek, bize hakikati söylediğini bilmek ve o hakikete biz de şahitlik yapmak isteriz" dediler.