Maide 5:6
Cüz: 6 | Sayfa: 107
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا قُمْتُمْ اِلَى الصَّلٰوةِ فَاغْسِلُوا وُجُوهَكُمْ وَاَيْدِيَكُمْ اِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُوا بِرُؤُ۫سِكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ اِلَى الْكَعْبَيْنِۜ وَاِنْ كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُواۜ وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَٓاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَٓائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَٓاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَٓاءً فَتَيَمَّمُوا صَع۪يداً طَيِّباً فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْد۪يكُمْ مِنْهُۜ مَا يُر۪يدُ اللّٰهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُمْ مِنْ حَرَجٍ وَلٰكِنْ يُر۪يدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Ya eyyuhellezine amenu iza kumtum iles salati fagsilu vucuhekum ve eydiyekum ilel merafikı vemsehu bi ruusikum ve erculekum ilal ka'beyn ve in kuntum cunuben fattahheru ve in kuntum marda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel gaitı ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiden tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum minh ma yuridullahu li yec'ale aleykum min haracin ve lakin yuridu li yutahhirekum ve li yutimme ni'metehu aleykum leallekum teşkurun.
Istenen
(4/5)
#şükür
#namaz
#iman
Sure Audio
Dauer: 2777 Sekunden
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzünüzü, ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı meshedin ve bileklere kadar ayaklarınızı da (yıkayın ve/veya meshedin). Eğer cünüp olmuşsanız baştan ayağa temizlenin! Fakat eğer hastaysanız, ya da yolcuysanız, yahut doğal ihtiyacanızı gidermişseniz veya kadınlarla birlikte olmuşsanız ve su da bulamıyorsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelerek onunla yüzlerinizi ve kollarınızı meshedin. Allah sizi zora sokmak istemez; fakat sizi pırıl pırıl yapmak ve nimetlerinin tamamını size bahşetmek ister ki şükredenlerden olasınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Namaza kalkacağınız vakit yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi ve başlarınıza mesh edib her iki topuğa kadar ayaklarınızı yıkayın, cünübseniz tas tamam yıkanın, eğer hasta veya seferde olursunuz veya biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunursunuz da suya gücünüz yetmezse o vakit de temiz bir toprağa teyemmüm edin: niyyetle ondan yüzlerinize ve ellerinize mesh eyleyin, Allahın muradı sizi sıkıntıya koşmak değil ve lakin o sizi pam pak etmek ve üzerinizdeki ni'metini tamamlamak istiyor ki şükredesiniz
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Salâta[1] (namaza) kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi (kollarınızı) yıkayın; başlarınızı ve aşık kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh edin! Cünüp olduysanız temizlenin (yıkanın)! Hastaysanız veya yolculuktaysanız veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara (cinsel olarak) dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprak arayın ve yüzlerinizi de ellerinizi de ondan (onunla) mesh edin![2] Allah size herhangi bir güçlük (çıkarmak) istemez[3] fakat sizi tertemiz kılmak ve size (verdiği) nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.[4]
Dipnot 1
Buradaki [es-salâh] kelimesi [kumtum] fiiliyle birlikte kullanıldığı için ayette kastedilen eylem, bilinen ve uygulanan şekliyle "namaz kılmak"tır.
Dipnot 2
Bu ayet benzer mesaj içeren Nisâ 4:43. ayetle birlikte okunmadır.
Dipnot 3
Yüce Allah'ın dinde zorlamaya yer vermemesiyle ilgili olarak bkz. Bakara 2:185; Hacc 22:78.
Dipnot 4
Yüce Allah toplumsal hayata dair çok önemli konularda hükümlerini belirledikten sonra, bu ayette bireysel hayatın en önemli unsurlarından birisi olan namazı, abdesti, guslü ve teyemmümü ele almaktadır. Bu çerçevede öncelikle abdestle ilgili açıklayıcı bilgiler verilmekte, abdestte iki organın yıkanması, iki organın ise meshedilmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Yıkanacak organlar "yüz" ve "dirseklere kadar eller-kollar"dır; meshedilecek organlar ise "baş" ve "aşık kemiklerine kadar ayaklar"dır. Buna göre abdestin farzları dörttür, diğer uygulamalar ise sünnetlerdir. Abdestin her namaz için gerekli olup olmadığı da tartışılmıştır; ancak devam eden cümlelerden de anlaşılacağı gibi, abdestin bozulması durumu yaşanırsa abdest veya teyemmümle ilgili bilgilerin verilmesi, her namaz için değil de abdest bozulunca tazelenmesi gerektiğini göstermektedir. Her namaz için abdestin alınması gerektiği görüşü ise ayetin zahirinden anlaşılan bir yaklaşımın sonucudur.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Namaza kalkmak istediğinizde yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedip topuklarınızla birlikte ayaklarınızı da yıkayın. Cünüp iseniz tastamam yıkanın (boy abdesti alın). Eğer hasta veya yolcu iseniz veya tuvaletten gelmişseniz, yahut kadınlarla münasebette bulunmuş olup da su bulamazsanız temiz toprağa teyemmüm edin, (manen arınma niyeti ile) ondan yüzlerinize ve ellerinize meshedin. Allah size güçlük çıkarmak istemez, fakat şükredesiniz diye sizi temizleyip arındırmak ve size olan nimetlerini tamama erdirmek ister.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. Allah'ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.
Muhammed Esed
Siz ey imana ermiş olanlar! Namaz kılacağınız zaman yüzünüzü, ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı yıkayın ve (ıslak) ellerinizi başınızın üzerine hafifçe sürün ve bileklere kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer boy abdestini gerektiren bir halde iseniz kendinizi temizleyin. Ama eğer hasta iseniz yahut seyahatteyseniz yahut tabii ihtiyacınızı gidermişseniz yahut bir kadınla birlikte olmuşsanız ve su bulamıyorsanız, o zaman, temiz toprağa ellerinizi sürün ve onunla yüzünüzü ve kollarınızı hafifçe ovun. Allah sizi zora koşmak istemez; ama sizi tertemiz kılmak ve nimetlerinin tamamını size bahşetmek ister ki şükredenlerden olasınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Namaza duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz.
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın. Başınızı ve bilek kemiklerine kadar ayaklarınızı mesh[1] edin. Eğer cünüp iseniz yıkanın. Hasta veya yolculuk halinde olursanız ya da sizden biri abdest bozduğu yerden gelirse[2] yahut kadınlarınızla birleşir[3] de su kullanma imkanı bulamazsanız[4] temiz bir yüzeye[5] yönelip onunla yüzünüzü ve ellerinizi[6] meshedin. Allah, size güçlük çıkarmak istemez. Ama sizi arındırmak ve size olan nimetini tamamlamak ister[7]. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.
Dipnot 1
Mesh etmek, eli bir şey üzerinde gezdirmektir (Müfredat). Bkz. Sad 38/33. Ayette, su bulamayanların teyemmüm etmeleri emredildiği için abdestte meshin ıslak elle yapılması gerektiği anlaşılır. Başı mesh etmek, ıslak eli başın üzerine sürmek; ayağı mesh etmek de ıslak eli bilek kemiklerine kadar ayağın üzerine sürmektir.
Dipnot 2
'Abdest bozma yeri' diye meal verdiğimiz (الغائطَ = el-ğait), geniş ve rahat yer anlamındadır (Lisan). Yellenme, küçük ve büyük abdest, böyle bir yerde yapılabilir. Kişinin uyuduğu yer de rahat ettiği yerdir. Uyku, eklemlerin gevşemesine ve yellenmeye sebep olur. Bu sebeple ayetin başında yer alan 'namaza kalkma' ifadesi, hem böyle bir uykudan uyanarak kalkma hem de abdestsiz veya cünüp olunduğunda namaz kılmak için kalkma anlamındadır.
Dipnot 3
Cinsel ilişki veya başka yolla meydana gelen orgazm hali.
Dipnot 4
Suyu kullanacak durumda değilseniz (Müfredat وجد md.).
Dipnot 5
Said (صَعٖيدً) üste çıkmış şey anlamındadır. Dünya'nın dış yüzeyine (Kehf 18/8) ve yüzeyde olan her şeye said (Kehf 18/40) denir.
Dipnot 6
Arapçada el anlamına gelen (يد = yed) kelimesi, sözlüklere göre omuzdan parmak uçlarına kadar tüm kolu ifade eder. Ancak kelimenin Kur'an'daki kullanımları, bilekten parmak uçlarına kadar olan, bir şeyi tutmaya yarayan bölümü ifade etmektedir. Bu durum A'raf 7/195 ve Taha 20/22. ayetlerde görülebilir. Bu sebeple Maide suresi 6. ayette abdest tarif edilirken, "ellerinizi dirseklerinize kadar yıkayın" denilerek, sadece ellerin yıkanıp bırakılmaması, yıkanacak bölgenin dirseklere kadar uzatılması emredilmiştir. Ayrıca Nisa 43 ve Maide 6. ayetlerde "yüzünüzü ve ellerinizi meshedin" şeklinde tarif edilen teyemmümü, "dirseklere kadar" ifadesi kullanılmadığı için nebimiz de ellerini bileklerine kadar mesh ederek yerine getirmiş, dirseklerine kadar mesh etmemiştir (Buhari, Teyemmüm 3; Ebu Davud, Taharet 123).
Dipnot 7
Ayette geçen "size olan nimetini tamamlamak ister" ifadesi, yeni bir hükmün geldiğini göstermektedir. Bu ayette geçen teyemmüm, daha önce Nisa 43. ayette de aynı şekilde geçtiği, abdest ise detaylarıyla sadece burada anlatıldığı için bu yeni hükmün abdestle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Bu, önceki şeriatte var olan ve bu ayet gelinceye kadar Müslümanların da uyguladıkları "ayakları yıkama" hükmünün meshe çevrilmesidir. "Allah size güçlük çıkarmak istemez" ifadesi de buna işaret etmektedir. Bakara suresinin 106. ayetinde "Biz bir ayeti nesh edersek veya unutturursak ya aynısını ya da daha hayırlısını getiririz" buyrulduğundan bu durum, oruç tutmada getirilen kolaylık (Bakara 2/187) gibi daha hayırlısıyla neshin örneğini teşkil etmektedir.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, namaza dur(mak iste)diğiniz zaman yıkayın: yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerizi; meshedin: başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı. Eğer cünüp iseniz tam temizlenin. Hasta, yahut yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, ya da kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz toprağa teyemmüm edin; ondan yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve size olan ni'metini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.
Benzer Ayetler
Rum
30:18
Skor: 27
Ortak tag: 2 | Güçlü tag: namaz | Tag overlap: 67%
وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِياًّ وَح۪ينَ تُظْهِرُونَ
Göklerde ve yerde her tür sena ve övgüye layık tek varlık O olduğuna göre, öğleyin ve akşama girerken de (O'nu anın).
Neml
27:15
Skor: 22
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 67%
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْماًۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي فَضَّلَنَا عَلٰى كَث۪يرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu, Davud'a ve Süleyman'a da ilim vermiştik; o ikisi "Bütün hamd, bizi mü'min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a mahsustur!" demişlerdi.
Fatır
35:30
Skor: 21
Ortak tag: 2 | Güçlü tag: namaz | Tag overlap: 33%
لِيُوَفِّيَهُمْ اُجُورَهُمْ وَيَز۪يدَهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ
neticede (Allah) onlara karşılıklarını tam olarak ödeyecek, üstelik kendisinden bir bağış olarak fazlasını da lutfedecektir: zira O tarifsiz bir bağışlayıcıdır, şükre hadsiz hesapsız bir karşılık verendir.
Nisa
4:147
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 40%
مَا يَفْعَلُ اللّٰهُ بِعَذَابِكُمْ اِنْ شَكَرْتُمْ وَاٰمَنْتُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ شَاكِراً عَل۪يماً
Eğer siz Allah'a şükreder ve iman ederseniz, Allah size azap edip de ne yapsın? Zira Allah şükredenlerin karşılığını her zaman veren ve her şeyi bilendir.
Enam
6:53
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 50%
وَكَذٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لِيَقُولُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَاۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِر۪ينَ
İşte bu şekilde insanları birbiriyle sınarız ki, "Acaba Allah bizi bırakıp da onlara mı ikramda bulunda?" diye sorsunlar. Kimin şükrettiğini en iyi bilen Allah değil midir?
Taha
20:130
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Güçlü tag: namaz | Tag overlap: 22%
فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّـحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى
Öyleyse, artık onların söyleyeceklerine karşı sabırlı ol! Bir de güneşin doğumu ve batımından önce Rabbinin aşkın olan yüce zatını (namaz kılarak) hamd ile an! Yine gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün belli zamanlarında (namaz kılarak) O'nun yüce zatını an (ki, O'ndan) razı olduğun belli olsun!
Zümer
39:29
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 40%
ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً رَجُلاً ف۪يهِ شُرَكَٓاءُ مُتَشَاكِسُونَ وَرَجُلاً سَلَماً لِرَجُلٍۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلاًۜ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِۚ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
(Bu bapta) Allah size hepsi birbirine rakip bir çok ortağın emri altında bulunan bir adamla, sadece bir kişiye bağlı bir adamın durumunu misal gösterir: bu ikisinin durumu eşit midir? Allah'a hamd olsun ki hayır, ama onların çoğu bunu kavramaktan bile acizdirler.
Bakara
2:267
Skor: 16
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 33%
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّٓا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِۖ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَب۪يثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِاٰخِذ۪يهِ اِلَّٓا اَنْ تُغْمِضُوا ف۪يهِۜ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ
Siz ey iman edenler! Kazancınızın temiz ve helal olanından ve sizin için topraktan bitirdiğimiz ürünlerden karşılıksız harcayın; fakat, size verildiğinde gözü kapalı olmadıkça el uzatmayacağınız, bayağı ve haram olanı vermeye kalkmayın! Zira iyi bilin ki, Allah (kendi kendine ve tüm varlığa) yetendir, hamdin her türüne layıktır.
Tevbe
9:112
Skor: 16
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 25%
اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ
(Bu), ne zaman bir günah işleseler hemen tüm varlığıyla O'na yönelenlerin, yalnız O'na kulluk edenlerin, övgülerin tamamını sadece O'na hasredenlerin, seyyah olup O'nun rızasının peşine düşenlerin, yalnızca O'nun önünde eğilip, sadece O'nun huzurunda yere kapananların, iyi ve doğru olanı önerip kötü ve yanlış olandan alıkoyanların ve Allah'ın koyduğu sınırları kesintisiz koruyanların (mutluluğudur). O halde, (bu evsaftaki) tüm mü'minleri müjdele.
Kehf
18:1
Skor: 16
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 29%
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْـكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِـوَجا۔ًۜ
Hamd tümüyle kuluna ilahi mesajı indiren ve onda hiçbir çarpıklığa yer vermeyen Allah'a mahsustur.