SQ SemanticQuran

Maide 5:44

Cüz: 6 | Sayfa: 114
اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ فَلَا تَخْشَوُا النَّاسَ وَاخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۜ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ
İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur, yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bimestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuhedae, fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelallahu fe ulaike humul kafirun.
Bilim / Bilgi / Akıl (4/5)
#emanet #rab #inkar #akıl_bilgi #ilim #hikmet

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Şüphe yok ki, kendisinde rehberlik ve ışık bulunan Tevrat'ı Biz indirdik. Hepsi de Allah'a teslim olmuş bulunan peygamberler, Yahudi olanlara onunla hükmetmişlerdi; Allah kelamından bir kısmı kendi korumalarına bırakıldığı için, Allah'a adanmış adamlar ve hahamlar da öyle yapmışlardı; hepsi de ona şahit idiler. O halde (Ey Yahudileşen İsrailoğulları), gözünüzde büyüttüğünüz insanlardan korkmayın, Benden korkun! Ayetlerimi az bir menfaat karşılığı pazarlamayın! Zira Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Filvakı' biz Tevratı indirdik, onda bir hidayet, bir nur vardı, müslim olan nebiyyun, Yehudilere onunla hukmederlerdi, rabbaniyyun ve ahbar da, kitabullahın muhafazasına me'mur edilmiş olmaları ve üzerine nazır ve murakıb bulunmaları hasebile hukmederlerdi, artık insanlardan korkmayın benden korkun, benim ayetlerimi bir kaç paraya değişmeyin, ey hakimler! Her kim Allahın indirdiği ahkam ile hukmetmezse onlar hep kafirlerdir
Diyanet İşleri
Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb'e adamış kimseler ile alimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah'ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat'ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu halde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat'ı biz indirdik.[1] (Allah'a) teslim olmuş peygamberler, yahudiler(e ait davalarda) onunla (Tevrat ile) hükmederler(di). Allah'ın Kitabı'nı korumakla görevlendirildikleri için Rablerine teslim olmuş kişiler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi de ona (Tevrat'ın hak olduğuna) şahitti. (Ey hâkimler)! İnsanlardan korkmayın; bana saygı duyun! Ayetlerimi az bir değer karşılığında satmayın! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.
Dipnot 1
Tevrat'ta hidayet yani hak ve hakikata rehberlik eden esaslar bulunması ve onun da hakikatın ışığını içermesi ifadesi, Mâide 5:41'de yer alan "kelimelerin yerlerini değiştirmeleri, onu tahrif etmeleri" ile çelişki arz etmez. Çünkü burada iki ihtimalden söz edilebilir: 1. Tevrat'ın ilk indirilmiş orijinal, yani bozulmamış hali kastediliyor olabilir ki elbette Tevrat da Yüce Allah'ın bir kitabıdır ve elbette o da diğer ilahi mesajlar gibi hidayet rehberidir, hakikatın ışığını temsil etmekte, buna göre evrensel anlamda tevhid çizgisinde sadece ve sadece Yüce Allah'a imanı ve teslimiyeti içeren "islâm"ın temel öğretilerini içermekteydi. Enbiyâ 21:48'de de belirtildiği gibi, Hz. Musa'ya ve Hz. Harun'a verilen ilahi mesajlara "gerçekleri yanlışlardan ayıran" anlamında [el-furkân], "hakikatın ışık kaynağı" anlamında [dıyâ'] ve "takvâ sahibi insanlara gerçeği hatırlatan şey" anlamında [zikr] denmesinin nedeni de elbette budur. İlahi mesajlarda esas ve öz itibariyle fark olmaz, olamaz; sorun o mesajların daha sonra insanlar eliyle tahrifinde yaşanmaktadır. Mâide 5:46'da da [hidâyet] ve [nûr] sıfatları bu defa İncîl için kullanılmaktadır. 2. Tevrat'ın burada sözü edilen "hidayet rehberi ve ışık oluşu", o gün ellerinde bulunan Tevrat metinlerinin bir kısmına işaret ediyor olabilir. Zaten bağlam dikkate alındığında kastedilenin bu ikincisi olduğu, öncelikle hakeme müracaat konularının ellerindeki Tevrat nüshalarında bulunduğuna dikkat çekilmektedir.
Suat Yıldırım
İçinde hidayet ve nur olan Tevrat'ı biz indirdik. Kendilerini Hakka teslim eden nebiler, Yahudilerle ilgili meselelerde onunla hükmederlerdi. Alimler ve mürşitler de Allah'ın kitabını koruma ile görevlendirilmeleri sebebiyle yine onunla hüküm verirlerdi. Hepsi de kitabın hak olduğunun şahitleri idiler. O halde ey hakimler, insanlardan korkmayın, Benden korkun.Ayetlerimi az bir menfaat karşılığında satmayın. Kim Allah'ın indirdiği ahkam ile hükmetmezse işte onlar tam kafirdirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçekten Biz, içinde bir hidayet, bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah'ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin! Ey hakimler, her kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir.
Muhammed Esed
Şüphe yok ki, içinde rehberlik ve aydınlık bulunan Tevratı indiren Biziz. Kendilerini Allaha teslim eden peygamberler, ona dayanarak yahudi itikadına uyanlar arasında hüküm verirlerdi; (eski) din adamları ve hahamları da öyle yaptılar, çünkü Allahın kelamının bir kısmı onların himayesine emanet edilmişti; ve hepsi onun doğruluğuna şahitlik yaptılar. Bu nedenle, (ey İsrailoğulları,) insanlardan korku duymayın, yalnız Benden korkun; ve Benim mesajlarımı önemsiz bir kazanç karşılığı değiştirmeyin: Çünkü Allahın indirdiklerine göre hüküm vermeyenler, gerçekten hakikati inkar edenlerdir!
Yaşar Nuri Öztürk
Biz indirdik Tevrat'ı, biz. İyiye ve güzele kılavuz var onda, ışık var. Allah'a teslim olmuş peygamberler, Yahudilere onunla hakemlik yaparlardı. Kendini Rabb'e adayanlarla ilim ve hikmette derinleşmiş olanlar da Allah'ın Kitabı'ndan korumakla görevli olduklarıyla hükmederlerdi. Zaten onlar Allah'ın Kitabı'na tanıklardı. Artık insanlardan korkmayın, benden korkun da ayetlerimi basit bir ücret karşılığı satmayın. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, kafirlerin ta kendileridir.
Süleymaniye Vakfı
İçinde doğru yol rehberi ve bir nur bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Allah'a teslim olmuş nebiler, Yahudilere onunla hüküm verirlerdi[1]. Kendini Rabbinin yoluna adayanlar ve alimler de Allah'ın kitabını koruma ve onun Allah katından olduğuna şahitlik etme[2] görevleri gereği, onunla hüküm verirler. Siz insanlardan çekinmeyin; benden çekinin. Ayetlerimi geçici[3] bir çıkara karşılık satmayın. Her kim Allah'ın indirdiği ile hüküm vermezse kafirler işte onlardır.
Dipnot 1
Bu ayette nebilerin Yahudilere Tevrat'la hükmettikleri bildirilmektedir. Bakara suresinin 140. ayetinde de İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve esbatın Yahudi ya da Nasrani olmadığı vurgulanır. Esbatın da Musa'ya kadar devam ettiği düşünülürse, Tevrat sürecinin Musa ile başladığı söylenebilir. Kur'an'ın hiçbir ayetinde Musa'ya Tevrat'ın verildiğinden bahsedilmez. Musa'ya kitap verildiği bildirilir. Yahudi geleneğinde de Eski Ahit'in/Tanakh'ın ilk beş bölümünün Musa'ya verildiği kabul edilmektedir. Hali hazırdaki Kitab-ı Mukaddes'in içeriğinden hareketle Tevrat'ın omurgasını /ahkama dair yönünü Musa'ya verilen kitabın oluşturduğu düşünülebilir. Tevrat pek çok nebiye indirilen kitapların toplamıdır. Yahudi geleneğinde Eski Ahit'in/Tanakh'ın tamamına "Yazılı Tevrat" denmektedir. Musa'dan sonraki nebilere indirilen her kitap Musa'ya indirilen kitaba eklenmiş, Tevrat meydana gelmiştir. Nebiler sadece kendilerine verilenle değil kendilerinden önce indirilenle de amel ediyor, hüküm veriyorlardı.
Dipnot 2
Ra'd 13/43
Dipnot 3
(Kalil = قليل), bir şeyin az olduğu veya kalıcı olmadığı anlamına gelir (Mekayis).
Süleyman Ateş
Gerçekten Tevrat'ı biz indirdik, onda yol gösterme ve nur vardır. İslam olmuş peygamberler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi, kendilerini Tanrıya vermiş zahidler ve alimler de "Allah'ın Kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla (hüküm verirlerdi) ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hakimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim ayetlerimi az bir paraya satmayın! Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kafirler onlardır!

Benzer Ayetler

Haşr 59:16
Skor: 45
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
كَمَثَلِ الشَّيْطَانِ اِذْ قَالَ لِلْاِنْسَانِ اكْفُرْۚ فَلَمَّا كَفَرَ قَالَ اِنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِنْكَ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ
Tıpkı malum Şeytan örneğinde olduğu gibi: Hani o insana "inkar et" diye telkin eder, ona uyup inkar edince de "Ben senin yaptığından sorumlu değilim, çünkü ben alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım" der.
Şuara 26:145
Skor: 45
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Ben bu (davet) karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum; benim ecrimi takdir etmek sadece alemlerin Rabbine düşer."
Şuara 26:164
Skor: 45
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
Ben bu (davet) karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum; benim ecrimi takdir etmek sadece alemlerin Rabbine düşer."
Yunus 10:39
Skor: 45
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ
Fakat hayır, aksine onlar özünü kavramaktan aciz kaldıkları, üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması da (henüz) kendilerine ulaşmamışken yalanlamayı tercih ettiler. Onlardan öncekiler de işte böylesi bir yalanlamaya yeltenmişlerdi; fakat (onların akıbetini merak ediyorsan), dön de zalimlerin sonunun ne olduğuna bir bak!
Casiye 45:17
Skor: 45
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِۚ فَمَا اخْتَلَفُٓوا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُۙ بَغْياً بَيْنَهُمْۜ اِنَّ رَبَّكَ يَقْض۪ي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ
Dahası onlara (tevdi edilen) görevden dolayı açık işaretler vermiştik. Ne ki onlar durdular durdular da, kendilerine bilgi geldikten sonra -sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden- ayrılığa düştüler: Şu kesin ki, Rabbin Kıyamet Günü ayrılığa düştükleri her konuda onlar arasında hüküm verecektir.
Kehf 18:38
Skor: 45
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
لٰكِنَّا۬ هُوَ اللّٰهُ رَبّ۪ي وَلَٓا اُشْرِكُ بِرَبّ۪ٓي اَحَداً
Fakat bana gelince: şu kesin ki O benim her şeyimi borçlu olduğum birine hiç kimseyi ortak koşmam.
Taha 20:26
Skor: 40
Kat: 1 | Tag: 3 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪يۙ
kolaylaştır işimi;
Mümtehine 60:4
Skor: 40
Kat: 1 | Tag: 4 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
قَدْ كَانَتْ لَكُمْ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ ف۪ٓي اِبْرٰه۪يمَ وَالَّذ۪ينَ مَعَهُۚ اِذْ قَالُوا لِقَوْمِهِمْ اِنَّا بُرَءٰٓؤُ۬ا مِنْكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۘ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةُ وَالْبَغْضَٓاءُ اَبَداً حَتّٰى تُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَحْدَهُٓ اِلَّا قَوْلَ اِبْرٰه۪يمَ لِاَب۪يهِ لَاَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَٓا اَمْلِكُ لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ شَيْءٍۜ رَبَّـنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَاِلَيْكَ اَنَبْنَا وَاِلَيْكَ الْمَص۪يرُ
Doğrusu İbrahim'de ve ona uyanlarda sizin için güzel bir örneklik vardır. Hani onlar kendi kavimlerine şöyle demişlerdi: "Bakın, biz sizden ve Allah'ın yanı sıra taptığınız her şeyden uzağız; biz sizi(n hayat tarzınızı) reddediyoruz; sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah'a ibadet edinceye kadar ebediyen sürecek bir düşmanlık ve nefret vardır." Tek istisna, İbrahim'in babasına "Senin için kesinlikle Allah'tan mağfiret dileyeceğim; ama senin lehine Allah'tan bir şey elde etme yetkisine sahip değilim" diye söz vermesiydi. (Size düşen şöyle yalvarmaktır): "Rabbimiz! Yalnız Sana güvendik, yalnız Sana yöneldik: zira tüm yollar Sana çıkar!
Taha 20:27
Skor: 40
Kat: 1 | Tag: 3 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَان۪يۙ
düğümü çöz dilimden;
Araf 7:67
Skor: 40
Kat: 1 | Tag: 3 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
قَالَ يَا قَوْمِ لَيْسَ ب۪ي سَفَاهَةٌ وَلٰكِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Dedi ki: "Ey kavmim! Ben aklı kıt biri değilim; bilakis ben alemlerin Rabbinden bir elçiyim.