Bakara 2:75
Cüz: 1 | Sayfa: 10
اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
E fe tatmeune en yu'minu lekum ve kad kane ferikun minhum yesmeune kelamallahi summe yuharrifunehu min ba'di ma akaluhu ve hum ya'lemun.
#kitap
#uyarı
#iman
#ümit
Sure Audio
Dauer: 5982 Sekunden
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Bütün bu olanlardan sonra siz, onların size inanmalarını mı bekliyorsunuz? Oysa onlardan bir çoğu Allah'ın kelamını işitip ne demek istediğini kavradıkları halde, bile bile tahrif ediyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi bunların size iman edivereceklerini ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir fırka vardı ki Allahın kelamını işitirlerdi de akılları aldıktan sonra onu bile bile tahrif ederlerdi
Diyanet İşleri
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.
Mehmet Okuyan
Onların (kitap ehlinin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz! Oysa onlardan bir grup, Allah'ın kelamını duyarlar da iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler(di).[1]
Dipnot 1
Benzer mesajlar: Nisâ 4:46; Mâide 5:13, 41.
Suat Yıldırım
Nasıl olur onların size güvenmelerini beklersiniz ki onlardan bir zümre vardı ki Allah'ın kelamını işitip akılları aldıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şimdi bunların size iman edeceklerini ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir zümre vardır ki, Allah'ın kelamını dinlerlerdi de akılları aldıktan sonra onu bile bile tahrif ederlerdi.
Muhammed Esed
Şimdi, onların tebliğ ettiğimiz şeye inanacaklarını bekliyor musunuz? Aksine, bir çoğu Allah'ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bile bile çarpıtırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şimdi siz bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Bunların içlerinden bir fırka vardı ki, Allah'ın kelamını dinliyorlar, sonra onu, kavramalarının ardından, bilip durdukları halde tahrif ediyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Şimdi bunların (bu Yahudilerin) size inanıp güvenmelerini mi bekliyorsunuz? Onların bir takımı Allah'ın sözünü /Kur'an'ı dinler,(Tevrat ile) bağlantısını kurduktan[1] sonra onu tahrif ederler /anlamını kaydırırlar.[2] Bunu bile bile yaparlar.
Dipnot 1
"Akl" kelimesi "bağlamak yoluyla alıkoymak" anlamında mastardır. Devenin iki ayağını birbirine bağlamak anlamında "عقلت البعير" denir. Böylelikle devenin hareketi, yürüyüp gitmesi engellenmiş olur. Nitekim devenin iki ayağını birbirine bağlayan bağ ya da zincire de "العقال" denir. Akıl insana nispet edildiğinde kendine hakim olan ve istediği şeyi yapmaktan kendini engelleyen (Lisan'ul-Arab) anlamı öne çıkar. Kelimenin Kur'an'daki tüm kullanımları fiil şeklindedir. Bu, aklın başlı başına bir cevher değil, işlev olduğunu gösterir. Nitekim Kur'an'da "akıl" anlamı verilen ve isim formunda kullanılan "اللُّبُّ", "الحِجْر", "النُّهى" gibi kelimeler bulunur. Yukarıdaki ayette "مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ" ifadesi geçmektedir. Yani doğru bağlantıyı kurduktan sonra tahrife kalkıştıkları haber veriliyor. Bağlantıyı doğru kurmak, bu ayette olduğu gibi her zaman doğru davranışı yapmakla sonuçlanmaz. Ayette sözü edilen Yahudiler, Kur'an'ı dinlemişler, kurmaları gereken bağlantıyı kurmuşlar ama işlerine gelmediği için bu bağlantıları gölgelemek amacıyla tahrife kalkışmışlar.
Dipnot 2
"Uç" anlamındaki harf (حرف) kökünden türemiş olan tahrif, iki uca çekilebilecek sözü bir tarafa çekmektir (Müfredat). Bu ayette sözü edilen tahrif, Kur'an'ın ellerindeki Tevrat'ı tasdik ettiğini gören ve gerçeği anlayan Yahudilerin tasdik konusunu, bile bile saptırmalarıdır. Dini bozmak için yapılan tahrif de ayete bağlamına uygun olmayan anlamı verme şeklinde yapılır (Nisa 4/46, Maide 5/41). Tahrif metinde değil anlamda yapıldığı için Kur'an, önceki kitapların ana metinlerini tasdik eder. Ama tahrif kelimesi de tahrif edilip ona "tebdil" yani metni değiştirme anlamı verildiğinden (Muharref DİA) hem Kur'an'ın önceki kitapları tasdik ettiği unutturulmuş hem de ayetlerde yapılan anlam kaydırmalarının üstü örtülmüştür. En fazla tahrif, Yahudi ve Hristiyanları rahatsız eden ayetlerde yapılmıştır. Ayetlerin anlamları üzerinde yapılan tahrif, günümüzde de devam etmektedir.
Süleyman Ateş
Şimdi (ey mü'minler) siz, bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın sözünü işitirlerdi de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu değiştirirlerdi.
Benzer Ayetler
Bakara
2:103
Skor: 27
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 60%
وَلَوْ اَنَّهُمْ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَمَثُوبَةٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ خَيْرٌۜ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟
Ve eğer onlar hakikate inansalar ve sorumluluklarının bilincine varsalardı, Allah katından kendileri için hayırlı bir ödül alırlardı. Keşke bunu olsun bilselerdi.
Bakara
2:135
Skor: 24
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 43%
وَقَالُوا كُونُوا هُوداً اَوْ نَصَارٰى تَهْتَدُواۜ قُلْ بَلْ مِلَّةَ اِبْرٰه۪يمَ حَن۪يفاًۜ وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ
Onlar dediler ki: "Yahudileşin ya da Hıristiyanlaşın ki doğru yolu bulasınız!" De ki: "Hayır, biz dosdoğru yol üzere bulunan İbrahim'in inanç sistemine mensubuz; üstelik o Allah'tan başkasına ilahlık da yakıştırmazdı."
Ali İmran
3:100
Skor: 24
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 50%
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا فَر۪يقاً مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ يَرُدُّوكُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ كَافِر۪ينَ
Siz ey (bu vahye) iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir fırkaya uyarsanız, sizi imanınızdan sonra yeniden inkara döndürürler.
Ali İmran
3:110
Skor: 24
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 50%
كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْراً لَهُمْۜ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ
Siz, insanlık adına çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyi ve doğru olanı teklif eder, kötü ve yanlış olandan sakındırırsınız; zira Allah'a güvenip inanırsınız. Eğer kitap ehli de güvenip inansaydı, haklarında hayırlı olurdu. Onlardan (Allah'a) güvenip inananlar varsa da, çoğunluğu yoldan çıkmıştır:
Nisa
4:47
Skor: 24
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 50%
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقاً لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهاً فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّٓا اَصْحَابَ السَّبْتِۜ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولاً
Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, (geleceğe yönelik) umutlarınızı söndürüp yüzlerinizi geçmişe döndürmeyelim; ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lanetlediğimiz gibi lanetlemeyelim; zira Allah'ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
Bakara
2:41
Skor: 21
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 38%
وَاٰمِنُوا بِمَٓا اَنْزَلْتُ مُصَدِّقاً لِمَا مَعَكُمْ وَلَا تَكُونُٓوا اَوَّلَ كَافِرٍ بِه۪ۖ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ي ثَمَناً قَل۪يلاًۘ وَاِيَّايَ فَاتَّقُونِ
Ve yanınızda olanı doğrulayıcı olarak indirdiğim vahye inanın; ve onu inkar edenlerin öncüsü siz olmayın, ayetlerimi de basit çıkarlar karşılığında pazarlamayın; ve sorumluluğunuzun merkezinde sadece Ben olayım!
Bakara
2:213
Skor: 21
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 27%
كَانَ النَّاسُ اُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّٰهُ النَّبِيّ۪نَ مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۖ وَاَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ ف۪يمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِۜ وَمَا اخْتَلَفَ ف۪يهِ اِلَّا الَّذ۪ينَ اُو۫تُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْياً بَيْنَهُمْۚ فَهَدَى اللّٰهُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا ف۪يهِ مِنَ الْحَقِّ بِاِذْنِه۪ۜ وَاللّٰهُ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
Bütün insanlık (başlangıçta) tek bir topluluk idi, (sonradan yoldan çıkıp parçalandı). Allah peygamberlerini müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdi. Onlarla birlikte hakikati ortaya koyan vahiy(ler) gönderdi ki, o insanlar arasında ihtilafa düştükleri konularda hakem olsun. Buna rağmen, kendilerine hakikatın apaçık belgeleri geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden O'nun mesajı hakkında ihtilafa düşenler bizzat bu vahyin gönderildiği insanlardı. Ne ki Allah iman edenleri kendi iradesiyle, hakkında ihtilafa düştükleri hakikate doğru yöneltti. Allah, dileyen kimsenin doğru yola yönelmesini işte böyle diler.
Ali İmran
3:199
Skor: 21
Ortak tag: 3 | Tag overlap: 38%
وَاِنَّ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَمَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ خَاشِع۪ينَ لِلّٰهِۙ لَا يَشْتَرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ ثَمَناً قَل۪يلاًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
Doğrusu kitap ehli arasında, mutlaka Allah'a (gereği gibi) iman eden de, hem size hem kendilerine indirilene iman eden de vardı; onlar Allah'tan saygıyla korkarlar ve Allah'ın ayetlerini değersiz bir menfaat karşılığı pazarlamazlar: Onların ödülü Rableri katındadır; çünkü Allah hesabı seri tutandır.
Bakara
2:2
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 40%
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ
İşte kendisi hakkında hiçbir kuşkuya yer olmayan bu ilahi kelam, takva sahipleri için bir hidayet rehberidir;
Bakara
2:44
Skor: 19
Ortak tag: 2 | Tag overlap: 40%
اَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
Diğer insanlara sahici erdemlerle donanmayı öğütlerken sıra size gelince terk mi ediyorsunuz; ve üstelik Kıtabı da tilavet edip dururken? Siz hiç kafanızı çalıştırmayacak mısınız?