Tevbe 9:104
Cüz: 11 | Sayfa: 202
اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَأْخُذُ الصَّدَقَاتِ وَاَنَّ اللّٰهَ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ
E lem ya'lemu ennallahe huve yakbelut tevbete an ibadihi ve ye'huzus sadakati ve ennallahe huvet tevvabur rahim.
#rahmet
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Bilmiyorlar mı ki Allah, evet yalnızca O'dur kullarının tevbelerini kabul eden; O'na sadakatlerini ifade için mallarından sunduklarını kabul buyuran da O: hem unutmasınlar ki Allah, tevbeleri hep kabul edendir, merhametiyle muamele edendir!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bilmedilermi ki Allah kullarından tevbeyi o, kabul eder de sadakaları alır ve hakikaten Allah, tevvab, rahim o
Diyanet İşleri
Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
Mehmet Okuyan
Yalnızca Allah'ın, kullarının tevbesini kabul edip sadakaları alacağını (geri çevirmeyeceğini) ve şüphesiz ki Allah'ın tevbeleri çok kabul eden, çok merhametli olduğunu (hâlâ) bilmezler mi?[1]
Dipnot 1
Bu ayet Tevbe 9:75-76 ile ilişkilendirilen Sa‘lebe olayının ne kadar asılsız olduğunun apaçık delilidir. Zira sadakaları kabul eden makam Yüce Allah'tır; başkalarının bu konuda yetkisi yoktur. Dolayısıyla Sa‘lebe'nin getirip vermek istediği zekâtı Hz. Muhammed'in ve sonraki halifelerin kabul etmediği iddiaları asla ve asla doğru olamaz.
Suat Yıldırım
Bilmediler mi ki: ancak Allah, kullarının tövbelerini kabul eder, zekat ve bağışlarını alır. Tevvab ve rahim (tövbeleri kabul buyuran ve pek merhametli) olan da ancak Allah'tır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bilmediler mi ki, ancak Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakalarını da alır. Ve gerçekten Allah'tır tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet eden.
Muhammed Esed
Bilmiyorlar mı ki, kullarının tevbelerini kabul eden Allah'tır; O'nun için sunulan şeyleri kabul eden de O. (Evet, bilmiyorlar mı ki kendisine yürekten yönelen, sığınan herkesi) acıması, esirgemesiyle kuşatıp tevbeleri kabul eden Allah'tır?
Yaşar Nuri Öztürk
Bilmediler mi ki, Allah'tır kullarından o tövbeyi kabul eden, o sadakaları alan. Ve Allah'tır, O Tevvab, O Rahim...
Süleymaniye Vakfı
Kullarının tövbesini /yaptıkları dönüşü kabul edenin de sadakaları alanın da Allah olduğunu öğrenmediler mi? Tövbeleri /dönüşleri kabul eden ve ikramı bol olan Allah'tır.
Süleyman Ateş
Bilmediler mi ki, kullarından tevbeyi kabul eden, sadakaları alan Allah'tır. Ve Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.
Benzer Ayetler
Ali İmran
3:132
Skor: 15
Tag: 1
وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَۚ
Allah'a ve elçisine de tabi olun ki, rahmete mazhar olasınız!
İsra
17:82
Skor: 15
Tag: 1
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً
İşte Biz Kur'an'ı, ona inananlar için (iç dünyalarını onaran) bir şifa ve rahmet (eczanesi) olarak indirdik; ama o, zalimlerin yalnızca yıkımını artırıyor.
Şuara
26:130
Skor: 15
Tag: 1
وَاِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّار۪ينَۚ
Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde, hukuka tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?
Zuhruf
43:34
Skor: 15
Tag: 1
وَلِبُيُوتِهِمْ اَبْوَاباً وَسُرُراً عَلَيْهَا يَتَّكِؤُ۫نَۙ
Dahası evlerini (gümüş) kapılarla, üzerinde yayıla yayıla oturacakları koltuklarla (donatır)
Araf
7:63
Skor: 15
Tag: 1
اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Ne yani, sizi uyarsın, sorumluluğunuzu hatırlatsın ve bu sayede rahmete nail olasınız diye içinizden bir adam eliyle Rabbinizden size bir bildiri gelmesinde şaşılacak ne var?"
İsra
17:87
Skor: 15
Tag: 1
اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۜ اِنَّ فَضْلَهُ كَانَ عَلَيْكَ كَب۪يراً
Neyse ki Rabbinin rahmeti sayesinde (bundan uzaksın). Unutma ki O'nun senin üzerindeki lutfu her daim büyük olmuştur.
Şuara
26:140
Skor: 15
Tag: 1
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟
Ne ki senin Rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.
Zuhruf
43:35
Skor: 15
Tag: 1
وَزُخْرُفاًۜ وَاِنْ كُلُّ ذٰلِكَ لَمَّا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَالْاٰخِرَةُ عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟
ve altına (boğardık). Ne ki bütün bunlar, şu dünya hayatının geçici zevklerinden başka bir şey değildir: Rabbinin katında (daha değerli) olan ahiret ise, sorumluluğunu kuşananlar içindir.
İsra
17:100
Skor: 15
Tag: 1
قُلْ لَوْ اَنْتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَٓائِنَ رَحْمَةِ رَبّ۪ٓي اِذاً لَاَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ الْاِنْفَاقِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ قَتُوراً۟
De ki: "Eğer benim Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, o zaman harcanıp tükenir korkusuyla kesinlikle sımsıkı sarılırdınız: zira insanoğlu oldum olası pek hasistir.
Şuara
26:159
Skor: 15
Tag: 1
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟
Ne ki senin Rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.