Nahl 16:101
Cüz: 14 | Sayfa: 277
وَاِذَا بَدَّلْـنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Ve iza beddelna ayeten mekane ayetin vallahu a'lemu bima yunezzilu kalu innema ente mufter, bel ekseruhum la ya'lemun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz bir ayeti diğeriyle değiştirdiğimizde, -ki Allah neyi ne zaman indireceğini pekala bilir- "Sen sadece ve sadece uydurduklarını söyleyen birisin!" derler; aksine onların çoğu (lafının nereye vardığını) bilmeyen kimselerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir ayeti bir ayetin yerine bedel yaptığımız vakıt Allah indirdiğine ve indireceğine a'lem iken o Şeytan yaranı: "Sen sırf bir müfterisin" dediler, hayır onların çoğu bilmezler
Diyanet İşleri
Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Mehmet Okuyan
Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir- "Sen ancak bir iftiracısın!"[1] dediler.[2] Hayır; onların çoğu (gerçeği) bilmezler.
Dipnot 1
Hz. Muhammed'e yönelik "müfteri" suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
Dipnot 2
Bu ayet bazıları tarafından "nesh"in delilleri arasında sayılmaktadır ki bu doğru olamaz. Çünkü konu Kur'an ayetleri arasındaki hükümlerle değil, aksine bütünüyle şeriat yani risaletle ilgilidir. Zaten bütünüyle Mekke döneminde indirilen Nahl suresinde bilinen anlamda neshle ilgili herhangi bir konu ele alınmış olamaz. Çünkü nesh hükümlerle ilgili bir konudur ve hükümlerle ilgili ayetler Medine dönemi surelerindedir. Ayrıca Nahl 16:102-103'teki bilgiler de bunun apaçık delilidir. Nesh hakkında açıklamalarımız için bkz. Bakara 2:106, dipnot 2.
Suat Yıldırım
Biz bir ayetin yerine onun hükmünü neshedecek başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah göndereceği ayetleri pek iyi bilmektedir- onlar: "Sen iftiracının tekisin!" dediler. Hayır, hiç de öyle değil! Onların çoğu işin gerçeğini bilmiyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir ayeti bir ayetin yerine bedel yaptığımız zaman Allah indirdiğini ve indireceğini en iyi bilirken o şeytan dostları: "Sen yalnızca bir iftiracısın!" dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Muhammed Esed
Biz bir ayetin yerine bir başka ayeti getirdiğimizde -ki Allah adım adım ne indirdiğini bütünüyle bilmektedir- (hakkı inkar edenler), "Sen sadece uyduruyorsun!" derler. Oysa onların çoğu bilmeyen, anlamayan kimselerdir!
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ayeti, bir başka ayetin yerine koyduğumuzda -ki Allah neyi indirmekte olduğunu daha iyi bilir- şöyle derler: "Sen düpedüz bir iftiracısın." Hayır, öyle değil. Bunların çokları bilmiyorlar.
Süleymaniye Vakfı
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- "Sen sadece iftiracısın." derler. Aslında onların çoğu bilmez.[1]
Dipnot 1
Bir ayeti bir başka ayetle değiştirmek, hayırlısı ile nesih olabileceği gibi misliyle nesih de olabilir. "Sen sadece iftiracısın." derken "Sen; Tevrat ve İncil'den alıp, bunlar bana indi, diyorsun." demiş olabilecekleri gibi bir ayetin hükmü yeni bir ayetle neshedilğinde de "Yeni şeyler uyduruyorsun" demiş de olabilirler (Bakara 2/106, Yunus 10/15-16, Furkan 25/4-6)
Süleyman Ateş
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, -Allah ne indirdiğini bilirken- "Sen (Allah'a) iftira ediyorsun (bu sözleri kendin uydurup Allah'ın üstüne atıyorsun)" derler. Hayır, onların çokları bilmiyorlar.