SQ SemanticQuran

İsra 17:17

Cüz: 15 | Sayfa: 282
وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يراً بَص۪يراً
Ve kem ehlekna minel kuruni min ba'di nuh ve kefa bi rabbike bi zunubi ıbadihi habiren basira.
Tarih / Kıssalar (2/5)
#nuh #rab

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Nitekim Biz Nuh'tan bu yana nice toplumları helak etmişizdir. Zira, günahkarlıkları yüzünden kullarıyla başa çıkmak için, her bir şeyden haberder olup her bir şeyi gören Rabbin alasıyla yeter de artar bile!
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem Nuhtan sonra ne kadar karnler helak ettik, kullarının günahlarına rabbının habir basir olması yeter
Diyanet İşleri
Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
Mehmet Okuyan
Nitekim Nuh'tan sonraki nice nesilleri helak etmiştik. Rabbin, kullarının günahlarını bilip görmede yeterlidir.
Suat Yıldırım
Hem Nuh'tan sonra öyle nesiller helak ettik ki saymaya gelmez!Kullarının günahlarını senin Rabbinin görüp bilmesi yeter.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hem Nuh'tan sonra nice yüzyılların halkını helak ettik. Kullarının günahlarına Rabbinin haberdar olması ve onları görmesi kafidir!
Muhammed Esed
Nuh'tan bu yana Biz böyle nicelerini yok ettik! Çünkü kullarının günahlarını bütünüyle görüp haberdar olmakta senin Rabbin gibisi yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Nuh'tan sonra da nice kuşakları helak ettik. Kullarının günahlarını haber alıcı ve görücü olarak Rabbin yeter.
Süleymaniye Vakfı
Nuh'tan sonra nice nesilleri helak ettik[1]. Kullarının günahlarını ayrıntılarıyla bilen ve gören olarak Rabbin yeter.
Dipnot 1
Sad 38/3.
Süleyman Ateş
Nitekim Nuh'dan sonra nice kuşakları helak ettik. Kullarının günahlarını haber alıcı, görücü olarak Rabbin yeter.

Benzer Ayetler

Hud 11:46
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍۗ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنّ۪ٓي اَعِظُكَ اَنْ تَكُونَ مِنَ الْجَاهِل۪ينَ
(Allah) "Ey Nuh! Kesinlikle o senin ailenden sayılamaz; dolayısıyla bu (bu tarz yaklaşım) doğru olmayan bir davranıştır; bundan böyle, iç yüzünü bilmediğin bir şeyi Benden isteme: Elbet Ben sana cahillerden olmamanı öğütlerim!" dedi.
İsra 17:66
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
رَبُّكُمُ الَّذ۪ي يُزْج۪ي لَكُمُ الْفُلْكَ فِي الْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ۜ اِنَّهُ كَانَ بِكُمْ رَح۪يماً
Rabbiniz... O'dur lutfu kereminde payınıza düşeni arayasınız diye sizin için denizde gemileri yüzdüren; yine, bitimsiz bir merhametle sizi kollayan da O'dur.
Müminun 23:26
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ
(Nuh) demişti ki: "Rabbim! Onların beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!"
Şuara 26:112
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
قَالَ وَمَا عِلْم۪ي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ
(Nuh): "Onların öteden beri ne yapıp ettiklerine dair benim bir bilgim yok;
Şuara 26:113
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّ۪ي لَوْ تَشْعُرُونَۚ
Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer: keşke bu kadarını olsun fark etseydiniz!
Şuara 26:117
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْم۪ي كَذَّبُونِۚ
"Rabbim!" dedi, "İşte, sonunda kavmim beni yalanlamış bulunuyor;
Şuara 26:118
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
فَافْتَحْ بَيْن۪ي وَبَيْنَهُمْ فَتْحاً وَنَجِّن۪ي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
artık benimle onlar arasında kesin bir hüküm ver ve hem beni, hem de benimle birlikte olan mü'minleri kurtar!"
Saffat 37:140
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
اِذْ اَبَقَ اِلَى الْفُلْكِ الْمَشْحُونِۙ
Hani o efendisinden kaçan bir köle gibi ağzına kadar dolu bir gemiyle kaçmıştı.
Zuhruf 43:12
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
وَالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنَ الْفُلْكِ وَالْاَنْعَامِ مَا تَرْكَبُونَۙ
Ve bütün (varlığı) çift kutuplu ve zıddıyla yaratan O'dur; başta gemiler ve hayvanlar olmak üzere, bindiğiniz her şeyi var eden O'dur:
Hud 11:28
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: nuh
قَالَ يَا قَوْمِ اَرَاَيْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبّ۪ي وَاٰتٰين۪ي رَحْمَةً مِنْ عِنْدِه۪ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْۜ اَنُلْزِمُكُمُوهَا وَاَنْتُمْ لَهَا كَارِهُونَ
Dedi ki: "Ey kavmim! Düşünsenize bir: ya ben Rabbimin katından gelen açık bir delile dayanıyorsam; dahası, ya O bana katından bir rahmet bahşettiği halde siz bunu görmüyorsanız? Şimdi siz, (O'nun delil ve rahmetini) görmeye dahi tahammül edemezken biz kalkıp da ona (imana) sizi zorlayabilir miyiz?