Şuara 26:94
Cüz: 19 | Sayfa: 370
فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ
Fe kubkıbu fiha hum vel gavun.
Ahiret
(2/5)
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#rahmet
#cehennem
#ümit
#ibrahim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Neticede hem onlar, hem de sorumsuz ve bilinçsizce onlara (umut bağlayanlar) cehennemde üst üste istif edilecekler;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve arkasından hep onlar o Cehennemin içine fırlatılmaktadır
Diyanet İşleri
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
Mehmet Okuyan
(94, 95) Onlar (İbrahim'in kavmi) bütün azgınlar ve İblis'in askerleri, hepsi tepetaklak cehenneme atılacaklardır.
Suat Yıldırım
(94-95) Arkasından onlar da, o azgınlar da ve topyekun İblis ordusu da cehenneme fırlatılır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve arkasından hep onlar ve azgınlar o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.
Muhammed Esed
Pek tabii onlar da, azgınlık içinde yitip gidenler de, hepsi üst üste cehenneme tıkılacaklar;
Yaşar Nuri Öztürk
Ardından onlar ve öteki azgınlar cehennemin içine tıkılmıştır.
Süleymaniye Vakfı
Sonunda onlar ve boş hayale kapılıp yoldan çıkanlar baş aşağı cehenneme atılırlar.
Süleyman Ateş
Onlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar.
Benzer Ayetler
Şuara
26:95
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: cehennem,ibrahim
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
İblis'in bütün askerleri de...
Ankebut
29:25
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: cehennem,ibrahim
وَقَالَ اِنَّمَا اتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْثَاناًۙ مَوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ ثُمَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُمْ بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُمْ بَعْضاًۘ وَمَأْوٰيكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَۗ
Ve (İbrahim) dedi ki: "Allah'ı bırakıp da birtakım heykeller peydahlamanızın tek nedeni, şu dünya hayatında (onlarla) aranızdaki (çarpık) sevgi bağıdır; daha sonra, Kıyamet Günü'nde birbirinizi lanetleyeceksiniz; en sonunda hepinizin varıp duracağı yer ateştir: size yardım eden biri de asla çıkmayacaktır."
Nisa
4:55
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: cehennem,ibrahim
فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ صَدَّ عَنْهُۜ وَكَفٰى بِجَهَنَّمَ سَع۪يراً
Aralarında ona inananlar da vardı, ondan yüz çevirenler de; (işte bunlara) kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.
Hicr
15:56
Skor: 40
Kat: 1 | Tag: 3 | Güçlü: ümit,ibrahim
قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ
(İbrahim) "Yoldan sapanlar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut kesebilir ki?" dedi
Bakara
2:126
Skor: 38
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: cehennem,ibrahim
وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَداً اٰمِناً وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَل۪يلاً ثُمَّ اَضْطَرُّهُٓ اِلٰى عَذَابِ النَّارِۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ
Hani İbrahim de şöyle dua etmişti: "Rabbim! Burasını emin bir bölge kıl! Onun sakinlerinden Allah'a ve ahiret gününe inananları türlü ürünlerle rızıklandır!" Allah karşılık verdi: "Onlardan küfredenleri de, geçici zevkleri tattırdıktan sonra yakıcı bir azaba mahkum ederim ki, orası pek fena bir duraktır."
Duhan
44:48
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,ümit
ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ
Sonra baştan ayağa boca edin yürek dağlayan bir (umutsuzluğu ve deyin ki):
Rahman
55:44
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,ümit
يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَم۪يمٍ اٰنٍۚ
Onlar cehennem ile anında dağlayan bir (umutsuzluk) ateşi arasında mekik dokuyacak:
Vakıa
56:93
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,ümit
فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ
artık onun hakkı yürek yakan bir (umutsuzluk) sofrasında ağırlanmak
Mümin
40:72
Skor: 30
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,ümit
فِي الْحَم۪يمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَۚ
yürek dağlayan bir (umutsuzluğun) gayyasına... En sonunda ateşi azdıran bir yakıta dönecekler.
Muhammed
47:15
Skor: 30
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: cehennem,ümit
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يماً فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ
Sorumluluk bilinciyle davrananlara vaad edilen, içerisinde zamanla bozulmayan sudan ırmaklar, tadı hiç değişmeyen sütten ırmaklar, içene doyumsuz bir lezzet veren tarifsiz bir meşrubatın çağladığı ırmaklar, saf süzme baldan ırmaklar akan, yine içerisinde tadacakları güzel (davranışlarının) tüm meyveleri ve Rablerinden sınırsız bir bağış bulunan cennetin örneği gibi (bir has bahçeye kavuşan kimse), ateşi mesken tutan ve yakıcı bir (umutsuzluk) içirilip de bağırsakları paramparça olan kimse gibi olur mu?