Ahzab 33:36
Cüz: 22 | Sayfa: 422
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ اِذَا قَضَى اللّٰهُ وَرَسُولُهُٓ اَمْراً اَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ اَمْرِهِمْۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالاً مُب۪يناً
Ve ma kane li mu'minin ve la mu'minetin iza kadallahu ve resuluhu emren en yekune lehumul hıyeretu min emrihim, ve men ya'sıllahe ve resulehu fe kad dalle dalalen mubina.
#dalalet
#iman
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Allah ve Rasulü bir konuda hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadının kendi işlerinde kişisel tercihlerine göre hareket etmeleri düşünülemez: zira kim Allah ve Rasulü'ne isyan ederse, işte o apaçık bir sapıklığa gömülmüş olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber gerek bir mü'min için ve gerek bir mü'mine, Allah ve Resulü bir işe huküm verdiği zaman o işlerinden ihtiyar kendilerinin olmak olamaz ve her kim Allah ve Resulüne asıy olursa açık bir sapıklık etmiş olur
Diyanet İşleri
Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
Mehmet Okuyan
Allah ve Elçisi bir işe hükmettiği zaman, mümin erkek ve kadına işleri konusunda tercih hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Elçisine isyan ederse elbette apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.
Suat Yıldırım
Allah ve Resulü herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, hiçbir erkek veya kadın müminin, o konuda başka bir tercihte bulunma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne isyan ederse besbelli bir sapıklığa düşmüş olur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bununla beraber, Allah ve Rasulü bir işe karar verdiği zaman, gerek inanan bir erkeğin gerek inanan bir kadının kendilerine ait bir işte tercih hakları olamaz. Her kim Allah'a ve peygamberine asi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.
Muhammed Esed
Allah ve Elçisi bir konuda hüküm verdikten sonra artık inanmış bir erkek ve kadının kendileriyle ilgili konularda tercih serbestisi yoktur; (bu, hakkı kendinde görerek) Allah'a ve Elçisi'ne isyan eden kimse, apaçık bir sapkınlığa düşmüş olur.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah ve resulü bir işte hüküm verdiklerinde, inanmış bir erkekle inanmış bir kadının, işlerini kendi isteklerine göre belirleme hakları yoktur. Allah'a ve resulüne isyan eden, açık bir sapıklığa batıp gitmiş demektir.
Süleymaniye Vakfı
Allah ve resulü[1] bir işe karar verdiği zaman artık mü'min bir erkeğin ve mü'min bir kadının[2], o konuda tercih hakkı yoktur[3]. Kim, Allah'a ve resulüne karşı gelirse açık bir şekilde sapmış olur.[4]
Dipnot 1
Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Bu ve bir sonraki ayet, nebi ve resul kavramları arasındaki farkı göstermektedir. Ahzab 33/36. ayette, Allah ve rasulünün bir işe karar vermesi durumunda hiçbir müminin farklı bir tercihte bulunma hakkının olamayacağı, aksi bir davranışın Allah ve resulüne başkaldırma kabul edileceği açık bir şekilde belirtilmiştir. Ahzab 33/37. ayette ise çok dikkat çekici bir örnek üzerinden, mutlak bağlayıcı otoritenin nebinin şahsına verilmediği, nebi vasfıyla onun her isteğine mutlak itaatin gerekmeyeceği öğretilmiş olmaktadır. Nebinin emirlerine uymak marufa uygunluk şartına bağlı iken (Mümtehine 60/12) resul vasfıyla tebliğ ettiklerine mutlak surette itaat gerekir. Çünkü bu, doğrudan Allah'a itaat anlamına gelir (Nisa 4/80).
Dipnot 2
Muhammed aleyhisselam, müminlere örnek olmakla görevlidir (Ahzab 33/21). Evlatlığı Zeyd'in, eşi Zeyneb'i boşadığını ama henüz iddetinin bitmediğini öğrenince eşine geri dönme hakkını kullanması için ona: "Eşini nikahında tut" emrini verdi. Çünkü Nisa 4/23'te, öz oğulların boşadıkları eşleriyle evlenilmesi yasaklanmış ama evlatlıklar bu yasağın kapsamına sokulmamıştı. Allah'ın kendisini, insanlara bu konuda örnek yapmak için Zeynep ile evlendirmesinden ve insanların buna tepkisinden çekiniyordu. Çünkü bu tür bir evlilik o zamanın geleneklerine göre hoş karşılanmayan bir şeydi. Bu ayet onu uyarmakta ve Allah'ın, yapılmasını istediği bir konuda, ne onun ne de Zeyneb'in bir tercih hakkı olmadığını bildirmektedir.
Dipnot 3
Nisa 4/65, Nur 24/51-52.
Dipnot 4
Nisa 4/14, 42.
Süleyman Ateş
Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
Benzer Ayetler
Şuara
26:99
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
وَمَٓا اَضَلَّـنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ
ne ki bizi saptıran, yalnızca günahı hayat tarzı haline getiren şu kimselerdi;
Şuara
26:96
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ
Onlar orada birbirleriyle atışırken şöyle derler:
Rum
30:53
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
وَمَٓا اَنْـتَ بِهَادِ الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ۟
Yine sen (kalbi) kör olanları sapıklıktan çevirip de doğru yola yöneltemezsin. Sen ancak ayetlerimize iman eden kimselere duyurabilirsin ve onlar da hemen teslim oluverirler.
Şuara
26:100
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ
gel gör ki, şimdi bize arka çıkan ne bir kimse var
Neml
27:81
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْۜ اِنْ تُسْمِــعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ
Yine, yoldan çıkan körleri doğru yola getirecek olan da sen değilsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; ki zaten onlar gönülden teslim olan kimselerdir.
Bakara
2:256
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
لَٓا اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰىۗ لَا انْفِصَامَ لَهَاۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ
Zorlama dinde yoktur. Artık doğru ile yanlış birbirinden seçilip ayrılmıştır. Şu halde kim şeytani güç odaklarını reddeder de Allah'a inanırsa, kesinlikle kopmaz bir kulpa yapışmış olur: zira Allah her şeyi sınırsız işitendir, her şeyi limitsiz bilendir.
Şuara
26:102
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
Keşke bizim için bir kez daha dönüş olsaydı da, biz de inananlardan biri olsaydık."
Şuara
26:97
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ
"Hayret vallahi! Her ne kadar, apaçık bir sapıklığın ortasına düşen biz isek de,
Ali İmran
3:164
Skor: 26
Tag: 2 | Güçlü: dalalet
لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ اِذْ بَعَثَ ف۪يهِمْ رَسُولاً مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِه۪ وَيُزَكّ۪يهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَۚ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ
Doğrusu Allah, ayetlerini onlara okumak, onları arındırmak, ilahi kelamı ve hikmeti onlara öğretmek için içlerinden bir elçi çıkararak mü'minlere ihsanda bulunmuştur; oysa ki daha önce apaçık bir sapıklık içerisinde bulunuyorlardı.