SQ SemanticQuran

Sad 38:36

Cüz: 23 | Sayfa: 454
فَسَخَّرْنَا لَهُ الرّ۪يحَ تَجْر۪ي بِاَمْرِه۪ رُخَٓاءً حَيْثُ اَصَابَۙ
Fe sehharna lehur riha tecri bi emrihi ruhaen haysu esab.
Tarih / Kıssalar (2/5)
#nuh

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Bunun ardından rüzgarı ona amade kıldık ki, onun emriyle (çalışan gemileri) istediği yöne doğru kolayca yüzdürebilsin;
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine ona rüzgarı müsahhar ettik, emriyle istediği yere yumuşacık cereyan ederdi
Diyanet İşleri
Biz de rüzgarı onun buyruğuna verdik. Rüzgar, onun emriyle dilediği yere hafif hafif eserdi.
Mehmet Okuyan
Bunun üzerine O'nun (Allah'ın) emriyle istediği yere yumuşakça akan rüzgârı hizmetine vermiştik.
Suat Yıldırım
Biz rüzgarı onun emrine verdik. Rüzgar, onun emriyle istediği yere tatlı tatlı eserdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine Biz rüzgarı onun emrine verdik. Emriyle istediği yere yumuşacık akardı.
Muhammed Esed
Bunun üzerine rüzgarı o'nun emrine verdik ki o'nun direktifi ile istediği yöne doğru kolayca essin;
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine, rüzgarı onun emrine verdik; onun emriyle onun istediği yere uysal uysal/tatlı tatlı akıp giderdi.
Süleymaniye Vakfı
Bunun üzerine biz de rüzgarı emrine verdik; onun belirlediği tarafa yumuşakça eserdi[1].
Dipnot 1
Süleyman aleyhisselamın emrine verilen rüzgar, bir ayette "asıfeten (عَاصِفَةً)" diye nitelenir (Enbiya 21/81). Bu ayette ise, emrettiği yere giderkenki hali "ruhaen (رُخَاء)" şeklinde ifade edilir. Meallerde asıf kelimesine "şiddetli" anlamı verilir. Şiddetli rüzgar, varacağı yere yumuşakça gitmeyeceği için asıf kelimesine, sözlüğe uygun olarak "hızlı esen" anlamı vermek gerekir (Mekayis). Yani bu rüzgar, emredilen işi yapacak hızda ve bunu yaparken başka yerlere zarar vermeyecek yumuşaklıkta esmektedir.
Süleyman Ateş
Biz, rüzgarı ona boyun eğdirdik. Onun buyruğuyla, onun istediği yere tatlı tatlı eserdi.

Benzer Ayetler

Hud 11:25
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ۘ اِنّ۪ي لَكُمْ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۙ
Doğrusu, Nuh'u da mesajımızı kavmine taşımak için elçi olarak görevlendirmiştik. (Demişti ki:) "Bakın, ben size açık ve net bir uyarıyla geldim.
Müminun 23:26
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
قَالَ رَبِّ انْصُرْن۪ي بِمَا كَذَّبُونِ
(Nuh) demişti ki: "Rabbim! Onların beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!"
Hud 11:49
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
تِلْكَ مِنْ اَنْـبَٓاءِ الْغَيْبِ نُوح۪يهَٓا اِلَيْكَۚ مَا كُنْتَ تَعْلَمُهَٓا اَنْتَ وَلَا قَوْمُكَ مِنْ قَبْلِ هٰذَاۜۛ فَاصْبِرْۜۛ اِنَّ الْعَاقِبَةَ لِلْمُتَّق۪ينَ۟
Bunlar sana bildirdiğimiz gaybi haberlerdendir; bunları ne sen ne de toplumun daha önce biliyor değildiniz. Şu halde sabret! Unutma ki mutlu son, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlarındır.
Müminun 23:31
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
ثُمَّ اَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْناً اٰخَر۪ينَۚ
Daha sonra bunların peşinden, başka bir nesli (tarih sahnesine) çıkardık.
Nahl 16:14
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
وَهُوَ الَّذ۪ي سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْماً طَرِياًّ وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْيَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ ف۪يهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِه۪ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Yemeniz için taze et ve takınıp kuşanmanız için mücevherat çıkarasınız diye denizi ve onun içinde suları yararak akıp gittiğini gördüğün(üz) gemileri, O'nun ihsanından payınıza düşeni arayacağınızı ve (bulunca da) şükredeceğinizi umarak (bir yasaya) tabi kılan da yine O'dur.
Müminun 23:22
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
وَعَلَيْهَا وَعَلَى الْفُلْكِ تُحْمَلُونَ۟
Onlara (karada), tıpkı (denizdeki) gemilere (olduğu gibi) yük taşıtırsınız.
Şuara 26:105
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ
Nuh kavmi (de) peygamberlerini yalanladı.
Hud 11:89
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
وَيَا قَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاق۪ٓي اَنْ يُص۪يبَكُمْ مِثْلُ مَٓا اَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ اَوْ قَوْمَ هُودٍ اَوْ قَوْمَ صَالِحٍۜ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَع۪يدٍ
"Dahası ey kavmim, benimle yollarınızı ayırmanız sakın sizin günahta ısrarınıza yol açmasın! Yoksa Nuh kavminin, Hud kavminin, ya da Salih kavminin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelebilir. Kaldı ki Lut kavmi sizden pek de uzakta sayılmaz.
İsra 17:17
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍۜ وَكَفٰى بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِه۪ خَب۪يراً بَص۪يراً
Nitekim Biz Nuh'tan bu yana nice toplumları helak etmişizdir. Zira, günahkarlıkları yüzünden kullarıyla başa çıkmak için, her bir şeyden haberder olup her bir şeyi gören Rabbin alasıyla yeter de artar bile!
Saffat 37:75
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: nuh
وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ
Doğrusu, (onlardan biri olan) Nuh da bizden imdat dilemişti; ve onun imdadına derhal yetişmemiz de güzeldi: