Zariyat 51:29
Cüz: 26 | Sayfa: 520
فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ ف۪ي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَق۪يمٌ
Fe akbeletimreetuhu fi sarretin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akimun.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#rahmet
#ibrahim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine karısı ileri atıldı ve yüzüne vurarak "Kısır bir kocakarıdan ha!" deyip feryadı bastı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine hatunu bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı ve akim bir kocakarı, dedi
Diyanet İşleri
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Mehmet Okuyan
Hanımı, çığlık atarak (meleklere) yönelmiş ve (elini) yüzüne vurarak "Ben kısır bir kocakarıyım!" demişti.[1]
Dipnot 1
[Sarratin] kelimesi "haykırma", "çığlık atma" [sakket] fiili ise "vurmak, çarpmak" demektir. Bu kelimeler birlikte kullanılınca Hz. Sâre'nin büyük bir şaşkınlık içerisinde haykırdığı, durumun sıra dışılığını bu şekilde ortaya koyduğu anlaşılmış olmaktadır.
Suat Yıldırım
Evin öbür köşesinden bunu duyan eşi, elini yüzüne vurarak: "Vay başıma gelene! Ben kısır bir kocakarı iken mi doğuracağım!" diye çığlık attı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine karısı bir çığlık içinde döndü, elini yüzüne çarptı ve: "Kısır bir kocakarı (çocuk mu doğurur)? dedi.
Muhammed Esed
Bunun üzerine karısı çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde) yüzüne vurarak feryad etti: "(Benim gibi) kısır bir kocakarıdan mı!"
Yaşar Nuri Öztürk
Derken, karısı bir çığlık içinde döndü; yüzüne vurarak şöyle dedi: "Ben, doğurma yaşını geçmiş bir kocakarıyım!"
Süleymaniye Vakfı
İbrahim'in karısı, çığlık atarak hemen onlara döndü ve ellerini yüzüne vurup şöyle dedi: "Ben kocamış ve kısır bir kadınım ama[1]!"
Dipnot 1
Hud 11/72. Çocuk müjdesi karşısında İbrahim aleyhisselam da şaşırmıştı (Hicr 15/54-56).
Süleyman Ateş
Karısı (Sare) çığlık içinde geldi (hayretten elini) yüzüne vurarak: "(Ben) Kısır bir kocakarı(yım, benden nasıl çocuk olur)?" dedi.
Benzer Ayetler
Enbiya
21:64
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَرَجَعُٓوا اِلٰٓى اَنْفُسِهِمْ فَقَالُٓوا اِنَّكُمْ اَنْتُمُ الظَّالِمُونَۙ
Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"
Enbiya
21:71
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَنَجَّيْنَاهُ وَلُوطاً اِلَى الْاَرْضِ الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا لِلْعَالَم۪ينَ
Dahası onu ve (yeğeni) Lut'u (oradan) kurtararak, bütün milletler için mübarek kıldığımız yurda ilettik.
Ala
87:18
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ
Elbet bütün bu hakikatler önceki vahiylerde yer almıştır;
Ala
87:19
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى
(mesela) İbrahim ve Musa'ya indirilen vahiylerde.
Saffat
37:94
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ
Derken etraftan koşarak başına üşüştüler.
Ali İmran
3:68
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ
Gerçekte İbrahim'e en yakın olanlar ona uyanlardır; yani, işte bu peygamber ve iman edenlerdir: şu da var ki Allah inananların tümüne yakındır.
Şuara
26:95
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
İblis'in bütün askerleri de...
Şuara
26:73
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ
"ya da, size bir yararları veya zararları dokunuyor (mu)?"
Enbiya
21:58
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَجَعَلَهُمْ جُذَاذاً اِلَّا كَب۪يراً لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ
Nihayet, onların tümünü paramparça etti; dönüp de kendisine başvurabilsinler diye (!) onların en iri yarı olanına dokunmadı.
Zuhruf
43:29
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ
Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikat) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.