Vakıa 56:7
Cüz: 27 | Sayfa: 533
وَكُنْتُمْ اَزْوَاجاً ثَلٰثَةًۜ
Ve kuntum ezvacen selaseh.
Yaratılış / Deliller
(3/5)
Tabiat ve Ekoloji
(2/5)
Sosyal Yaşam / Aile
(2/5)
#boşanma
#yer
#dağlar
Mealler
Mustafa İslamoğlu
sizler üç sınıfta tasnif edilmiş olacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz de üç sınıf olduğunuz zaman
Diyanet İşleri
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Mehmet Okuyan
(4, 5, 6, 7) Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,
Suat Yıldırım
Sizler de üç sınıfa ayrılırsınız:
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
siz de üç sınıf olduğunuz zaman,
Muhammed Esed
(işte o Gün,) siz üç sınıf(a ayrılmış) olacaksınız:
Yaşar Nuri Öztürk
Ve sizler, üç çift/sınıf oluvermişsinizdir.
Süleymaniye Vakfı
ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman[1],
Dipnot 1
Rum 30/14-16.
Süleyman Ateş
Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman;
Benzer Ayetler
Vakıa
56:3
Skor: 34
Kat: 3 | Tag: 3
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ
O'dur (bazılarını) alçaltan, (bazılarını) yücelten.
Vakıa
56:4
Skor: 34
Kat: 3 | Tag: 3
اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجاًّۙ
Yer dehşetli bir sarsılışla sarsıldığında,
Vakıa
56:6
Skor: 34
Kat: 3 | Tag: 3
فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثاًّۙ
toz zerrecikleri haline geldiğinde,
Hâkka
69:14
Skor: 34
Kat: 3 | Tag: 3
وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً
yeryüzü ve dağlar yerlerinden edilip, ardından da tek bir seferde un ufak edildiğinde:
Müzzemmil
73:14
Skor: 34
Kat: 3 | Tag: 3
يَوْمَ تَرْجُفُ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَث۪يباً مَه۪يلاً
o gün yerler ve dağlar dehşetli sarsılacak; ve sonunda dağlar kum yığınına dönüşerek eriyip akacak.
Taha
20:105
Skor: 29
Kat: 3 | Tag: 2
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْجِبَالِ فَقُلْ يَنْسِفُهَا رَبّ۪ي نَسْفاًۙ
Sana, (o gün) dağların ne olacağı hakkında sorarlar. Bu takdirde onlara şöyle de: "Rabbim onları un ufak edip tümünü savuracak;
Ali İmran
3:14
Skor: 29
Kat: 3 | Tag: 2
زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَٓاءِ وَالْبَن۪ينَ وَالْقَنَاط۪يرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِۜ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ
Kadınlara, oğullara, altın ve gümü cinsinden yığılmış servetlere, gözde nişan vurulmuş atlara, sürülere ve ekinlere tutkulu bir sevgi duymak insanoğluna cazip kılındı. Bütün bunlar dünya hayatının geçici zevkleridir, fakat en güzel gelecek Allah katındadır.
Hicr
15:19
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ
Ve yeryüzünü (engebeli arazı yapısıyla) uzatıp genişlettik; zira orada kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştirdik; üstelik orada her türün dengeli bir biçimde büyüyüp gelişeceği (bir canlı hayat) bahşettik.
Rum
30:9
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اَوَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً وَاَثَارُوا الْاَرْضَ وَعَمَرُوهَٓا اَكْثَرَ مِمَّا عَمَرُوهَا وَجَٓاءَتْهُمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِۜ فَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَۜ
Onlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Artık kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradıklarını görselerdi bari: Onlar kendilerinden daha güçlüydü ve yeryüzünde daha derin izler bırakmışlardı; dahası onlar orayı, berikilerden çok daha fazla mamur ve müreffeh hale getirmişlerdi; üstelik, onlara da elçileri hakikatin apaçık belgeleriyle gelmişti: neticede onlara zulmeden Allah değildi, ama asıl onlar kendi kendilerine zulmettiler.