Kalem 68:16
Cüz: 29 | Sayfa: 564
سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ
Se nesimuhu alel hurtum.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#musa
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Onun burnuna (zillet) damgasını çıkmaz bir biçimde vuracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberiniz olsun ki biz onlara bela vermişizdir.
Diyanet İşleri
Yakında biz onun burnunu damgalayacağız.
Mehmet Okuyan
(Buna karşılık), ileride onun burnunu sürteceğiz.
Suat Yıldırım
(10-16) Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine ayetlerimiz okunduğunda "Bu eski insanların masalları!" diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yakında Biz onu o hortumunun üzerinden damgalayacağız
Muhammed Esed
(Bunun için) Biz onu, yakasını kurtaramayacağı bir zillet ile damgalayacağız!
Yaşar Nuri Öztürk
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.
Süleymaniye Vakfı
Böylesinin burnunu sürteceğiz[1].
Dipnot 1
Bu gibilere, Ahirette uygulanacak olan cezalar için bkz: En'am 6/26-30, Mutaffifin 83/15-17.
Süleyman Ateş
Biz onu burnunun üzerine damga vurup işaretleyeceğiz.
Benzer Ayetler
Yunus
10:82
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
وَيُحِقُّ اللّٰهُ الْحَقَّ بِكَلِمَاتِه۪ وَلَوْ كَرِهَ الْمُجْرِمُونَ۟
Evet, etkili müdahelesiyle Allah hakkın (üstünlüğünü) gerçekleştirir; isterse günaha batmış olanlar bundan hoşlanmasın.
Enfal
8:38
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ يَنْتَهُوا يُغْفَرْ لَهُمْ مَا قَدْ سَلَفَۚ وَاِنْ يَعُودُوا فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ الْاَوَّل۪ينَ
İnkarda ısrar edenlere, eğer (inada) bir son verirlerse geçmişte yaptıklarının bağışlanacağını söyle; yok eğer bildiklerini okumaya devam ederlerse, geçmişteki benzerlerinin başına gelenleri sakın (unutmasınlar)!
İsra
17:77
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
سُنَّةَ مَنْ قَدْ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنْ رُسُلِنَا وَلَا تَجِدُ لِسُنَّتِنَا تَحْو۪يلاً۟
Elçilerimizden senden önce gönderdiğimiz kimselere uygulanan yöntem de buydu; ve sen Bizim uyguladığımız yöntemin (niteliğinde) bir farklılaşma bulamazsın.
Yusuf
12:46
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
يُوسُفُ اَيُّهَا الصِّدّ۪يقُ اَفْتِنَا ف۪ي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ يَأْكُلُهُنَّ سَبْعٌ عِجَافٌ وَسَبْعِ سُنْبُلَاتٍ خُضْرٍ وَاُخَرَ يَابِسَاتٍۙ لَعَلّ۪ٓي اَرْجِعُ اِلَى النَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَعْلَمُونَ
(Hapishaneye gelerek): "Yusuf, ey dürüst dost!" dedi, "Şu rüya hakkındaki görüşünü bana söyle: Yedi besili inek zayıf olan diğer yedisi tarafından yeniliyor; ayrıca yedi yeşil başak ve bir o kadar da kuru başak?.. Keşke insanların yanına (doğru cevapla) dönebilsem; böylece bakarsın senin (değerini) de anlamış olurlar.
Tevbe
9:48
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
لَقَدِ ابْتَغَوُا الْفِتْنَةَ مِنْ قَبْلُ وَقَلَّبُوا لَكَ الْاُمُورَ حَتّٰى جَٓاءَ الْحَقُّ وَظَهَرَ اَمْرُ اللّٰهِ وَهُمْ كَارِهُونَ
Zaten onlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı epey işler çevirmişlerdi; ta ki hak tecelli edinceye ve Allah'ın yasası onların hoşuna gitmeyecek bir biçimde gerçekleşinceye dek.
Yusuf
12:94
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ
Derken, kervan yola koyulduğunda babaları dedi ki: "İnanın ki ben Yusuf'un kokusunu alıyorum; umarım beni bunak yerine koymazsınız."
Taha
20:52
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
قَالَ عِلْمُهَا عِنْدَ رَبّ۪ي ف۪ي كِتَابٍۚ لَا يَضِلُّ رَبّ۪ي وَلَا يَنْسٰىۘ
(Musa): "Onların ne olacağının bilgisi Rabbim katında bir yasaya bağlı kılınmıştır: benim Rabbim ne yanılır, ne de unutur" dedi.
Muhammed
47:24
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا
Onlar hiç Kur'an üzerinde derin derin düşünmezler mi? Yoksa kilit vurulmuş kalplere mi sahipler?
Vakıa
56:33
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
لَا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍۙ
ne bir kesintiye uğrar ne de yasaklanır...
Hadid
57:22
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ
Ne yeryüzünün ne de sizin başınıza, daha önceden kayıt altına aldığımız bir yasa olmadıkça asla bir musibet gelmez: şüphesiz bu Allah için pek kolaydır.