Fil 105:4
Cüz: 30 | Sayfa: 601
تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ
Termihim bi hicaretin min siccil.
Ahiret
(2/5)
Yaratılış / Deliller
(2/5)
#insan_yaratılışı
#azap
Mealler
Mustafa İslamoğlu
onlara taş kesilmiş balçık türü tanımlanamayan (şeyler) atıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Atıyorlardı onlara "siccil" den taşlar
Diyanet İşleri
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Mehmet Okuyan
Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlar(dı).
Suat Yıldırım
Bunlar onlara pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı.
Muhammed Esed
onlara önceden tesbit edilmiş taş gibi sert azap darbeleri vurdular,
Yaşar Nuri Öztürk
Atıyorlardı onlara kurumuş çamurdan damgalı taş.
Süleymaniye Vakfı
(O bulutlar) onlara katılaşmış çamurdan taşlar atıyorlardı.[1]
Dipnot 1
Farsçada "çamurdan oluşan taş" anlamına gelen (سنگ گیل) "seng-i gil" kelimesi (Muerrabat-i Reşidi), Arapçaya "siccil (سِجِّيْلٍ)" olarak geçmiştir (Müfredat) . Bu kelime Kuran'da "taş" anlamına gelen "hicara (حِجَارَةٍ)" kelimesiyle birlikte kullanıldığı için siccil "taşlaşmış /katılaşmış çamur" demek olur. Siccilden taşlar, Lut kavminin üzerine de yağmıştır. (Hud 11/82-83, Hicr 15/74). Başka bir ayette Lut kavminin üzerine yağan taşların "çamurdan" oluştuğu bildirilmiştir (Zariyat 51/31). Bu çamur volkan patlamasıyla çıkan sıcak kül bulutlarının içinde taşlaştığından dolayı siccil, pişerek taşlaşmış çamurdur.
Süleyman Ateş
Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar).
Benzer Ayetler
Araf
7:84
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: insan_yaratılışı
وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَراًۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِم۪ينَ۟
Sonunda sağanak (gibi bela) yağdırdık üzerlerine: Gör ki günaha gömülüp gidenlerin sonu nice olurmuş!
Furkan
25:69
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: insan_yaratılışı
يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَيَخْلُدْ ف۪يه۪۫ مُهَاناًۗ
Kıyamet Günü'nde onun terkedilmişlik acısı da kat kat olur ve orada onursuzca (tek başına) kalakalır.
Kehf
18:86
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: insan_yaratılışı
حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ ف۪ي عَيْنٍ حَمِئَةٍ وَوَجَدَ عِنْدَهَا قَوْماًۜ قُلْنَا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِمَّٓا اَنْ تُعَذِّبَ وَاِمَّٓا اَنْ تَتَّخِذَ ف۪يهِمْ حُسْناً
Nihayet güneşin battığı yere ulaşınca, orada kara balçığa (benzer) bir su gözesinde (güneşi) batar buldu; ve orada yerleşik bir topluluğa rastladı. Biz "Ey Zülkarneyn!" dedik, "(Zulmederek) azab da çektirebilirsin, onlar hakkında (adil davranarak) güzel bir yönetim de benimseyebilirsin;
Hud
11:83
Skor: 27
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: insan_yaratılışı
مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَۜ وَمَا هِيَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ بِبَع۪يدٍ۟
Rabbin tarafından hedefi belirlenmiş (taşlar)... O taşlar ki, zalimlerin başlarından hiç de uzak değildi.
Hud
11:82
Skor: 27
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: insan_yaratılışı
فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّ۪يلٍۙ مَنْضُودٍۙ
Sonunda emrimizin (infaz) vakti geldi, oranın altını üstüne getirdik ve o coğrafyanın üzerine püskürtü halinde akkor balçıktan taşlar yağdırdık;
Hicr
15:26
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: insan_yaratılışı
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَأٍ مَسْنُونٍۚ
Doğrusu Biz insanı süzme, kurumuş, ses veren bir balçık türünden özgün bir biçim almaya elverişli, tabiatı değiştirilmiş, koyu ve yoğun çamur nevi bir şeyden yarattık.
Yusuf
12:9
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: insan_yaratılışı
اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضاً يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْماً صَالِح۪ينَ
(İçlerinden biri dedi ki): "Yusuf'u öldürün! Ya da onu ıssız bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnız size yönelsin; ve onun ardından, işleri tıkırında giden bir topluluk olmuş olursunuz.
Bakara
2:20
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: insan_yaratılışı
يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟
Şimşek neredeyse gözlerini kör eder; onları ne zaman aydınlatsa, o aydınlıkta yol alırlar; ne zaman da karanlık üzerlerine çökse, ayakta kalakalırlar. Ve eğer Allah dileseydi, işitme ve görme duyularını giderirdi; çünkü Allah'ın her şeye gücü yeter.
Şuara
26:173
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: insan_yaratılışı
وَاَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَراًۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَر۪ينَ
sonunda (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: gör ki, uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanak ne berbattır.
İsra
17:22
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: insan_yaratılışı
لَا تَجْعَلْ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَ فَتَقْعُدَ مَذْمُوماً مَخْذُولاً۟
(Ey insan!) Allah'la birlikte başka bir ilah edinme! Sonra kınanmış olarak bir köşeye atılıp orada bir başına kalakalırsın.