Ayetler
Toplam sonuç: 6236
Tin 95:3
Cüz: 30 | Sayfa: 596
#emanet
وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ
Ve hazel beledil emin.
Mustafa İslamoğlu
Bu güvenli belde şahittir:
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Bu beled-i emine
Diyanet İşleri
Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
Mehmet Okuyan
Bu güvenli şehre (Mekke'ye) ki
Suat Yıldırım
Bu emin belde hakkı için ki:
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve bu güvenli beldeye ki,
Muhammed Esed
ve bu güvenli toprakları!
Yaşar Nuri Öztürk
Ve şu güvenli kente ki,
Süleymaniye Vakfı
ve bu güvenli şehre /Mekke'ye de yemin olsun ki[1]
Süleyman Ateş
Ve bu güvenli Şehre andolsun ki,
Tin 95:4
Cüz: 30 | Sayfa: 596
#yaratılış
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ
Lekad halaknel insane fi ahseni takvim.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki biz insanı en güzel bir biçimde yarattık
Diyanet İşleri
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Suat Yıldırım
Biz insanı en mükemmel surette yarattık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki biz insanı en güzel şekilde yaratırız,
Yaşar Nuri Öztürk
Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık.
Süleymaniye Vakfı
biz insanı, kesinlikle en güzel tabiatta yarattık.[1]
Süleyman Ateş
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Tin 95:5
Cüz: 30 | Sayfa: 596
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ
Summe redednahu esfele safilin.
Mustafa İslamoğlu
sonra onu başlangıç noktasının en dibine döndürmüşüzdür.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da çevirdik Esfel-i Safilin'e kaktık
Diyanet İşleri
Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.
Mehmet Okuyan
Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.
Suat Yıldırım
Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına kaktık.
Muhammed Esed
ve sonra onu aşağıların en aşağısına indiririz,
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne/aşağıların en aşağısına çevirip attık.
Süleymaniye Vakfı
Sonra (yaptığı yanlışlar yüzünden) onu aşağıların en aşağısına düşürdük.[1]
Süleyman Ateş
Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.
Tin 95:6
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#iman
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ
İllellezine amenu ve amilus salihati fe lehum ecrun gayru memnun.
Mustafa İslamoğlu
Ancak (tekamül yolculuğunda), imanda sebat eden ve o imanla uyumlu hareket edenleri kesintisiz bir ödül beklemektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak iyman edip yarar ameller yapan kimseler başka, onlar için kesilmez bir ecir vardır.
Diyanet İşleri
Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlar hariç. Onlar için başa kakılmayan (kesintisiz) bir ödül vardır.
Suat Yıldırım
Ancak iman edip güzel ve makbul işler yapanlar müstesnadır. Onlara ise hiç eksilmeyen bir mükafat vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka; onlar için kesilmez bir mükafat vardır.
Muhammed Esed
iman edip doğru ve yararlı işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır!
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik iş üretenler müstesna. Bunlar için kesintisiz bir ödül vardır.
Süleymaniye Vakfı
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlar bunun dışındadır. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.[1]
Süleyman Ateş
Yalnız inanıp iyi işler yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir mükafat vardır.
Tin 95:7
Cüz: 30 | Sayfa: 597
Ahiret
#ahiret
#hesap
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ
Fe ma yukezzibuke ba'du bid din.
Mustafa İslamoğlu
Öyleyse (ey insan): bütün bu gerçeklerden sonra sana Hesap Günü'nü yalanlatan nedir?
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde sana dini ne tekzib ettirir?
Diyanet İşleri
(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
Mehmet Okuyan
Artık sana dini (hesap gününü) yalanlatan nedir?
Suat Yıldırım
Bütün bunlardan sonra ey insan, senin mahşere ve hesaba inanmana hangi engel kalabilir?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde artık sana dini ne yalanlatabilir?
Muhammed Esed
Öyleyse, (ey insan,) nedir bu ahlaki değerler sistemini yalanlamana yol açan?
Yaşar Nuri Öztürk
Böyle iken dini sana ne yalanlatır?
Süleymaniye Vakfı
(Ey insan), artık bundan sonra bu din karşısında seni yalana sürükleyen şey ne olabilir?[1]
Süleyman Ateş
Böyle iken sana ahiret cezasını yalanlatan nedir?
Tin 95:8
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#adalet
اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ
E leysallahu bi ahkemil hakimin.
Mustafa İslamoğlu
Şimdi (söyle ey insan): "Allah en iyi hükmeden değil de nedir?
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah "Ahkemülhakimin" değil mi?
Diyanet İşleri
Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?
Mehmet Okuyan
Allah hüküm verenlerin en üstünü değil midir!
Suat Yıldırım
Allah hakimlerin hakimi değil midir?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah hakimlerin hakimi değil mi?
Muhammed Esed
Allah hükmedenlerin en adili değil mi?
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, yargıçların en güzel hüküm vereni değil mi?
Süleymaniye Vakfı
Allah, karar verenler içinde en doğru karar veren değil midir?[1]
Süleyman Ateş
Allah, hüküm verenlerin en iyisi değil midir?
Alak 96:1
Cüz: 30 | Sayfa: 597
Yaratılış / deliller
#yaratılış
#rab
#insan_yaratılışı
اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ
Ikra'bismi rabbikellezi halak.
Mustafa İslamoğlu
Oku yaratan Rabbin adına;
Elmalılı Hamdi Yazır
Oku ismiyle o rabbının ki yarattı
Diyanet İşleri
(1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak"dan yarattı.
Mehmet Okuyan
Yaratan Rabbinin adı ile oku![1]
Suat Yıldırım
Yaratan Rabbinin adıyla oku,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oku O yaratan Rabbinin adıyla!
Muhammed Esed
Oku yaratan Rabbin adına,
Yaşar Nuri Öztürk
Yaratan Rabbinin adıyla oku/çağır!
Süleymaniye Vakfı
Yaratan Rabbinin adıyla oku![1]
Süleyman Ateş
Yaratan Rabbinin adıyle oku.
Alak 96:2
Cüz: 30 | Sayfa: 597
Yaratılış / deliller
#rahmet
#yaratılış
#rab
#insan_yaratılışı
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ
Halakal insane min alak.
Mustafa İslamoğlu
O insanı sevgi ve alakadan yarattı.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanı bir alaktan yarattı
Diyanet İşleri
(1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak"dan yarattı.
Mehmet Okuyan
O, insanı ‘alaktan (embriyodan) yarattı.
Suat Yıldırım
İnsanı (rahim cidarına) yapışan bir hücreden yaratan.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsanı bir kan pıhtısından yarattı!
Muhammed Esed
insanı bir yumurta hücresinden yaratan!
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanı, embriyodan/ilişip yapışan bir sudan/sevgi ve ilgiden/husumetten yarattı.
Süleymaniye Vakfı
O, insanı rahim duvarına asılı embriyodan yaratmıştır.[1]
Süleyman Ateş
O, insanı alaktan (embriyodan) yarattı.
Alak 96:3
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#rab
اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ
Ikra' ve rabbukel ekrem.
Mustafa İslamoğlu
Oku! Zira Rabbin sonsuz kerem sahibidir;
Elmalılı Hamdi Yazır
Oku, o keremine nihayet olmıyan rabbındır
Diyanet İşleri
Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.
Mehmet Okuyan
Oku! Rabbin en cömert olandır!
Suat Yıldırım
Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Oku, O, cömertliğinin sonu olmayan Rabbindir!
Muhammed Esed
Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir,
Yaşar Nuri Öztürk
Oku! Rabbin Ekrem'dir/en büyük cömertliğin sahibidir.
Süleymaniye Vakfı
Oku! Rabbin en cömert olandır.[1]
Süleyman Ateş
Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir.
Alak 96:4
Cüz: 30 | Sayfa: 597
اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ
Ellezi alleme bil kalem.
Mustafa İslamoğlu
O insana (bilgiyi) kalemle (kaydetmeyi) öğretti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kalem ile öğreten de
Diyanet İşleri
(4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
Mehmet Okuyan
Kalemle (yazmayı) öğreten O'dur.
Suat Yıldırım
Kalemle yazmayı öğretendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kalem ile (yazmayı) öğreten de.
Muhammed Esed
(insana) kalemi kullanmayı öğretendir,
Yaşar Nuri Öztürk
O'dur kalemle öğreten!
Süleymaniye Vakfı
O, kalemle öğretmiş olandır.[1]
Süleyman Ateş
O ki kalemle (yazmayı) öğretti.
Alak 96:5
Cüz: 30 | Sayfa: 597
عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ
Allemel insane ma lem ya'lem.
Mustafa İslamoğlu
O insana bilmediklerini öğretti.
Elmalılı Hamdi Yazır
O insana bilmediği şeyleri öğretti
Diyanet İşleri
(4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
Mehmet Okuyan
İnsana bilmediğini (O) öğretti.
Suat Yıldırım
İnsana bilmediklerini öğretendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, insana bilmediği şeyleri öğretti.
Muhammed Esed
insana bilmediğini belleten!
Yaşar Nuri Öztürk
İnsana bilmediğini öğretti.
Süleymaniye Vakfı
İnsana, bilmediği şeyleri öğretmiştir.
Süleyman Ateş
İnsana bilmediğini öğretti.
Alak 96:6
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#dalalet
#rab
#inkar
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ
Kella innel insane le yatga.
Mustafa İslamoğlu
Evet, evet; insan mutlaka azar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Sakın okumamak etme, çünkü insan muhakkak tuğyan eder
Diyanet İşleri
(6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
Mehmet Okuyan
(6, 7) Hayır! Şüphesiz ki insan, kendini zengin (ihtiyaçsız) gördüğü için azar.[1]
Suat Yıldırım
(6-7) Hayır! Rabbinin bunca nimetlerine rağmen kafir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sakın okumazlık etme! Çünkü insan, muhakkak azıtır!
Muhammed Esed
Gerçek şu ki insan fütursuzca azar,
Yaşar Nuri Öztürk
İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar:
Süleymaniye Vakfı
Yok, yok… İnsan kesinlikle taşkınlık eder.
Süleyman Ateş
Hayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar;
Alak 96:7
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#dalalet
#rab
#inkar
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ
En reahustagna.
Mustafa İslamoğlu
kendi kendine yettiiğini sandığında!
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendini müstağni görmekle
Diyanet İşleri
(6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
Mehmet Okuyan
(6, 7) Hayır! Şüphesiz ki insan, kendini zengin (ihtiyaçsız) gördüğü için azar.[1]
Suat Yıldırım
(6-7) Hayır! Rabbinin bunca nimetlerine rağmen kafir insan kendisini ihtiyaçsız zannetti diye azar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendisini artık ihtiyacı yokmuş görmekle.
Muhammed Esed
ne zaman kendini yeterli görse:
Yaşar Nuri Öztürk
Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür.
Süleymaniye Vakfı
Kendini yeterli gördüğünde.[1]
Süleyman Ateş
Kendini zengin (kendine yeterli) gördüğü için,
Alak 96:8
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#rab
اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ
İnne ila rabbiker ruc'a.
Mustafa İslamoğlu
Ne ki insanın Rabbine dönüşü muhakkaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde nihayet rabbınadır dönüş
Diyanet İşleri
Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki dönüş, yalnızca Rabbinedir.
Suat Yıldırım
Ama dönüş elbette Rabbinedir!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kesinlikle sonunda Rabbinedir dönüş!
Muhammed Esed
oysa, herkes eninde sonunda Rabbine dönecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Oysa ki, dönüş yalnız Rabbinedir!
Süleymaniye Vakfı
Muhakkak ki dönüş Rabbinin huzurunadır.[1]
Süleyman Ateş
Ama dönüş Rabbinedir (O'nun huzurunda bu azgınlığının hesabını verecektir).
Alak 96:9
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#namaz
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ
E reeytellezi yenha.
Mustafa İslamoğlu
Ama (ey muhatap) Baksana şu engel olmaya kalkışana,
Elmalılı Hamdi Yazır
Baksan a o nehyedene
Diyanet İşleri
(9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
Mehmet Okuyan
(9, 10) Salât (ibadet) ederken bir kulu engelleyeni gördün mü![1]
Suat Yıldırım
(9-10) Baksana şu namaz kılan, o mükemmel kulu engelleyen kimseye,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Baksana o engelleyene,
Muhammed Esed
Hiç düşündün mü şu engellemeye kalkışanı
Yaşar Nuri Öztürk
Gördün mü o yasaklayanı,
Süleymaniye Vakfı
(Ey Muhammed!) Engelleyen kişiyi gördün mü?
Süleyman Ateş
Gördün mü şu men edeni?
Alak 96:10
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#namaz
عَبْداً اِذَا صَلّٰىۜ
Abden iza salla.
Mustafa İslamoğlu
ibadete kalkan bir kula!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir kulu namaz kıldığında
Diyanet İşleri
(9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
Mehmet Okuyan
(9, 10) Salât (ibadet) ederken bir kulu engelleyeni gördün mü![1]
Suat Yıldırım
(9-10) Baksana şu namaz kılan, o mükemmel kulu engelleyen kimseye,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
namaz kılmakta olan bir kulu!
Muhammed Esed
(Allah'ın) bir kulu(nu) namazdan?
Yaşar Nuri Öztürk
Bir kulu namaz kılarken.
Süleymaniye Vakfı
Bir kulu, kulluk görevini yaparken (engelleyeni)?[1]
Süleyman Ateş
Namaz kılarken bir kulu (namazdan)?
Alak 96:11
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#hidayet
#uyarı
اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ
E reeyte in kane alel huda.
Mustafa İslamoğlu
(Ve sey ey ibadete engel olan) Hiç o hidayet üzere midir diye geldi mi aklına?
Elmalılı Hamdi Yazır
Baksan a o hidayet üzere giderse
Diyanet İşleri
(11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?
Mehmet Okuyan
(11, 12) Gördün mü?[1] (Bir düşün:) Ya o (kul) doğru yol üzerindeyse veya takvâyı (duyarlılığı) emrediyorsa?
Suat Yıldırım
(11-12) Ne dersin, o hidayette olsa ve Allah'ı sayıp O'na karşı gelmemeyi tavsiye etse, ne iyi olurdu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Baksana o doğru yolda giderse
Muhammed Esed
Hiç düşündün mü o doğru yolda mıdır,
Yaşar Nuri Öztürk
Gördün mü! Ya o iyilik ve doğruluk üzere ise?!
Süleymaniye Vakfı
Düşündün mü! O, doğru yolda olsaydı
Süleyman Ateş
Gördün mü, ya o (kul) doğru yolda olur,
Alak 96:12
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#hidayet
#uyarı
اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰىۜ
Ev emera bit takva.
Mustafa İslamoğlu
Yahut da, çağırmakta mıdır diye sorumluluğa?
Elmalılı Hamdi Yazır
Yahud takva ile emrederse fena mı?
Diyanet İşleri
(11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?
Mehmet Okuyan
(11, 12) Gördün mü?[1] (Bir düşün:) Ya o (kul) doğru yol üzerindeyse veya takvâyı (duyarlılığı) emrediyorsa?
Suat Yıldırım
(11-12) Ne dersin, o hidayette olsa ve Allah'ı sayıp O'na karşı gelmemeyi tavsiye etse, ne iyi olurdu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ya da takva sahibi olmayı emrederce, fena mı?
Muhammed Esed
ya da Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yüklü mü?
Yaşar Nuri Öztürk
Ya o, takvayı emrediyorsa!
Süleymaniye Vakfı
veya yanlışlardan sakınılmasını isteseydi (olmaz mıydı)!
Süleyman Ateş
Yahut kötülüklerden korunmayı emrederse?
Alak 96:13
Cüz: 30 | Sayfa: 597
#peygamber
اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ
E reeyte in kezzebe ve tevella.
Mustafa İslamoğlu
Düşündün mü hiç: eğer o hakikatı yalanlasa ve sırt dönmüş olsa Allah'a,
Elmalılı Hamdi Yazır
Baksan a tekzib eder, aksine giderse iyi mi?
Diyanet İşleri
Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?
Mehmet Okuyan
Gördün mü? (Bir düşün:) Ya o, (gerçeği) yalanlıyor ve (ondan) yüz çeviriyorsa?
Suat Yıldırım
Ne dersin, o kul, dini yalan saysa ve haktan yüz çevirse iyi mi olurdu?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Baksana, yalanlar ve tersine giderse, iyi mi?
Muhammed Esed
Hiç düşündün mü onun hakikati yalanla(ma)yabileceğini ve sırtını (ona) dön(mey)ebileceğini?
Yaşar Nuri Öztürk
Gördün mü! Ya şu yalanlamış, sırt dönmüşse!
Süleymaniye Vakfı
Şunu da düşündün mü! O, yalana sarılmış ve doğrulara sırt çevirmişse (ki çevirdi),[1]
Süleyman Ateş
Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar yüz çevirirse? (O zaman bu yaptığı kendisi için iyi mi olur?)
Alak 96:14
Cüz: 30 | Sayfa: 597
اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ
E lem ya'lem bi ennellahe yera.
Mustafa İslamoğlu
kendisi bilmez mi ki, Allah görür mutlaka.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde Allahın görüyorduğunu bilmiyor mu?
Diyanet İşleri
O Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Allah'ın gördüğünü (bu adam) bilmez mi!
Suat Yıldırım
O bilmiyor mu ki Allah, olan biten her şeyi görür?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Muhakkak Allah'ın görmekte olduğunu bilmiyor mu?
Muhammed Esed
O bilmez mi ki Allah (her şeyi) görür?
Yaşar Nuri Öztürk
Bilmedi mi ki Allah gerçekten görür!
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın onu görmekte olduğunu bilmiyor mu?[1]
Süleyman Ateş
Allah'ın (daima kendisini) gördüğünü bilmedi mi (o)?